Özilhan: Toplum olarak yorgun düştük

TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, “Yaklaşık 10 yıldan beri siyasi hayatımızda yüksek adrenalin ile yaşıyoruz. Toplum olarak yüksek adrenalinden yorgun düştük. Artık kavga etmek yerine geleceğimizden konuşmaya ihtiyacımız var” dedi. “Topraklarımızı sadece Ankara’dan bakarak yönetmek mümkün değil” diye konuşan Özilhan hükümetin paket üstüne paket açıklaması için şunları söyledi: “Sorunlar kısa vade

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 49. genel kurul toplantısında açılış konuşmasını yapan Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan özetle şunları söyledi: 
“Gündemimiz oldukça yoğun. Dünya ekonomisinde karar bulutlar Türkiye ekonomisinde işsizlik enflasyon iflaslar güney doğuda devem eden tehditler ve bu ortamda yaklaşan yerel seçimler. Önemi aşırı vurgulanan bir seçim dönemine girdik. Heyecan dozu oldukça düşük bir seçim dönemi yaşıyoruz. Yaklaşık 10 yıldan beri siyasi hayatımızda yüksek adrenalin ile yaşıyoruz. Toplum olarak yüksek adrenalinden yorgun düştük. Artık kavga etmek yerine geleceğimizden konuşmaya ihtiyacımız var.

Seçimlerin birinci maddesi yerel kalkınma olmalı. Ekonomide sorunların halkın gözündeki ağırlığının giderek arttığı bir ortam adaylardan beklentimiz vatandaşların yaşam standartlarını nasıl yükselteceklerini ortaya koymalarıdır. Ağırlaşan makroekonomik sorunlar arasında fırsat bulup konuşamıyoruz ama yerel kalkınma çok ciddi bir sorun.

‘SADECE ANKARA’DAN YÖNETİLEMEZ’

Topraklarımızı sadece Ankara’dan bakarak yönetmek mümkün değil. Yerel kalkınmada geçmişte yapılan hataların sonuçlarını gıda enflasyonundan işsizliğe bir çok alanda görüyoruz ve yaşıyoruz. Gıda fiyatlarının on yıldan beri enflasyonun üzerinde seyrediyor olması meselenin gıda hava koşullarından kaynaklı olmadığını gösteriyor.

‘GIDADA SORUNU ÇÖZMEYE YÖNELİK ADIMLAR YOK’

Son haftalarda gıda fiyatlarındaki yükselişe karşı önlemler alınıyor ama sorunu çözmeye yönelik adımlar görmüyoruz. 80 milyonu besleyecek çiftçilerin oranı yüzde 10 dan yüzde 3 düştü. Üretimin azaldığı çiftçiliğin yok olduğu tüketimin hızla arttığı bir durumda gıda fiyat kontrolüyle bir yere varılamaz. 80 milyonluk bir ülke olarak Türkiye’nin gıda ve gıda güvenliğinden taviz vermesi kabul edilemez. Tarıma sanayi kadar önem vermeliyiz. Mutfaktaki yangını döndürmek için adım atarken tarımın sorunlarına değinelim.

‘UZUN VADEYİ ISKALAMA LÜKSÜMÜZ YOK’

Kısa vadeli hesaplar ağır bastığında uzun vadeli hedefler ıskalanır. Uzun vadeyi ıskalama lüksümüzün hiç olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Çin her alanda hızlı yükselişi ABD’nin dünya liderliğini sarsıyor. Dünya geçmiş tecrübelerden ders çıkardı. Zaten hissetmekte olduğumuz küresel çaptaki huzursuzluğun artarak devam etmesine hazırlıklı olmamız lazım. Bu durum karşısında dünya çapında güvenebileceğimiz bir kurum yok. AB ile ilişkilerimizin daha istikrarlı ve dengeli olduğunu görüyoruz. AB ile ilişkilerimizi geliştirmek eksiklerimizi tamamlamak bizim avantajımıza. Ekonomide geçen ağustos ayında zirve yapmış olan yangının ateşi düştü. Dış ticaret açığı ve cari açık daralıyor. Ne kadar devam edeceğini bilemesek de bunlar olumlu gelişmeler. Buna rağmen işsizlik artıyor, üretim azalıyor. İstihdam yaratılamıyor. Maliye ve ekonomi kadroları bozulan dengeleri yeniden yerine oturtmak için var güçleri ile çalışıyor.

PAKET ÜSTÜNE PAKET ELEŞTİRİSİ

Hükümetimiz paket üzerine paket açıklıyor. Sorunlar kısa vadeli pansumanlarla çözülmez. Yapısal sorunlar geçici önlemlerle çözülemez. Daha önce de çözülmedi şimdi de çözülemez. Bugüne baktığımızda yapmamız gereken politikalarımızı demokratikleşme ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda belirlemek. Yapısal reformlar hayata geçmeli. Susuzluğu gidermek için zehir içilmez. Kısa vade düşünülürse hastalık daha kötü şekilde nükseder.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir