CHP ne yapmalı?

Ramazan Yğit

Nerede Kalmıştık…

CHP ne yapmalı?

31 Mart Yerel seçimlerine giderken Belediye Başkan Adaylarının belirlenmesinin ardından seçimlere 40 gün kala Ana muhalefet Partisi CHP’de liste savaşları listelerin seçim kuruluna verilmesiyle bir başka hal aldı.

Kendini listede göremeyenler yada sıralamada geride kalanların istifasıyla süreç tamamlanacak ve bir kaç gün içinde listeler kesin hal kazanmış olacak.

Yaşam pratik hayatta göstermiştir ki;

Siyaset hiçbir zaman 100 metre yarışı olarak görülmemeli çıktığınız yol bir maratondur. Maratonun neresinde nefes alıp neresinde sürat yapmasını bilmiyorsanız bu yarışı tamamlama şansını da başından kaybetmişsiniz demektir.

19 Şubat Salı günü saat 17.00 itibari ile seçim kurullarına, tüm adayların bildirilmesinin son günü idi!

Bu süreç daha başından itibaren kötü yönetildi.

Aday olma kriterleri yoktu, CHP gibi sol, sosyal demokrat bir partide, öncelikle başvurması gereken ön seçim sistemi uygulanmadı.

 Bir iki yerde yapılan eğilim yoklamasının varlığı hissedilmedi bile…

Sosyal demokrasinin gelmiş olduğu bu günkü konum itibari ile parti içindeki köylülüğü aşma anlamında kılını kıpırdatmayan anlayış, bu örgüt aday belirleyemez anlayışı ile baştan topu atama yöntemine atarak tek yetkili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve CHP MYK’sını yetkili kılınca da ortaya kaçınılmaz olarak alaturka bir yöntem ortaya çıkmış oldu.

Gelmiş olduğumuz bu günkü durumu işte ta o zamandan kabullenmiş oldular.

Hal böyleyken şimdi sızlayanların,ağlayanların göremediği en kötü eğilim yoklamasının bile demokrasi açısından bu günkü ortaya çıkan durumdan yani atamadan daha iyi olduğu idi.

Bir zamanların demokrasi tellalları sıraya girmişçesine  Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi süreci baltalamakla suçlayan beyanlarla ortaya çıktılar.

Sandılar ki kısmen parti içindeki eriştiği konumda aday belirlemeyi kendileri gerçekleştirecekler.

‘’Ama öyle olmadı.’’

Adayları, MYK “yalnızca kendilerinin işine gelen kriterlere” göre belirledi. Bu uygulamanın doğru olmadığını kamuoyuna yansıyan tartışmalarda da maalesef açıkça görüyoruz.

Ne yazık ki kendilerini istedikleri yerde bulamayanlar koşar adım kendilerine bir yandan parti aramaya başladılar.

Bu da gösterdi ki amaç solun, sosyaldemokrasinin yani CHP’sinin iktidarı değil kendilerine koltuk kapma yarışından başka hiç bir şey değildir.  

Diğer yandan aday gösterilmedikleri için CHP’sini terk edip, koşarak başka partilerden aday olanların koltuk hırslarının, ne siyasi açıdan, ne etik açısından izahı mümkün, ne de kabul edilebilir yanı vardır.

Sadece kendi geleceklerini düşünen yöneticiler ile , koltuk için ihanet içinde başka partiden aday olanlarla safların netleşmesi açısından baktığımız da CHP’sin hayrına bir iş yaptıklarını görmek mümkündür.

Çıktığınız yolda saf değiştirip karşı cepheyle iş tutanların ne bu gün ne de yarın CHP’sine hiçbir katkıları olmayacaktır.

Fakat Türkiye Demokrasinin gelişmesinin de kendisine gelmiş bir CHP’siyle olacağı açık ve nettir.

CHP’si neoliberal AKP karşısında girmiş olduğu bu yarışı  zafere taşımakla birlikte içinde bulunduğu köylülükten sıyrılıp çağdaş dünyanın Türkiye’sinde Çağdaş Sosyal demokrat parti konumuna geri dönmelidir.

(Tam da bu noktada burada söylediğimiz köylülük milletin efendisi köylülük değildir.Siyasette egemen kılınan köylülüktür.)

CHP’sinin asıl görevi budur.

Üye yenilenmesi önceliği olmalıdır.

Parti içi demokrasisini kesinlikle oturtmalıdır.

Nasıl ki kongrelerini mahallelerden başlayıp merkez yönetimini üyelerle belirliyorsa ‘’aday belirlerken de üyelerle yapılacak bir önseçimle adaylarını hakim huzurunda belirlemelidir.’’ Gelecek süreçte.

31 Mart sonrası başlayacak kongre sürecinden önce ciddi çalıştaylar düzenleyerek aklın yolunu bulmalıdır.

Bu gün artık mevcut durumun geriye döndürülmesi mümkün görülmemektedir.

Şimdi gün bu tartışmalara nokta koyup, 31 Mart akşamına kadar CHP’sine ve adaylarına sahip çıkma günüdür.

Şimdi CHP’sinin başarısı için ne gerekiyorsa sadece onu yapma zamanıdır!

Şimdi Martın sonunda gelecek bahara merhaba deme zamanıdır!

Unutmayın geçmişe ağlamak fayda vermez ama geleceği yakalamak senin elide.

Sevgilerimle

Kolay gelsin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir