Erkan Baş: Bu insanları çaresiz sanıyorsunuz, öğretmenlerin arkasında milyonlarca onurlu insan var!

Example HTML page

Baş, Ankara’da direnen öğretmenleri açlık grevlerinin 11’inci gününde ziyaret etti.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, açlık grevlerinde 10 günü geride bırakan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin direnişini ziyaret etti. Baş, ziyareti sırasında yaptığı basın açıklamasında “Siz buradaki insanları yalnız sanıyorsunuz, çaresiz sanıyorsunuz. Bu öğretmenlerin arkasında da bu ülkedeki milyonlarca onurlu insan var, milyonlarca emekçi var!” şeklinde konuştu.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin, haklı taleplerinin karşılanması amacıyla başlattıkları açlık grevi 11’inci gününde devam ediyor.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, direnişleri Ankara’da devam eden öğretmenleri bugün ziyaret etti. Ziyareti sırasında basın açıklaması da yapan Baş, başta öğrenci velileri olmak üzere tüm yurttaşlara öğretmenlerin mücadelesine sahip çıkma çağrısında bulundu.

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi öncesinde binaların önüne branda çekildiğini ifade eden Baş, “Harıl harıl boya yapıyorlar, oraya buraya çiçek dikiyorlar; görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar. Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar, ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar. Bizi aç, bizi sefil, bizi yoksul bırakmaya utanmıyorlar!” şeklinde konuştu.

‘ÜZGÜNÜZ, ÖFKEMİZ KATLANIYOR, UTANIYORUZ!’

Erkan Baş, basın açıklamasında şunları kaydetti:

“Sözlerime başlarken burada direnen sevgili öğretmenlerimizi Türkiye’deki tüm eğitim emekçileri adına, tüm öğretmenlerimiz adına, tüm Türkiye İşçi Partililer adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Direnişlerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Hiç lafı uzatmayacağım, buradan sesimin ulaştığı Türkiye’nin tüm onurlu insanlarına seslenmek istiyorum: Herkes bilsin ki çok öfkeliyiz, çok öfkeliyiz, çok üzgünüz. Burada sadece emeğinin karşılığını isteyen, sadece hakkı olanı isteyen bu ülkenin en saygın insanlarına, altını çizerek söylüyorum, bu ülkedeki herkes kadar saygın, en saygın insanlarına, öğretmenlerine günlerdir reva görülen bu muamele bizi çok üzüyor, bütün öğretmenler adına. Üzerimizde emeği olan, bugünlere gelmemizi sağlayan bütün öğretmenlerimizi görüyoruz. Bu muamelenin bütün öğretmenlere, bütün memlekete yapıldığını görüyoruz ve çok üzülüyoruz. Ama aynı zamanda öfkemiz katlanıyor, bilsinler ki öfkemiz katlanıyor. Utanıyoruz!

‘BİZİ AÇ, SEFİL, YOKSUL BIRAKMAYA UTANMIYORLAR, DÜNYANIN GÖRMESİNDEN UTANIYORLAR!

Ben İstanbul’dan uçağa bindim, havaalanına indim ve bir arabayla buraya geldim. Türkiye’de yaşayan herkesin o yoldan geçmesini diliyorum. Birkaç gün sonra dünyanın savaş baronları, dünyanın dört bir yanına, masum insanların üzerine bomba yağdıran alçaklar, namussuzlar, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye’ye gelecekler diye, bizim halimizi görmesinler diye, bizim hangi evlerde, nasıl mahallelerde, nasıl bir yoksulluk içerisinde yaşadığımızı görmesinler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar. Harıl harıl boya yapıyorlar, oraya buraya çiçek dikiyorlar; görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar. Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar, bizi dünyanın görmesinden utanıyorlar; ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar. Bizi aç, bizi sefil, bizi yoksul bırakmaya utanmıyorlar ama katiller bunu görecek diye harıl harıl çalışıyorlar.

‘BU ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞINI İSTEYEN 14 İNSAN TUTUKLANDI’

Şuradaki emeklinin, memurun, emekçinin, maaşına üç kuruş zam yapılacağı zaman ‘Aman paramız yok, biz bu parayı verirsek ülkemiz batar’; ama katiller ülkeye geldiğinde aman binaların bozuk olduğunu görmesinler, yıkık dökük olduğunu görmesinler, bizim yaşadığımız gecekondularını görmesinler diye kırk takla atıyorlar. Bizi bu hale düşürenler utansın, biz orada yaşadığımız için utanmıyoruz. Bizi aç, sefil, yoksul yaşamaya mahkum edenler utansın.

Buraya gelirken bir haber daha aldım, maalesef yine o katilleri kırmızı halılarla karşılayan, onlar için özel tesisler ayıran onların koşacağı piste bu ülkenin paralarını yatıran, onlar için özel havaalanı açan, onlar için oteller ayıran bu iktidar onların hak ettiği gibi karşılanması için hazırlık yapan devrimcileri, sosyalistleri, bu ülkenin bağımsızlığını isteyen yurtsever insanları tümünü hukuksuz biçimde gözaltına alıyor. Yetmiyor, arkadaşlarımızdan şu ana kadar 14 tanesi de tutuklanmış durumda. Neden? Biz bu ülkenin bağımsızlığını istiyoruz diye, ‘Katillerin postalları altında topraklarımız çiğnenmesin’ diyoruz diye.

‘BU İNSANLARI ÇARESİZ SANIYORSUNUZ, ÖĞRETMENLERİN ARKASINDA MİLYONLARCA ONURLU İNSAN VAR!’

Burada öğretmen arkadaşlara büyük bir şiddet uyguluyorlar. Hangi hakla, hangi kanunla, hangi yasaya göre? Patronların yasalarına göre, patronların keyfine göre, zenginler öyle istediği için. Bu insanlar yıllarca, yıllarca okudular. Bu ülkedeki bütün insanların katkısıyla, emekçinin alın teriyle okudular ve şimdi ‘Biz bu ülkeye bunun karşılığını vermek istiyoruz’ diyorlar, yok! Siz eğitimin her alanından para kazanılsın diye düşündüğünüz için çoğalttığınız özel okullarda ‘çalışmaya da razıyız’ deniyor. Yok. Burada bir de köle gibi çalışacaksın. Başka? Canımızı mı istiyorsunuz? Gerçekten soruyorum, ey iktidar sahipleri! Canımızı mı istiyorsunuz? Bakın, biz anladık, biz mesajı aldık. Şimdi Tayyip Efendi diyor ki, ‘Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? Benim arkamda Amerika var, benim arkamda Trump var, benim arkamda Netanyahu var, benim arkamda NATO var’. O şovu yapmak için geliyorlar buraya. Peki ben buradan soruyorum. Bu öğretmenlerin arkasında kim var, onu biliyor musunuz? Siz buradaki insanları yalnız sanıyorsunuz. Siz buradaki insanları çaresiz sanıyorsunuz. Bir avuç insan varız diye düşünüyorsunuz. Öyle mi? Hayır beyler, öyle değil! Bu öğretmenlerin arkasında da bu ülkedeki milyonlarca onurlu insan var, milyonlarca emekçi var! Biz hepimiz bu öğretmen arkadaşlarımızın arkasındayız, yanındayız, kol kolayız, omuz omuzayız!

‘MEMLEKETİMİZE, ÇOCUKLARIMIZA VE ÖĞRETMENLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM!’

Bir tarafta bütün dünyayı cehenneme çevirmeye çalışanlar, bir tarafta da hem ülkemiz hem dünya gelecek nesilleriyle ferah, mutlu, akılla, bilimle donanmış, kendisine, memleketine faydalı olacak insanlar olsun diye uğraşan öğretmenlerimiz var. Ben buradan bir de velilere seslenmek istiyorum, annelere-babalara seslenmek istiyorum: Bakın, hayatımızdaki en kıymetli şeyi, evlatlarımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerimizin özlük haklarını konuşuyoruz. Hayatımızdaki en değer verdiğimiz varlığımızı gün içinde emanet ettiğimiz, onların geleceğini emanet ettiğimiz öğretmenlerimizi konuşuyoruz. Kuşkusuz her meslek kutsaldır. Ama değerli veliler, değerli anneler, değerli babalar, bu iktidar istiyor ki sadece parası olanın çocuğu okusun. O zaten yurt dışında da okur, o zaten ultra lüks kolejlerde de okur. Ama bizim çocuklarımızın okuyabilmesi için öğretmenlerimizin derse girdiğinde ‘Ben evin faturasını nasıl ödeyeceğim’ diye düşünmemesi gerekir. Eğer bizler bu memleketin geleceğine dair bir kaygı duyuyorsak, kendi evlatlarımızın geleceğine dair bir kaygı duyuyorsak, bugün burada direnen öğretmenlerin aynı zamanda bizim çocuklarımız için direndiğini, bizim memleketimizin geleceği için direndiğini görmemiz lazım. O yüzden hep birlikte, öğretmen arkadaşlarımız haklarını alana kadar, onlar ‘Tamam, biz bu koşullarda çalışmayı kabul ediyoruz’ diyene kadar, onlar hak ettikleri atamaları alana kadar, onlar ‘Mülakatlardaki mağduriyetler artık bitti. Biz rahatlıkla çalışabiliriz’ diyene kadar öğretmen arkadaşlarımızın yanında olalım. Memleketimize, çocuklarımıza ve öğretmenlerimize sahip çıkalım!

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir