İstanbul’da ‘kokarca böceği’ kabusu! Bu ilçelerde oturanlar dikkat

Example HTML page

İstanbul’da özellikle Eyüpsultan, Çekmeköy ve Sarıyer’de ormanlık alanın yakınındaki binaları, kahverengi kokarca böceği sardı. Böceğin yaydığı koku nedeniyle rahatsızlık oluştu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Hızal, “İnsanlara zarar verici bir durumu yok. Direkt saldırmaz, arı gibi sokmaz. Ama yine de kişiden kişiye değiştiği gibi, salgıladığı koku alerji yapabilir ” dedi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı resim3_18979893-660x371.jpg

İstanbul’da bir süredir kahverengi kokarca böceği kabusu yaşanıyor. Özellikle Çekmeköy ve Sarıyer’de şikayetler arttı. Evlere giren kokarca böceği büyük rahatsızlık yaratıyor.

“ARI GİBİ SES ÇIKARIYOR AMA PİS KOKUYOR”

Sarıyer’de camları açmaya çekindiklerini söyleyen Nazar Yıldız, şöyle konuştu:

“Biz de aynı böcekten şikayetçiyiz, yaklaşık iki senedir ne zaman camları açsak doluşuyorlar. Çok fazla var, öldürdüğümüz veya dokunduğumuz zaman çok pis kokuyor. Bir ilaçlama ya da bir çaresi varsa güzel olur.

İlaçlama oluyor ama genelde sivrisinekler için olduğunu söylüyorlar, bu böceğe bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok fazla sayıda var ve camları açtığımızda bizi çok rahatsız ediyor. Arı gibi ses çıkarıyor ama bayağı pis kokuyor.”

KAHVERENGİ KOKARCA BÖCEK ÇEKMEKÖY’DE DE GÖRÜLDÜ 

Çekmeköy’de de ormanlık alanın yakınındaki binalarda oturan vatandaşlar evlerinde yaşadıkları böcek istilasından oldukça rahatsız olduklarını belirterek çözüm istedi. Daire sakini Zeynep İskender, şunları söyledi:

“İki-iki buçuk senedir burada oturuyoruz. Geçen sene vardılar ama bu kadar değillerdi. Özellikle dün sürü halindeydiler. Arı kolonisi gibiydiler. Biz internetten araştırdık. Kokarca böceğiymiş, Çin’den Amerika’ya Amerika’dan da Türkiye’ye gelmiş. Alerjik reaksiyona sebep olabiliyorlarmış ciltte.

Camı açamıyoruz. Tel taktırdık ama telden içeri giriyorlar. Havalandıramıyoruz evi, büyük bir problem yaşıyoruz. Rahatsız edici bir durum. Çamaşır falan da asamıyoruz. Balkona hiçbir şekilde çıkamıyoruz. İstila etmiş durumdalar her tarafı.

Terasta da aynı şekilde fazlalar. İlaçlama yapmaya çalıştık ama çok fazla fayda göstermedi. Bunun bir bütün olarak yapılması gerekiyor. Ormanın ve binanın ilaçlanması lazım.”

“BİNALARDAKİ ISI DEĞİŞİMLERİ ONLARI CEZBEDİYOR”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Hızal, şu ifadelere yer verdi:

“Bu tür istilacı bir tür, anavatanı Uzakdoğu ülkeleri olarak geçiyor. Türkiye’ye iki giriş noktası var gibi görünüyor, Artvin ve İstanbul. Şu anda Karadeniz sahil hattı boyunca çok yerde görülmekte. Önemli bir istilacı tür. Üç yüzden fazla bitki türü ile beslendiği tespit edilmiş.

Bu türün en önemli özelliği, sokucu, emici ağız yapısına sahip olması. Böylelikle besleneceği bitkinin içerisine bu ağız yapısı ile giriyor, salgıladığı enzimlerle bu bitkinin protein, yağ ve liflerini emerek bitkiye zarar veriyor. Özellikle tohumlarda ciddi kayıplara sebep olabiliyor.

Doç. Dr. Hızal,  “Bu oldukça sıkıntılı bir durum yaratabiliyor. Bunlarla mücadele yöntemleri arasında değişik yöntemler var. Kimyasal mücadele, biyolojik mücadele ancak kimyasal mücadele şöyle bir dezavantajı var. Attığınız ilaç hedef türümüz olan bu tür dışında başka canlıları da öldürme durumunda olduğu için kimyasal mücadele sıkıntılı.

Biyolojik mücadele, yıllarca yapılan çalışmalarda yumurta paraziti üzerine, yani bu böceğin koyduğu yumurtaya arız olan ve onunla beslenip popülasyonu düşüren canlılar üzerine çalışmalara başlandı. Bunun birkaç türü var ama Türkiye’de doğal tür olarak bulunmuyor. Yurt dışından getirilmesi planlanıyor. Bunun da başarılı olmama ihtimali var. Çünkü Türkiye doğasında olmadığı için bu böceklerin uyum sağlaması önemli. Uyum sağlarsa başarılı olacağız.”

“MÜCADELE İLE BU BÖCEK BİTMEZ AMA POPÜLASYONU AZALTILABİLİR”

‘Ev içlerinde çok sayıda olması durumunda torbalı elektrik süpürgeleriyle bunların çekilerek çıkartılıp bir poşete konduktan sonra sıkıca da ağzı kapandıktan sonra çöpe atılabilir’ diyen Doç. Dr. Hızal, sözlerini şöyle tamamladı:

Üç dört şekilde mücadele ediliyor. Ama biter mi, bitmez. Popülasyon biraz azaltılabilir. Çünkü bu sadece park bahçelerde değil, ormanlık alanlarda da bulunduğu için ormanlık alanlardan park bahçelere, park bahçelerden ormanlık alana geçiş yapıyor.

Şu yapılabilir, ergin dönemlerinde uçma dönemlerinde fenomen tuzakları asılarak en azından park bahçelerin çevresindeki binalarda yaşayan insanlar için bir fayda sağlanabilir.”

DHA

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir