Bayram kutlayacağımız günler için emperyalizme ve sömürüye karşı mücadeleye!
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Türkiye gençliği bu bayramı yoksulluk, işsizlik, gelecek kaygısı ve savaşlarla karşılıyor. TÜİK verilerine göre ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerin oranı yüzde 23.3. Bir diğer ifadeyle her dört gençten biri kayıp! Genç işsizlik oranı yüzde 15.2! İstihdamda yer alan her iki gençten biri ise eğitim aldığı alanla alakasız bir işte çalışıyor. Gençlerin yüzde 58’i ise giderlerini karşılamakta zorlandığını belirtiyor.

Resmi istatistikler milyonlarca gencin içinde bulunduğu ekonomik sıkışmışlığı ortaya koyarken Saray rejimi “istihdam paketi” ve “teşvik” adı altında kaynakları yerli ve yabancı sermayenin hizmetine sunuyor. Geçtiğimiz haftalarda meclise sunduğu yeni vergi paketiyle emperyalist finans tekellerinin karlarını 20 yıl boyunca vergiden muaf tutacağını ilan eden Saray rejimi geçtiğimiz günlerde açıkladığı “Genç İstihdam” programı ile de milyonlarca gencin emeğini sanayi sermayesinin hizmetine sunacak. Pakete göre aylarca gençlerin emeği üzerinden kârlarına kâr katacak olan sanayi patronları 6 boyunca tek bir kuruş ödemeyecek. Çünkü gençlerin ücreti devlet kasasından, sigorta primleri ise İşsizlik Fonu’ndan karşılanacak.
Bağımsızlık için verilen mücadeleyle özdeşleştirilen 19 Mayıs’ı karşıladığımız bugünde; Saray rejimi gençlerin emeği emperyalist tekellerin çıkarına, özgür gelecek umudunu ise emperyalist savaşlara kurban ediliyor. Bir yandan emperyalist çıkarlar uğruna savaşlarda öldürülen gençler ve çocuklar; öte yandan atölyelerde, MESEM’lerde, fabrikalarda iş kazalarına kurban ediliyor; niteliksiz eğitimle gelecekleri karartılıyor. Saray iktidarı attığı her adımla gençliği karanlık bir yarına sürüklüyor.
Ülkenin dört bir yanında gençler; üniversite ve lise sıralarından, atölyelerden, fabrikalardan, sokaktan özgür ve güvenceli bir gelecek için mücadele seslerini büyütürken; Saray rejimi, yoksulluk ve geleceksizlik dayatmasına karşı ses çıkaran gençlere karşı sopa sallamaya devam ederek itaat eden “dindar ve kindar” bir gençlik inşa etmeye çalışıyor.
Temmuz ayında NATO zirvesini Türkiye’de gerçekleştirmeyi planlayan Saray İktidarı ve emperyalistler gençliğe gelecekten ziyade savaş ve sömürüyle dolu bir düzeni vadediyor. Emperyalist savaş örgütü NATO’nun direktifi doğrultusunda, emperyalist savaşlara ve silahlanmaya halkın milyarlarca lirası akıtılıyor. Gençliğin eğitimine, sağlığına, beslenmesine ve sosyal ihtiyaçlarına ayrılması gereken kaynaklar sermayenin çıkarları için savaşlara harcanıyor. Temmuz ayında düzenlenecek NATO zirvesinde ülkenin bağımlılık düzeyini arttıran adımların yanı sıra yeni savaş planları yapılacak, daha büyük bütçeli silahlanma kararları alınacak. Bu koşullar altında ekonomik olarak çökertilen, savaşların kıskacına itilen milyonlarca gence ne bayram ne de gelecek kalıyor.
Saray rejimi ve Cumhur İttifakının, emperyalizm işbirlikçisi rolünü perdelemek için sarıldığı milliyetçi ve hamasi söylemlerin daha fazla savaş ve daha fazla yoksulluktan başka gençliğe vadedebileceği bir şey yoktur.
Tüm bunlar karşısında gençlik gençliğin tek çıkış rotası tam bağımsız, demokratik bir ülke talebiyle yürüteceği antiemperyalist mücadeledir. “Kindar ve dindar nesil” planlarına karşı parasız, bilimsel, laik, anadilinde ve demokratik eğitim için; ucuz emek sömürüsünün dayatıldığı MESEM’lere, ağır çalışma koşullarının dayatıldığı atölye ve fabrika düzenine karşı güvenceli gelecek için, Saray rejiminin de payanda olduğu emperyalist savaşlara karşı barış ve özgür yarınlar için bir araya gelmekten başka yol yok.
Gençlik için bayram ülke emperyalist yağmadan kurtarıldığında, sınıfsız ve sömürüsüz bir düzen kurulduğunda mümkün olacaktır. Tüm Türkiye gençliğini işçi sınıfından aldığı güçle emperyalizme ve sömürüye karşı kendi elleriyle geleceğini kazanmaya çağırıyoruz.
Seyit Aslan
Emek Partisi Genel Başkanı



