EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan: Devlet aklı Saray’ın aklıdır, bu aklı yıkmanın tek yolu birleşik mücadele

Example HTML page

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 49. Olağan Genel Kurulu Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde başladı. Kongreye Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da aralarında yer aldığı siyasi parti ile emek örgütleri temsilcileri katıldı.

Genel kurulda söz alan EMEP Genel Başkanı Aslan, son olarak mutlak butlan kararıyla somutlaşan iktidarın muhalefete dönük saldırılarına dikkat çekerek iktidarın faşist rejim inşasına karşı genel eylem-genel direniş hattı örgütlenmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti; tüm emek ve demokrasi güçlerine bu hattı birlikte örgütleme çağrısı yaptı.

19 Mart operasyonundan mutlak butlan kararına kadar gelen sürece değinen Aslan, “devlet aklı” üzerinden sürdürülen tartışmalarla halkın tepkisinin yatıştırılmak istendiğini ve muhalefete dönük saldırılara meşruiyet kazandırılmak istendiğini ifade etti.

“Peki nedir bu devlet aklı?” diye soran Aslan, “Milyonlarca işçiyi açlık sınırının altında ücretle çalıştıran anlayıştır. Her ay 150-200 işçiyi iş cinayetlerinde katleden akıldır. Çocuklarımızı MESEM’lerde ucuz emek olarak sömüren, istismar eden, katleden anlayıştır. Eğitimi, sağlığı özelleştiren, her alanı piyasaya açan bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu ülkede darbeler örgütleyen, iktidarlar değiştiren, siyasi partilerin içine müdahale eden, belediyelere kayyum atayan, Gezi’de onurlarıyla mücadele edenleri katleden, onları cezaevlerinde hapseden anlayıştır” dedi.

Bu devlet aklının 10 Ekim, Suruç ve Roboski katliamlarını da temsil ettiğini vurgulayan Aslan, “Bu devlet aklına, bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

İktidarın saldırılarına meşruiyet kazandırmak için ortaya atılan devlet aklının aynı zamanda Türkiye’ni emperyalizme daha bağımlı kılmak istediğini söyleyen Aslan, “Suriye’de cihatçıları iktidara getiren, Lübnan’da ve Filistin’de on binlerce insanı katleden de bu anlayıştır. Bu yüzden bugün yapılması gereken bu ülkenin demokrasi, özgürlük, barış ve adalet temelinde yaşamaktan yana olanların birleşmesidir. Bu gerçekleşmeden, birleşik mücadeleyi örgütlemeden devlet aklı denen bu Saray rejimini yıkmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Yoksulluk sınırı altında ücrete mahkum edilen işçi ve emekçilerin, 20 bin lira ile ay sonunu getirmeye çalışan emeklilerin, sokak ortasında katledilen, hayatın her alanında can güvenliği kaygısı yaşayan kadınların, geleceksiz bırakılan gençlerin, ürününü yok pahasına satmak zorunda kalan üretici köylülerin, barış, demokrasi ve eşit haklar temelinde birlikte yaşam isteyen Kürt halkının mücadelelerinin birleştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Aslan, “Saflar çok net, bugün süren mücadele Saray düzeni ve arkasındaki emperyalist tekeller ve yerli işbirlikçileriyle Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkları arasındadır. Emekçilerin mücadelelerini birleştirecek olan da bugün bu salonda olan siyasi partiler, emek ve meslek örgütleri ile demokrasi güçleridir. Bugün birleşik mücadele yoksa bunun sorumluluğu da hepimizin üzerindedir. Kaybedecek zamanımız yoktur” dedi.

“Bugün ana muhalefet partisinin kapıları kırılıyorsa, bugün belediyelere kayyum atanıyor, barış adına hiçbir adım atılmıyorsa, bugün emperyalist işbirlikleri derinleştiriliyorsa, emperyalist katiller 7-8 Temmuz’da Ankara’da ağırlanıyorsa bunun sorumluluğu hepimizin üzerindedir” diyen Aslan birleşmekten başka bir yol olmadığına dikkat çekti.

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir