Teknokrat Başbakan Adayı Binali Gökten Zembille İnmedi

Nere de Kalmıştık
4 Mayıs günü saraya çağrılarak istifası alınıp görevine son verilen Ahmet davutoğlunun yerine kim gelecek sorusu siyasi gündemimizi bir anda AKP üzerine çevirdi. Her ne kadar MHP’nin çeşitli engellemeler sonucu yapılamayan kongresi olsa da, sürece AKP de istenilen ve tasarlanan Başbakan kim olacak sorusu bunun önüne geçti gölgede bıraktı..
Şimdi söyle bir düşünelim..
Cumhur-Başkanına yıkın isim kim ?
Cumhur-Başkanının yanından hiç ayrılmayan isim kim ?
Daha önceki eylülde yapılan kongrede 900 imza kim için topladı ?
Ahmet Davut oğlu saraya biat etmese idi AKP’nin Başına kim geçecekti ?
Binali Yıldırım
Şimdi gelelim göstermelik temayül yoklamasına, Binali yıldırım teamül yoklamasına girmedi ki tasarlanan projenin için de zaten vardı. Zaten bir numaralı teknokrat Başbakan adayı idi..
Yeni yapılanma yeni yönetim şekli Binali Yıldırım üzerine şekillendi..
Yeni Başbakan modelinin mimarı Binali yıldırım olacak..
Siyasi alanı tamamen Cumhur-Başkanına bırakacak..
Az konuşacak..
Teknik konuşacak..
Bunları bu rolü Baş danışman olarak Cumhur-Başkanı ile birlikte planladılar, tasarladılar..
Senaryo da saray ile birlik de Binali Yıldırımın da imzası var..
Cumhur-Başkanı Binali yıldırıma rolünü anlatmayacak..
Düşündükleri Başbakan modelini saray ile Binali yıldırım birlikte belirlediler..
Bilmemiz gereken şey şu ki Ahmet Davutoğlu kendiliğinden gitmedi,Binali Yıldırım da Piyangodan çıkmadı.. Bunun hesabını kitabını önceden birlikte Yaptılar.
Binali yıldırım klasik Başbakan gibi olmayacak elbette,Ahmet Davut Oğlunun görevinden alınması ile birlikte Başbakanlık da sona ermiş oldu..
Siyasi görevleri saraya devredildi, bürokratik yetkileri kaldı..
Sözde demokrasi işliyor gibi yaptılar, aslına bakıldığın da durum böyle olmadığı net bir şekilde ortada..
Sarayın işaretine baktılar,Saray AKP’nin nabzını ölçmedi, AKP kadroları temayül yoklamasında sarayın nabzını tuttuğunu gösterdi..
Şimdi Bir de Dokunulmazlık var Sırada…
Gelelim dokunulmazlık meselesin..
İktidarın gittiği yol külliyen yanlıştır, bu yolu Ahmet Davutoğlu mu,yoksa saray mı seçti bilemem, Kuvvetle muhtemelen birinci turda sonuç hiç de iktidar açısından olumlu değil..
20 Milletvekili oyunun rengini kamufle etmiş ters köşe yapar ise bu gün Cuma 330 altı demektir.. İktidar için bu da fos demektir.
Görünen o ki iktidarın 367’yı bulamayacağı kesin, referandum şartı ile geçer ise iktidar açısından iyimi ? Milliyetçi damarları azdırıp,rüzgar estirip de fırtına yönetmek istiyor ise referandum iktidar açısından biçilmiş kaftan..
MHP de rayından çıkmış iken o rüzgar ile seçime gider.. Eğer ki MHP ile Partili Cumhurbaşkanı konusun da uzlaşmış ise referanduma gerek duymadan beş-altı HDP’li iki de CHP’li Millet vekilini yanlarına almak ne terörü bitirir nede iktidarı şampiyon yapar..
Aynı zaman da referanduma gitmenin riski de var, Vekillerin bu yolla (Anayasa oylanarak) dokunulmazlıklarının kaldırılması; Anayasaya,Hukuka aykırı.. Anayasa mahkemesinden dönmesi çok yüksek sonuç olarak Anayasaya aykırı iş yapan Meclis durumuna düşmek de var işin için de..
Eğer ki 330 ile geçer ise top saraya geçmiş olacak ,kararı saray vermiş olacak ama ;
”Neresinden bakarsanız bakın Cennete gitmek isteyen AKP ve saray kendini Cehennem de bulma ihtimali yüksek…”
Ramazan Yiğit /20.05.2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir