”Söyle bakalım şimdi usta”

Nerede kalmıştık…


Söyle bakalım şimdi usta;
Türkiye cumhuriyeti vatandaşları senden bu sorunun cevabını bekliyor.

Temcit pilavı gibi lafı dolandırıp sunmayacağım mevcudun tekrarı da değil bu.
Geldiğimiz süreçte yaşamımıza sirayet eden bu ahlaksal konunun günümüze yansımasını masaya koyacağım elbette !

Yaşadığımız bu ahlaksal çöküntünün müssebibi iktidarınızdır, sorumluluktan kaçamazsınız !
Onlarca vakıfta, yurtlarda yaşanan taciz ve tecevüz olaylarına, kadın cinayetlerine neden sessiz kaldınız ?

Sessiz kalmakla da yetinmeyip mecliste araştırma önergesi veren muhalefetin önergelerini hangi gerekçelerle reddettiniz ?

Bir kereden bir şey olmaz onca hizmet etmiş kurumları karalamayalım, küçüğün rızası varmış gibi söylemlerde bulunan Bakanlar, Milletvekilleri şuan da partinizde hala görevde mi, hangi görevleri yapıyorlar ?

Taciz ve tecavüz olaylarında ihmali olan kurumların yöneticilerini listenizden vekil adayı neden gösterdiniz ?
Bu tür söylemlerde bulunan ve milletvekili yaptığınız sorumlu kurumların yöneticilerini hala partinizde tutmayı düşünüyormusunuz ?
……………..
Şimdi gelelim 15 günü gecen süreçte komuoyunu meşgul eden meselelere.

Ağzı hâlâ süt kokan iki çocuğumuz, canımız Leyla ve Eylül’e .

Leyla kızımızın ölümüne ilişkin Valilik ve İçişleri Bakanlığının açıklamaları şu yönde ; Cinsel istismar olmadığını, aç kaldığı için ölümünün gerçekleştiği yönünde. Lakin aklımızın almadığı şoru şu ? günlerce arama yapan yetkililer ve valilik neden köyün üç kilometre ötesine geçmeyi akıl edemediler. Bu bir ihmal sebebi değil mi? bu
Evlilik yaşını 9 yaşa indiren çocuk yaşta gelin olmanın önünü açan Dinayet işleri başkanlığının ve iktidarınızı bu işte sorumluluğu olduğunu düşünüyormusunuz?

Milli eğitimi Ensar vakfına teslim eden Milli eğitim Bakanlığının bu iş te sorumluluğu yok mu?

İhmalde bulunanlar hala neden görevlerine devam ediyorlar.

Her ihmalden sonra yapılan yanlış yapanların yanına karmı kalacak.?

Biz devletimize ve yöneticilerimize güvenmek istiyoruz ama bize yapılan açıklamalar artık tatmin etmiyor. Somut adım bekliyoruz.

Bu böyle devam ettiği sürece kurumlar bizim neznimiz de inandırıcılığını yitiriyor. Bilmem anlatabildim mi ?

Gelelim Eylül kızımızın durumuna;

Yine yetkililerin açıklamaları ve raporlar, kızımıza cinsel istismarın gerçekleştiği yönde .

Bu durumda hala iktidarınızın yanlış uygulamalarının ve yukarıdaki söylemlerin etkisinin olmadığını düşünüyormusunuz, bu söylemlerden ve yanlış uygulamalardan kaçınacakmısınız ?

Her olaydan sonra toplum gündemine sokulan çağ dışı uygulama olan idamdan başka alacağınız önlem yok mu ?
Mesela ahlaksızlık olarak algıladığınız genelevleri kapatmak ve etkisizleştirerek sokaklara taşınan fuhuşun bunda payının olduğunu düşünüyormusunuz ?

Sokaklara kontrolsüz bir şekilde taşıdığınız fuhuşun halk sağlığını tehdit ettiğine ve ahlaksal çöküntüye sebebiyet verdiği gerçeğini ne zaman göreceksiniz ?

Elbette biz bu soruları sormaktan zevk almıyoruz.

Ama geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın geleceğinden endişe ediyoruz ve sağlıklı bir çözüm üretmenizi siz yönetenlerden bekliyoruz .

Bundan daha doğal bir talebimiz olabilir mi ?

Yaptığınız yanlışları söylüyoruz yapmayın diye.

Önerilerde bulunuyoruz sağlıklı çözüm üretin diye.

Kendinizin dışındakilerin de bu topraklarda yaşadığını, ülkenin geleceğinden endişe ederek doğruları söylediğini anlamak bu kadar da zor mu geliyor size egolarınızdan vazgececekmisiniz ?

Ülkemizin sorunlarının aşılması konusunda neden kendi dışınızdaki muhalefet ile istişare yapmaktan kaçınıyorsunuz ?
Geleceğe güvenle bakmak hususunda muhalefetin söz hakkı olmadığını mı düşünüyorsunuz ?

Vesselam bu alışkanlıklarınızdan vazgeçmek sizi neden korkutuyor ve ürkütüyor. Anlamak ve bilmek istiyoruz.
Yarın çok uzak hemen şimdi…. toplumsal uzlaşma toplumsal barış, çözümün ana reçetesi neden bunu kabul etmiyorsunuz. ?
Cevabını bekliyoruz usta…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir