NEREDE KALMIŞTIK… 8

NEREDE KALMIŞTIK…

OLAĞAN ÜSTÜ KOŞULLARDA İSTANBUL’DA 2013 1MAYIS KUTLAMALARI; 8

Başbakan şavaş istedi, Halk barış içinde 1 Mayıs emekçi bayramını kutlamak İstanbulda olağan üstü hal uyğulandı Devlet halkı teslim almak istedi emekçiler teslim olmadı haklı olarak, Çağdaş Dünyada hiç bir yerde uyğulanmayan baskı rejmi bu gün İstanbul halkına uygulandı.

Sonuç çağdışı görüntüler ve yüzlerce yaralı hayati tehlike yaşayan Dilan ve Zafer,Serdal,Fehmi İbrahim,ler.

Sen hiç dilan gibi bir kıza sahip oldunmu tayip;

KAMO

KAMO

Yada Zafer gibi bir Babaya;

Hani barışacaktık, hani analar ağlamayacaktı sen samimi değilsin tayyip. Halbuki bu toplum sana kredi bile verdi sen onu bile kullanamayacak kadar körsün bu senin belleğinde var korku toplumu yaratmak ve toplumu sindirmek duygusu sen demokrat degilsin tayyip. Bak senin verdiğin emirler snucu kolluk kuvetlerinin atmış olduğu gaz bombalarıyla yaralandı Dilan Alp ve Zafer Yolcu ve daha yüzlerce emekci yurttaşlarımız.Şimdi soruyorum san senin orantı değiğin vatandaşlarımızın hayatına kast etmekmidir, biber gazımıdır,çoplarınızmıdır,bu nasıl bir orantıdır bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, sen bu toplumu kandıracanımı sanıyorsun tayyip. Sen daha uluderenin hesabını veremedin nasıl anaların ağlamalarını durduracaksın bak şimdi Dilanın anası Zaferin anası ve çocuklarıda ağlıyor, daha fazla öfke birikiyor senin faşist düzenine karşı.

Sen hep anaları ağlattın sanmaki bu  böyle gidecek senin kurguladığın faşist düzen devam edecek . Ağlayan analarımız varya işte senin düzenini yerle bir edecek, işet o zaman analar ağlamayacak, analarımızın göz yaşını analar dindirecek, başka analar ağlamasın diye. Barışıda analarımız getirecek Dilanları doğuran analarımız.

Bugünün kısa bilançosu :

Dilan Alp, 17 yaşında bir genç kız, Taksim İlkyardım Hastanesi’nde ameliyata alınmıştır. Polisin azgın teröründen korunmak adına bir eve sığınmışken, kapılar kırılarak gözaltına alınmış, darp edilmiştir. Dilan’ın kafası adeta ezilmiştir. Şuan hala hayati tehlikesi devam etmektedir.

Zafer Yolcu, emekliliği yakın bir Telekom işçisi, şuan Haseki Hastanesi’nde ameliyata alınmıştır. Zafer Yolcu’nun kafasına gaz bombası fişeği isabet etmiş ve kemikleri göçmüş ve beynine biber gazı sızdığı söylenmiştir. Yolcu’nun hayati tehlikesi devam etmektedir.

Meral Dönmez, Yürüyüş muhabiri, basın emekçisi olarak katılmış olmasına rağmen, polis tarafından hedef alınarak hunharca darp edilmiştir. Beyin kanaması geçiren ve ameliyata alınacak olan Meral Dönmez’in hayati tehlikesi devam etmektedir.

Serdal Gül ve Fehmi Oran Meşe, her ikisi de kafalarına isabet eden biber gazı fişeği sonucu yaralanmış ve ameliyata alınmıştır. Gül ameliyattan çıkmış, hayati tehlikesi sürmektedir. Meşe ise hala ameliyattadır.

İbrahim Akal, beyin travması geçirmektedir. Gözüne isabet eden biber gazı fişeği yüzünden gözünün birini tamamen kaybetmiştir. Samatya devlet Hastanesine sevk edilen Akal’ın sağlık durumu hala ciddiyetini korumaktadır. Emrah Akbaba yaralı, Türkiye Hastanesi’ne kaldırıldı. Başına dikiş atıldı.

Zeynel Sabaz isimli bir kişi Acıbadem Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapıldıktan sonra kafatası çatlağı ve beyin kanaması riski ile bekletiliyor.

Şafak Kurt isimli bir kişi Beşiktaş bölgesinde kullanılan kimyasal silahın etkisi ile Şişli Etfal’e kaldırıldı. Bütün vücudunun kızarıklık içerisinde olduğu bildirildi. Durumunun ciddi olduğu belirtildi.

Zeynel Nihadioğlu, Gönül Doğan, Doğan Demir ve Veli Karaçam, sivil polisler tarafından Şişli Cevahir’in önünden gözaltına alındı. Halen arabada tutulan 3 kişiden, Zeynel Nihadioğlu’nun sağlık durumunun iyi olmadığı bildirildi.

Burada sıraladığımız örnekler dışında, tendonları kopan, ağzına isabet eden fişek yüzünden dişleri kırılan, yüzüne isabet eden fişek yüzünden elmacık kemiği kırılan, kafası yarılan onlarca vatandaşımız bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, devlet terörü münferit değildir. Tam aksine 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyen onbinler bilinçli bir biçimde hedef alınmış, canlarına kastedilmiştir.

İstanbul Valisi ve hükümet yetkilileri her zamanki gibi yaşanan olayların sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmıştır. Yine bütün sorumluluk yasadışı marjinal gruplar söylemi ile hasır altı edilmek istenmiştir. Ancak artık bu yalanlar gülünç olmak dışında bir anlam taşımamaktadır. Sokakları savaş alanına çeviren onlardır. İnsanları yaralayan, yerlerde sürükleyen, biber gazı ile zehirleyen onlardır. Şehrin sokaklarını kapatarak, toplu taşıma olanaklarını gasp ederek, ulaşım hakkını engelleyen onlardır. Bu sefer bu terörün mimarlarının kendi suçlarını örtbas etmeleri mümkün değildir. Biber gazları ile sokakları göz gözü görmeyecek hale soksalar da, gerçeklerin üstünü örtmek mümkün değildir.

Yani istediğiniz kadar bariyer dikin istedeiğiniz kadaryolları kapatın emekçilerin devrimcilerin,demokratların onurlu insanların yüreğinde 1 mayıs alanıdır Takisim meydanı.

01.05.2013

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir