İdealist Üyelere Açık Çağrı

Kopyası mikail1.jpg

Mart Ayı’nda yapılacak yerel seçimlerde İstanbul’daki diğer  il ve ilçelerde aday belirleme nasıl olacak bilmiyorum.  Eyüp ilçesinde ilk kez üyeler aday belirleyecek. Bildiğim şey şu. Parti üyeleri  yıllardır ön seçime girmedi. Yıllarca sen beni  delege yap, ben seni meclis üyesi yapayım, sen başkan ol ben kurultay delegesi, sen de pm üyesi ol. Siyasetin idealistleri değil ama delegasyon aldı verdileri hep kendilerini seçtirdi ama bu ülkeye 30 yıldır bir kez seçim galibiyeti yaşatamadı.  1 Aralık tarihinde üyelerin katılımı ile belediye başkanı aday belirleme seçimleri olacak. Arkadaşlarım bana kızacak ama seçme felsefesi idealist olamıyor. Ekipsel anlayışın idealist temelde olmadığını sağır sultan da biliyor. Keşke ekiplerin grup savaşları değil de  idealist akımlar temelinde bir yarışa girselerdi.

ADAY BELİRLEME SÜRECİNDE ÇOK BÜYÜK SAKATLIKLAR VAR

Bir kere aday adayı başvuruları çok erken başladı. Bu nedenle bazı adaylar birbirlerini yıpratmaya başladı. Yıllardır önseçim yapmayan biri 30 yıldır ekipsel anlayışla kümelenme anlayışıyla oy veren bir üye veya delege bu seçimde bireysel ideal temelli iradesiyle oy kullanır mı? Tabii ki ekip için iradesiyle oy kullanıyor fakat adayın eğitimi, mesleki başarısı, adayın ideali, felsefesi, projeleri neden göz ardı edilir.  Bu nedenle aday, “ alemi cihan” olsa da ekiplerin içersinde değilse olmaması nedeniyle belediye başkanlığı için çok başarılı olacak yetenekli, bilgili ve idealist bir adaylar yok sayılacak,  ekiplerin desteklediği adaylar aday olacak gibi görünüyor. Peki üyelerimizin tamamı mı böyle. Hayır. Tabi ki üyelerin tamamı böyle değil ama aktif kadroların büyük bölümü bu şekilde oy verecektir. Dilerim ki başka bir türlü olsun. Ekip adaylarının işe yaramaz kötü olduğunu ifade etmiyorum. İdeal olmayan şey ekipsel kümelenmelerin bireylerinin irade erezyonudur.  30 yıldır bu şekilde seçimlere gidiliyor ve 30 yıldır muhalefete devam edildiğini hepimiz biliyoruz.

BEN OLMAZSAM PARTİ KAYBEDER

Vallahi de billahi de kaybetmez. Bireysel idealler eğer toplumsal ideallerle buluşmuyorsa herkes kaybeder. Toplumsal ideali olmayanın bireysel ideal peşinde koşması abesle iştigalin ta kendisidir.  İdealist üyelerimize açık çağrıdır. 30 yıldır önseçim yapılmadı tabiî ki pratik eksikliğimiz var. Derin bir nefes alalım ve ideallerin peşinde koşalım. Toplumsal idealiniz  ve bireysel becerileriniz de varsa bu idealler sizi illaki bir yerlere getirir.  Toplumsal ideali olmayan yani sadece ekipsel başarılarla hareket edenler kendileri seçilmediği takdirde kaybettiklerini düşünmemeli. Kaybeden İnsanlığın ta kendisi. İçerisinde insan, emek ve düşünce olmayan yapılar kazansa da parti kaybeder. Zira 30 yıldır laiklik ve cumhuriyet sloganı arasına sıkışıp muhalefette kalmanın nedeni de budur. Yukarıdan aşağıya ekiplerin yarışmasından kaynaklı ide(alizm) kalmamıştır.

Partimizin üye yapısı içerside idealist yapılar tabiî ki var fakat güçlü ve güce ekipsel yaklaşma anlayışı nedeniyle kendilerini tek ve bir sanıyorlar. Yani sürüye katılıyorlar.  Her hangi bir belediye başkan adayımız çıksın ne yapacağını, nasıl yapacağını, iktidarı nasıl al aşağı edeceğini, gençlerimize iş aş  nasıl sağlayacağını anlatsın ona göre üyelerimiz oy kullansa ne güzel olurdu.

Büyük bir sürpriz Çıkmaz ise belediye başkanlığına “alemi cihan” değil de  ekiplerin kümelendiği ilişkilerin ortaya çıkardığı Eyüp’ün kozmolit yapısına uygun olmayan kelle sayısını arkasına almış bir aday ile seçime gidilecek. Bu nasıl mı olacak. Her adayın her mahallede ekipsel ilişkilerle etkilediği üyeler birbirilerine bakarak oy kullanacaklar.  Partinin tanıdığı üyeler de sade üye dediğimiz partiye gönül vermiş ama çok sık gelip gitmeyen üyeleri sandığa kendilerini desteklemesi için oy attırmaya getirecek. Sade üyelerin sandığa getirilmesi doğrudur ama bu üyeler aday adaylarını  tanımıyor ki. Her hangi bir aday için bir fikri yok. Çok sık gelmediği ve genel başkan veya ibb adayı dışında kimseyi tanımadığı için başarılı olacak adaya değil kendisini sandığa getiren kişinin işaret ettiği, yörece veya manevi açıdan kendisine yakın bulduğu adaya oy kullanacaktır.

Ekipsel kümelenmelerin dışında kalan aday adaylarımız son birkaç günde büyük çoğunluğu oluşturan ama gürültü çıkarmayan sade üyelere ulaşırlarsa bu kitleye yönelirlerse ve sandığa getirebilirlerse müsbet sonuca varabilirler. Yoksa ekiplerin içerisinde bulunan üyeleri etkileme şansları maalesef yok gibi. Yukarıdaki metinde bahsedilen kümelenmelerin başkan adaylarının kötü, diğerlerinin iyi olduğunu söylemiyorum. Sadece seçim felsefesinin bireysel ve idealist  düşünce temelinde olması gerektiğini savunan bu metin idealistlerin bir adım öne çıkmasını talep etmektedir. Artık iyi düşünceler ve iyi insanlar kazanmalıdır. İyiler sadece çizgi filmlerde değil yaşamın ta içersinde de kazanmalıdır artık. Yıllardır bu yöntemle kazanamıyorsak aynı yöntemi denemek mantığa da bilime de aykırıdır. Muhalefetten Kurtulmamız Ümidiyle Hepimize Bol Şanslar.

Mikail Altıkulaç

Eyüp / stanbul

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir