Ekrem İmamoğlu’ndan Süleyman Soylu’ya ‘başka devlet’ yanıtı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “başka devlet” suçlamasını, öncesindeki telefon görüşmelerinde dile getirmediğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “başka devlet” suçlamasını, öncesindeki telefon görüşmelerinde dile getirmediğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’li belediyeleri salgından etkilenenlere bağış topladığı için “Başka bir devlet oluşturmak” istiyorlar diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarını geri çevirdi.

YetkinReport’a konuşan İmamoğlu, Soylu ile o sözleri söylediği televizyon programından bir süre önce 40 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptıklarını, o görüşmede hiç böyle bir şey söylemediğini aktardı.

İmamoğlu, “Talihsiz bir açıklama. Ben bunu dile getirecek olsam direkt söylerdim, ama o cümlelerin tek kelimesini bile bana söylemedi. Herhalde televizyon kameraları yaramıyor Sayın Bakana” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu, 31 Mart akşamı Ülke TV’de katıldığı bir programda, CHP’li belediyelerin koronavirüs salgınından olumsuz etkilenenlerle dayanışma için açtığı bağış kampanyasını dondurma gerekçesini “O zaman HDP’li belediyeler çıksın istedikleri yardımı toplasın, PKK’ya istedikleri gibi göndersinler” diyerek açıklamıştı. Soylu ayrıca ve “Devlet, vali izin vermeden sen banka numaraları açıklarsan, ‘Ben yardım topluyorum’ dersen, siz başka bir devlet oluşturmak istiyorsunuz, bu kadar açık ve net” demişti. Tartışma, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 30 Mart günü salgından olumsuz etkilenenler için “Milli Dayanışma” adıyla bağış kampanyası ilan etmesiyle başlamış, 31 Mart’ta İYİ Parti lideri Meral Akşener’in bağışlarını İstanbul’da İmamoğlu, Ankara’da da Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarafından açılan hesaplara bağışladığını duyurmasından bir kaç saat sonra hesaplar dondurulmuştu.

İmamoğlu’nun telefon görüşmesinde dile getirdiği konular şöyle:

Virüsle mücadelede şeffaflık gereği

“Hükümetin durumun ciddiyetine yeterince inandığından kuşkuluyum. Çünkü akılları başka işliyor. Önceliğimiz akılla, bilimle bu sorunun üstesinden gelmek olmalı. Büyük bir avantajımız var, o da dünyanın bazı büyük şehirlerinin bizden önce yaşadığı deneyimler. Önümüzde örnekler var, bundan ders çıkarmamız gerekiyor.

“Sosyal teması azaltmak için sokağa çıkma yasağı gerekiyor. Şeffaflık gerekiyor, tehlikeleri halkla paylaşmak gerekiyor. Ve gerek büyük şehirler arasında, gerekse hükümetle yakın koordinasyon gerekiyor.”

Hesap blokajı polemiğine girilmeyecek

“Blokaj devam ediyor. Yürütmenin durdurulması, blokajın kaldırılması için hem hukuki süreci başlattık, hem de Valiliğe itiraz başvurumuzu yaptık. 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak [CHP’li belediyeler-MY] temas halindeyiz. Biz birilerinin bu süreci siyasi kutuplaştırmaya çevirme isteğinin aracı olmak istemiyoruz. Ortada ciddi sorunlar var: önce sağlık, sonra açlık, yani işsiz kalan insanlarımız var ve depresyon. Bunlarla mücadele etmemiz lazım. Birileriyle polemik içine girerek kaybedecek vaktimiz yok.”

Soylu’nun suçlamaları

“Aslında cevap vermeyi düşünmüyorum, polemiğe girmek de istemiyorum. Bu sözleri sabah gördüm. Sayın Bakan dün akşam söylemiş. Öğrenince doğrusu üzüldüm. Çok talihsiz bir açıklama. Çünkü o sözleri sarf etmeden 3-4 saat önce Sayın Bakanla tam 40 dakika süren bir telefon görüşmemiz oldu. [Bakan Soylu, TV programında İmamoğlu’nun aramasına cevaben görüştüklerini söylemişti. -MY] Gayet nezaketli bir dille süreci paylaştı. Orada neden bloke ettiklerini sordum, o da kurallara aykırı olduğunu söyledi, bağış değil, yardım kampanyası yapıyorsunuz dedi, ben de nereden baktığınıza bağlı deyip haklarımızı savundum.

O sözleri telefonda söylemedi

“Ama işte bu ayrı devlet kurmak istediğimiz iddiası filan hiç gündeme gelmedi. Hatta ben ortaya çıkardığımız, organize vaziyette otobüste kalabalık yapanlara dair konuyu sormasını bekledim, ben olsam sorardım, onu dahi açmadı. Sonra da çıkıp bu sözleri söylemiş. Herhalde kameralar iyi gelmiyor, yaramıyor Sayın Bakana.

“Ben devletin İçişleri Bakanıyla bir çözüm bulmaya, çare üretmeye çalışmak istemiştim. Ama kendisi bu konuşma ardından gece vakti bir polemik arayışına girmiş. Üzüldüm ve yadırgadım. Umarım bir telefon görüşmesi daha yapma imkânı buluruz da hem eleştirilerini dinler, hem de kendi görüşümüzü ifade etme imkanı bulurum.”

Erdoğan ve CHP’li Belediye Başkanları konuştu

İmamoğlu’nun bu açıklamalarından sonra iki gelişme sözkonusu oldu 1 Nisan günü. Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Devlet içinde devlet olmaz” çıkışı geldi; CHP’li belediyeler bağış kampanyaları için devletten izin almamışlardı. Kampanyalar Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütülecekti. Erdoğan belli ki yardımlaşma için de olsa belediyelerin öne çıkmasından da rahatsızdı.

Ardından CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanının ortak yazılı açıklaması geldi. Açıklama metninde İçişleri Bakanlığının genelgesine tepki gösterilmekle birlikte “İnsanlarımız çare beklerken tartışmayla zaman kaybedecek değiliz” deniyordu. CHP’li başkanlar siyasi hesap suçlamaları reddediyor, diğer devlet kurumlarıyla birlikte halka yardım götürmeye hazır olduklarını beyan ediyordu.

Bu tartışmanın sürmesi iyi olmazdı. Şu an öncelik koronavirüs salgının yayılmasını yavaşlatmak, önüne geçmek olmalı. Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığının önerilerine kulak vermek en iyisi. Zorunlu değilsek evden çıkmamak, çıkmaj zorundaysak temizlik ve sosyal mesafe kurallarına uymak, hepimizin, toplumun sağlığı açısından zorunlu. Bu süreci hep beraber aşmak durumundayız, aynı gemideyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir