Seçimlere iki gün kala Danıştay’dan skandal panel: “Kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğü”

Example HTML page

Seçimlere iki gün kala Danıştay’dan skandal panel: “Kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğü”

24 Haziran seçimlerine iki gün kala Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile “çay toplayarak” gündeme gelen tartışmalı Danıştay Başkanı Zerrin Güngör tarafından, “Kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğü” konulu bir panel düzenlendi.

BİRGÜN / ANKARA Haberi;

AKP ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakının aldığı seçim kararının ardından Pazar günü yapılacak seçimlere yönelik siyasi partilerin çalışmalarında sona gelinirken, Danıştay Bakanlığı tarafından çok tartışılacak bir panel düzenlendi. Danıştay Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen paneli Danıştay Başkanı Zerrin Güngör düzenlerken panelin konusu ise kuvvetler ayrılığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Tepki çekti

secimlere-iki-gun-kala-danistay-dan-skandal-panel-kamu-gorevlilerinin-sadakat-yukumlulugu-478220-1.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirdiği sırada 2’nci Ordu Komutanı İsmail Metin Temel’in alkışlaması ile gündeme gelen kamu görevlileri ile iktidar arasındaki yakın ilişki tartışmalarını yeniden başlatacak panelin konusu, “Kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğü” olarak belirlendi. Seçimlere saatler kala böyle bir panelin düzenlenmesi ise muhalefetin tepkisini çekti.

“Kabul edilemez”

Cumhurbaşkanı ile çay toplamaya da giden Danıştay Başkanınca böyle bir etkinliğin düzenlenmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Seçimlerde en büyük vaatlerimizden biri, kuşkusuz kuvvetler ayrımını tesis edecek biçimde adımlar atmak, hakim ve savcıların yürütme gücünü elinde bulunduranların önünde ayağa kalkmayacakları, cübbelerindeki olmayan düğmelerini iliklemek zorunda kalmayacakları biçimde yargı bağımsızlığını sağlamaktır” dedi.

“Parti devleti”

AKP’nin 16 yıllık iktidarı boyunca, yargıyı kendisine ayak bağı olarak gördüğünü ifade eden Özel, “Recep Tayyip Erdoğan, eski ortakları FETÖ ile 12 Eylül 2010 referandumunda giriştikleri işbirliğiyle yüksek yargı organlarına kendi militanlarını doldurmuş ve erkler ayrılığını ayaklar altına alarak, yargıyı kendileri için dikensiz bir gül bahçesi haline getirmiştir. Bu doğrultuda çay toplamaya götürdüğü yüksek yargı organlarının başkanları, karar almadan önce, evrensel hukuk kurallarını gözetmemiş, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden gelecek sinyalleri beklemiş, yeni hakim ve savcı alımlarında iktidar partisinde daha önce il ve ilçe yöneticiliği yapmış avukatlar tercih edilerek, parti devletinin yargı ayağını tamamlama yolunda adımlar atılmıştır” diye konuştu.

“İlk iş yargı bağımsızlığı”

Özel’in Danıştay’da düzenlenen skandal panele yönelik açıklamaları şöyle:

“Seçimlere sadece iki gün kala böyle bir panelin düzenleniyor olmasını, kamu kurumlarında seçimleri etkilemek amaçlı, bir aday lehine propaganda yapılması biçiminde değerlendiriyor, bu durumu doğru bulmadığımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığında ve CHP’nin çoğunlukta olduğu parlamentoda kamu görevlilerinin görevde yükselmeleri için partizanca davranmaları gerekmeyecek, hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar, yasalara ve anayasaya uygun biçiminde görevlerini gerçekleştirmeleri durumunda liyakat esasına göre yükselmeleri mümkün olacaktır. 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından yapacağımız ilk işlerden birinin yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını tesis etmek olacağının altını bir kere daha çiziyoruz.”

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir