Dursun Bulut: Toplumsal muhalefeti yaratmak kaçınılmazdır!

Example HTML page

CHP Geçmiş dönem Parti Meclisi (PM) üyesi Dursun Bulut, günümüz koşullarında dünyaya egemen devletler tarafından dayatılan Yeni sömürgecilik tahlili üzerinden geçmişteki deneyimlerde bir kaç faktörün etkin olması sebebiyle başarılamayan ama dünyayı etkisi altına alan yeni sömürgeciliğin karşısında da geçerli çözüm olan ”Toplumsal Muhalefet” oluşumu, aklın ortaklaştırılması ve Türkiye’de Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokrasi ile buluşmasının sağlanması dünya ölçeğinde de Emperyalist güçlerin Ortadoğu’da ki yeni sömürgeci politikalarını başarısızlığa uğratacaktır. Bu bağlamda geçmişten önemli dersler çıkartarak yeni kuvvetli bir zemin üzerinde Toplumsal Muhalefetin inşası gerçekleşebilir. Bu mümkündür.

İşte Dursun Bulut’un önemli tahliller ışığında Toplumsal Muhalefet Önerisini içeren yazısı: Keyifle okumanızı ve katkı sunmanızı dilerim.

Dünya artık eski Dünya değil. 19’uncu yüzyılın ikinci yarısından sonra, zirve yapan sınıf hareketlerinin, demokrasi ve hak arama mücadelelerinin önü 1980’lerden itibaren çok büyük ölçüde kesilmeye başladığını söyleyebiliriz.

Her ne kadar seçimler yapılsa da Dünya yeni sömürü sisteminin, yani neo liberal sistemin kıskacına girmiş durumda. Dolayısıyla Dünya daha baskıcı, daha otoriter iktidarlarla yönetiliyor ve yönetilmeye devam edecek.

Emperyalist ABD, Dünya’yı özellikle Trump’la birlikte daha çok sarsmaya başladı. Suriye’de, Venezuela’da, Filistin’de, Ukrayna’da yaptıkları ortada….Ortadoğu, 2003’den beri yeniden dizayn ediliyor. Yeniden dizayn edilirken demokrasi götürüyoruz ve nükleer silahlardan arındırmak için müdahale yapıyoruz dense de esas amaçlarının ülkelerin kaynaklarının talan edilmesidir.

Sağ iktidarların tamamının arkasında ABD, İngiltere ve bazı AB ülkeleri hep olmuştur. Örneğin: Menderes’in ABD ilişkileri, her mahallede küçük Amerika yaratma sözleri, Demirel’e Morrison Süleyman denilmesi, Özal’ın Körfeze 1 koyup 3 alacağız demesi, Çiller’in ABD’de yaşarken transfer edilmesi, Erdoğa’nın Irak işgalini TBMM’de geçirmek için kendini ortaya koyması, giderek ilişkilerin Dostum Trump’a dönüşmesi, bizim birkaç noktada eş zamanlı olarak, demokrasi mücadelesini sürdürmemizi gerekli kılıyor.

1 – Anti Emperyalist mücadeleyi,

2 – Kaybettiğimiz rejimi yeniden günün koşullarına uygun hale getirme mücadelesini,

3 – “Demokrasi Güçlerinin Birliği” mücadelesini, ……………….gerekli kılıyor

Sayfama koyduğum çok sayıda yazımda ana muhalefetin sadece birinci parti olması, bu iktidarı sandıkta yenmemizi mümkün kılmayabilar. Çünkü, yapılan bütün araştırmalarda ana muhalefetin oyları hiçbir şekilde % 40’ları aşmadı. Dolayısıyla kazanmak için gereğini yapmadan, kimse hayale kapılmasın.

Türkiye’de 16 milyon 850 bin emelkliden yaklaşık 15 milyonu (Kaynak: SSK Uzmanı Özgür Erdursun), 25.000 ₺ ‘nin altında gelire sahip olmasına rağmen, AKP iktidarı, uluslararası güç odaklarına verdiği söz gereği, emekliye sadece 2000 TL artışı reva gördü. Tek başına bu kararı bile, iktidarı yerle bir etmesi gerekirken, iktidarın oyları neredeyse ana muhalefetin oyları kadar.

Her fırsatta ifade etmeye çalıştım, altılı masa sonuç vermedi ve artık devam etmiyor. Nedenleri de parti içinde konuşulmadı. DEM Partisi hayal kırıklığı içinde, yine CHP kendi içinde parçalı, merkez sağ partiler küçük parçacıklar halinde. Sosyalistler yine çok ve küçük parçalar halinde. O halde kendimize şu soruyu soralım:

BU MANZARA BAŞARI GETİRİR Mİ?

Endişem,bu gidiş başarı getirmez. Çünkü, 84 mitingle içerideki insanları özgürlüklerine kavuşturamadık. Belediye Başkanları, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve çok sayıda muhalif hala tutsak. Can Atalay milletvekili seçilmesine rağmen hâlâ tutuklu. AKP, muhalefet partilerinin hiçbirini dikkate almıyor, parlamentoda çok haklı direnişe (ki, bu konudaki eksiklikleri yazmıştım), yani emekliler için nöbet eylemine rağmen, AKP, emeklilerin açlığa devam etmesini, emeklilere reva gördü. Bu durumu özetlersek: Halk umarsız, muhalefet güven veremediği için kaygan bir zeminde dolayısıyla tek başına iktidarın ip uçları yok henüz. Peki bu durum ortadayken demokrasiyi isteyen muhalefet partileri, bu kısır döngüyü kırabilir mi? Şu ana kadar bu da gözükmüyor. Çünkü merkez sağdan sosyalist sola kadar tüm muhalefet partileri dağınıklığını devam ettiriyor.

PEKİ TOPLUMSAL MHUHALEFET YARATILIRMIK?

Evet! Kesinlikle yaratıla bilinir. Öncelikle ortak noktalar bulunup ve şunlar yapılırsa:

● Yatağına aç giren milyonlarca insanı, kurtuluşlarının bu iktidarın gitmesiyle mümkün olacağına ikna edersek,

● Milyonlarca insanı, adalete, insanca yaşama şansına, demokrasiye ancak bu iktidarın gönderilmesiyle kavuşulacağına ikna edebilirsek,

● Bu iktidarın gitmesinin lafla olmayacağına, tüm muhalif siyasi partileri “bütüncül toplumsal muhalefetin” yaratılmasına ikna edip ve bunun için:

a – Dünkü duruşma bile AKP’nin adalete vurduğu darbeleri resmetti. Pisliğin başı Aziz İhsan Aktaş, tutuksuz yargılanıyor, mahkeme sonrası VİP kapısından ayrılıyor, ancak belediye başkanları tutuklu yargılanıyor. Dolayısıyla bu kör düğümü çözmek mümkün ancak bağımsız yargı, Adalet, özgürlük, Barış, kardeşlik için birlikte hareket edebilirsek,

b – Yoksulların haklarını alabilmesi için, işçiyle, emekliyle, çiftçiyle birlikte iktidara karşı bir duruş sergileye bilirsek yetmez bu duruşu, tüm muhaliflerle birlikte yapabilirsek,

c – Kadın cinayetlerini, ekolojik tahribatı ancak birlikte duruş gösterirsek, önlene bilineceğine herkesi inandırırsak,

d – Eğitim düzenimiz bozulmuştur. Bilimsel eğitim yerini hürafelere bırakmıştır. Laiklik yok edilmiştir. Halka bunu ortak dille anlata bilirsek,

e – Sağlık hizmetleri iktidarın yanlış politikaları yüzünden iflas etmiştir. Dolayısıyla daha iyi sağlık hizmetinin verilebilmesinin ancak iktidarın gitmesiyle mümkün olacağını halka anlata bilirsek,İşte o zaman iktidar değişir ve ülke demokrasiye, özgürlüklere, Barışa, insanca yaşama kavuşur. Onun için ortak sloganımız gerçekten;

#KurtuluşYokTekBaşına,

#YaHepBeraberYaHiçBirimiz, olur!

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir