CHP’li Gökhan Yüksel ; İBB Meclisi’ndeki bütçe konuşmasında, İstanbul için önemli konulara dikkat çekti

İBB 2021 yılı Plan, Bütçesi ve Performans raporları Yenikapı Avrasya gösteri ve sanat merkezinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Başkanlığın da görüşülerek kabul edildi.

CHP’li Gökhan Yüksel ;25 yılda İstanbul’un yapı stoğuyla ilgili ciddi bir adım atamayanların bu konuları sıkılarak, utanarak söylemesi gerekir.

İBB Meclisin de grubu bulunan siyasi partiler adına sırasıyla İyi Parti Grubu adına Grup Sözcüsü ve İBB Meclis Üyesi İbrahim Özkan, MHP’si Grubu adına Silivri Belediye Başkanı ve İBB Meclis Üyesi Volkan Yılmaz, AK Pati Grubu adına Esenler Belediye Başkanı ve İBB Meclis üyesi Tevfik Göksu, CHP Grubu adına Kartal Belediye Başkanı, İBB Meclis Üyesi Gökhan Yüksel söz alarak partilerinin İBB 2021 YILI Plan Bütçesi ve Performans programı hakkındaki görüşlerini dile getirdiler.

CHP İBB Meclis Grubu adına söz alan Gökhan Yüksel sözlerine  

Sayın Başkan, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin kıymetli Meclis Üyeleri, Saygıdeğer basın mensupları,

Ve ekran başında bizleri seyreden sevgili İstanbullular;

Hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkanımız tarafından, sunumu yapılan ve üzerinde konuşmakta olduğumuz, İBB’nin 2021 yılı tahmini bütçesi hakkında CHP Grubunun, görüşlerini paylaşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Öncelikle bütçenin hazırlanmasında emeği geçenler, tüm çalışma arkadaşlarıma buradan teşekkür etmek istiyorum diyerek başladı.

Gökhan Yüksel sözlerini şu ifadeleri kullanarak sürdürdü;

Kartal Belediye Başkanımız Gökhan Yüksel: Depremle ilgili AK Parti’den çok fazla itham geldi. Eğer bu depreme şu kadar az bütçe ayırdınız sözleri Meclis Üyeleri söylese anlarım onların sözlerini burada düzeltmez eleştirmezdim. Fakat Belediye Başkanlarımız gayet iyi bilirler ki sadece kentsel dönüşüm müdürlüğü bütçesiyle açıklanamaz.

25 yılda İstanbul’un yapı stoğuyla ilgili ciddi bir adım atamayanların bu konuları sıkılarak, utanarak söylemesi gerekir dedi.

Değerli Meclis Üyesi arkadaşlarım,

Bugün burada tartıştığımız konuları, evveliyatındaki gerçekliklerle birlikte, bir sebep-sonuç örgüsü içinde ele almamız gerekiyor. Eğer öyle yapmazsak, 16 milyon İstanbullunun hayatını etkileyecek bu bütçe meselesini amacından saptırmış ve gerçekliği olmayan zeminlere kurban etmiş oluruz.

Ben iktisat eğitimi almış ve profesyonel hayatında finans sektöründen gelen bir belediye başkanı arkadaşınızım. Ekrem Başkanımızla birlikte neyi devraldığımız ve bugün üzerine koyduğumuzu net bir şekilde tarif etmeden, burada konuşulan konuların altının hep boş kalacağı kanaatindeyim.

‘’Geçen 25 yılda İstanbul, çok değerli yıllarını kaybetti’’ Dünyanın sayılı metropollerinden biri olan kentimiz, geçmiş yönetim anlayışının elinde, yaşam kalitesi son derece düşük, betonlaşmış, kültürel ve tarihi kimliğini kaybetmiş, en temel altyapı hizmetlerini almaktan ve kentçilik kriterlerini taşımaktan uzak bir hale gelmişti.

‘’Üzülerek ifade ediyorum ki, 2019’da devraldığımız İstanbul, bir KRİZ KENTİ olmuştu’’

Bu denli derin ve yapısal sorunlarla baş etmek, elbette son derece güç. Çeyrek asırda oluşan sorunları ve kök salan kötü yönetim pratiğini; hemen bir iki yıl içinde aşmak çok kolay değil.

‘’Finans sektöründen gelen bir arkadaşınız olarak…’’ 

Sizden devraldığımız finansal tabloları incelediğimde çok sağlıksız bir durum görüyorum. Yani risk penceresinden bakıldığında devraldığımız tablo içler acısı. Bu yüzden küçük siyasi kazançlar uğruna gerçeği gölge etmeyi bırakalım. Konuştuğumuz şey 16 milyon İstanbullunun hakkı, bunu unutmayalım.

‘’Küresel bir pandemi içindeyiz’’

Dünya ölçeğinde büyük bir belirsizlik söz konusu. Birçok sektörde daralma gündemde. Süreç boyunca ekonomisi güçlü devletler, çeşitli fonlar ve desteklerle yurttaşlarının yanında oldular. Böylesi koşullarda, dünyanın tümünde öncelik insana yatırım oldu. İnsan yaşamını ve güvenliğini esas alan harcamalar ve yaklaşımlar öne çıktı. Yaşamın tehdit altında olduğu bir ortamda, aslolan insan yaşamı olmalıdır.

‘’Ülkenin güvensizleşen yatırım iklimine rağmen İBB önemli işlere imza attı’’

Küresel pandemiye, döviz kurunda yaşanan dalgalı ve yüksek seyre, ülkenin güvensizleşen yatırım iklimine, artan iş maliyetlerine ve derinleşen yoksulluk şartlarına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi çok önemli işlere imza atmayı başardı.

Pandemi ile mücadelenin yanında, sosyal yardımlarla halkın yanında olurken, kentin ertelenmiş, ihmal edilmiş çok önemli hizmet kalemlerini de gerçekleştirdi. Altyapıdan kreşlere, sosyal yaşam alanlarından, ulaşım ağlarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar hayata geçirildi dedi.

Yüksel Sözlerine şu ifadeleri kullanarak devam etti;

Değerli arkadaşlar…

‘’Hepimiz İstanbul’u özlüyoruz’’

Sizler İstanbul’un çocuklarısınız. Hangi partiden olursak olalım, nerede büyümüş, hangi evlerden gelmiş olursak olalım buradayız, bu kente tüm kalbimizle bağlıyız.

Hepimiz İstanbul’u özlüyoruz.

Nerede bu İstanbul?

 Nerede kaybettik biz İstanbul’u…

Bu “kayıp” İstanbul’un değerlerini yeniden anımsamak gerekiyor…

Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi nasıl bu hale geldi?

Tarihi yarımadamızın silueti nasıl gökdelenlerle parçalandı.

Kentin en önemli buluşma noktalarından biri olan Esenler Otogarı nasıl korkulan bir mekân haline dönüşmüştü?

Galataport, Kabataş Martı, Tarlabaşı, Sulukule… Kentin hafıza mekânları hızla dönüştürüldü ve İstanbullu kendi şehrine yabancılaştırıldı.

Hatta Sulukule örneğindeki gibi bazı İstanbulluların önlerine ÇİT ÇEKİLDİ!

Bizlere emanet olan bu alanlar önce birer çöküntü alanı haline getirilen bu alanlar sonra tektipleşmiş halde karşımıza çıktı.

İstanbul deprem riskini birinci dereceden yaşan bir kentti. O yıllarda dünyanın önde gelen bilim insanları geldiler, araştırma – inceleme raporlar yayımladılar. Bu kentin yapı stoğunun dönüşmesi gerekiyordu.

‘’25 yılda bu konuda inanılmaz bir başarısızlıkla karşı karşıya kaldık. Kentin orman alanlarında, kamusal arazilerinde gökdelenler yükseldi, lüks yapılar ortaya çıktı ama kentin dönüşmesi gereken alanları kaderine terk edildi dedi.’’

Yüksel şu ifadelerle sözlerine devam etti;

Değerli İstanbullular; Bize teslim edilen İstanbul iflasın eşiğindeydi. Ben şimdi sizinle bazı rakamları paylaşmak istiyorum:

‘’GELİR-GİDER DENGESİ’’

2013 yılında gelir-gider dengesine baktığımızda artı 340 milyon TL veren İBB bütçesi, 2016 yılında eksi 3.5 milyar, 2017 yılında eksi 5 milyar TL, 2018 yılında eksi 4 milyar TL gibi miktarlarda büyük açık vermiş.

‘’GÜNCEL BORÇ’’

2014 yılında İBB borç stoku 6 milyar TL idi. 2019’da bu meblağ 24 Milyar TL’ye çıktı. Bu nasıl oldu arkadaşlar? Bu tabloya nasıl gelindi?

Yönetimi devralındığımızda 30 iştirak vergi ve SGK borcuyla karşı karşıyaydı ve ihalelere girilmeyecek durumdaydı. Sadece o borçları kapatmak için 600-700 milyon TL oraya harcandı.

‘’FAİZ’’

Oluşan bu borç stoğu İBB bütçesine büyük bir faiz yükü getirdi. İBB 2016 yılı bütçesinde 118 milyon TL olan faiz ödemeleri, 2019 yılı bütçesinde 1.1 milyar TL’ye yükseldi. Yani 3 yılda tam 10 kat artan bir faiz ödemesinden bahsediyoruz. Görülüyor ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıllarda faiz lobisine çalışmış. Demek ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıllarda faiz lobisine çalışmış. Eski yönetim anlayışının faiz yükü mevcut İBB yönetimini de zorlayan bir faktör olarak önümüzde duruyor.

Temel atma törenleri yapılmış, müjde diye haberlere konu edilmiş şantiyeler durmuş durumdaydı. Kapalı otopark, metro, park, okul, yurt ya da teknik alan gibi projeler bir çivi bile çakılmadan bekliyordu.

Yanlış planlanmış yatırımlar da bu süreçte bizi zorladı. 12 Metro çalışmasının 10’u durmuş durumdaydı. İstanbul’un altında kazılmış 18 metro tüneli ise çökme tehlikesi içindeydi ve kenti tehdit ediyordu.

Önceki yönetim anlayışından çok kötü bir tablo devraldık. Raylı sistemler için çekilen krediler bugün katlandı. İstanbulluya reva görülen döviz bazında borç stoku ve kötü miras olumsuzlukların artmasına yol açtı. Döviz konusunda sorumlu kişilerin kamuoyunda sergiledikleri lilakaysız yaklaşımlarla bu borç stoğu TL cinsinden katlandı.

‘’İSTANBUL PES ETMEDİ’’

Tüm bunlara rağmen, İstanbul pes etmedi. Yaşayan, üreten, söz söyleyen bir kent olarak kalmaya devam etti.

Biz bu “Kayıp” İstanbul’u kayıplardan geri döndürmek için son 1,5 yıldır çok emek sarf ediyoruz.

Şehri kendi kimliğine döndürmek için, çocuklarımıza yaşanabilir, kimlikli ve geleceği olan bir kent bırakabilmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz dedi.

Yüksel sözlerine birkaç örneği sizlerle paylaşmak istiyorum diyerek devam etti;

‘’RAYLI SİSTEMLER’’

•       Durdurulan metro inşaatları yeniden başladı. 24 saat ulaşım hizmeti başladı.

•       Yakın dönemde Mecidiyeköy – Mahmutbey metro hattını hizmete açtık. Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı Ekim 2013’de ihalesi yapılarak Ocak 2014’de yapımına başlanmıştı. Mecidiyeköy-Mahmutbey (18km ve 15 istasyon) kesimi getirilerek  28.10.2020’de açıldı.

•       Cibali-Eminönü-Alibeyköy tramvay hattının ilk trenleri alındı. Alibeyköy-Cibali arası (9 km ve 12 istasyon) 01.01.2021 kısmi açılış hedefi doğrultusunda çalışmalar devam etmektedir. Cibali-Eminönü arasının (1,1 km ve 2 istasyon) yapımı Unkapanı köprülü kavşağın revizyonu ile birlikte planlanmakta olup 30.10.2022’de açılması hedeflenmektedir.

•       Rumeli-Hisarüstü-Aşiyan Füniküler Hattı’nda ilk aracın sahaya geliş tarihi Temmuz 2021 olarak planlanmaktadır. Levent- Hisarüstü metrosu ile entegre olan füniküler hattının Aşiyan istasyonu önünde şehir hatlarına ait iskele kurularak, boğaz geçiş hatları ile raylı sistem ağının deniz yollarına entegrasyonu güçlendirilmesi   planlanmaktadır. Ekim 2021 açılış hedefi doğrultusunda çalışmalar devam etmektedir.

•       İkitelli-Bahariye kısmi metro hizmete sunulacak

‘’YEŞİL ALANLAR VE MEYDANLAR’’

2020 Yılında Hayata Geçirilen Yeşil Alanlar

•       Toplamda 3.4 milyon metrekarelik Kemerburgaz Kent Ormanı ve Atatürk Kent Ormanı’nı hizmete açtık.

•       Kemerburgaz Kent Ormanı: 1.600.000 m²’lik alanda proje uygulaması yapılarak pasif yeşil alan aktif yeşil alana dönüştürülmüştür.

•       Atatürk Kent Ormanı: 1.800.000 m²’lik pasif yeşil alan halkın kullanımı için aktif yeşil alana dönüştürülmüştür.

•       Yakuplu Kent Ormanı tamamlanmak üzere. 52.810 m²’lik ağaçlık alanın projesi hazırlanarak uygulama aşamasına geçilmiştir. 2020 aralık sonunda tamamlanacaktır.

•       6 yeni yaşam vadisinin yapımı başladı. 1.7 milyon ağaç, 22 milyon çiçek dikildi. Ayrıca aralarında AYAMAMA Yaşam Vadisinide bulunduğu 8 yeni yeşil alanı İstanbul’a kazandıracağız.

2021 Yılında Hayata Geçirilecek Yeşil Alanlar

•       Çekmeköy Rahmi Demir Kent Ormanı (B Tipi Mesire Alanı: 345.000 m²’lik alan

•       Çekmeköy Muhsin Yazıcıoğlu Kent Ormanı (B Tipi Mesire Alanı): 55.000 m²’lik alan

•       Pendik Yaşam Korusu-1.Etap: 160.000 m²’lik alan

•       Silivri Boğluca Vadisi: 59.550 m²’lik alan

•       Atatürk Kent Ormanı Derbent Bölümü: 11.750 m²’lik alan

•       Cibali-Alibeyköy Cep Otogarı Tramvay Hattı Çevresi: 190.500 m²’lik alan

•       Büyükçekmece Havzası: 6.500.000 m²’lik alan 

•       Ortaköy Vadisi: 216.760 m²’lik alan

•       Ayamama Yaşam Vadisi: 1.200.00 m²’lik alan

‘’MEYDAN PROJELERİ’’

2021 Yılında Tamamlanacak Meydan Projeleri

8 farklı ilçede yaklaşık 145.000 m2 meydan düzenleme çalışması 2021 yılında tamamlanacaktır.

       Fatih Beyazıt:                     38.500 m2

       Bağcılar Meydan:             43.000 m2

       Gaziosmanpaşa Merkez Mah.   17.940 m2

       Tuzla Tahaffuzhane:                   6.000 m2

       Ümraniye 15 Temmuz:              8.750 m2

       Küçükçekmece Cennet:           11.600 m2

       Bayrampaşa Kartaltepe:                     3.500 m2

       Beyoğlu Piyalepaşa:                  16.000 m2

      

‘’Ekrem Başkana Atıf; Sayın Başkanım çok demokratsınız, bunların hepsi AKP’li belediyelerin hizmeti. Sizden önceki Belediye Başkanı oyu en çok aldığım ilçelere hizmet götürdüm diyor.’’

‘’YOL VE YAĞMUR SUYU KANALLARI’’

•       İstanbul tarihinde artık bir yılan hikayesine dönen ve eylemlere konu olan Kurbağalıdere ıslahını tamamladık. Temizlendi, canlandı, koku sorunu aşıldı.

•       Üsküdar ve Tuzla’da da su baskınlarına karşı altyapı sorunları giderildi.

•       Beşiktaş’ta altyapı sorunları çözüldü. Yağmur suyu denize, pis su arıtma tesisine aktarılıyor. Yağmur taşmalarının önüne geçilecek

•       Kartal’da da altyapı sorunlarına karşı çalışmalar yapıldı. İSKİ ile yağmur baskınları engelleniyor.

•       EK İLÇELER GELECEK.

‘’ATIK VE ARITMA’’

•       Ataköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin ikinci etabı açıldı. 84 milyon avroluk yatırımla tesisin kapasitesi 600.000 m3’e yükseldi. 2.4 milyon kişiye hizmet ediyor.

•       Seymen Çöp Gazı Enerji Üretim Tesisi’nin ilk etabı 130 milyon liralık yatırımla faaliyete alındı. Tamamı bitince dünyanın çöp gazından elektrik üreten en büyük tesisi olacak.

•       EK TESİS VARSA GELECEK.

‘’SOSYAL YARDIMLAR’’

•       2020 yılında gıda paketleriyle, ayni, nakdi ve kredi kartı yardımlarıyla 1 milyondan fazla haneye yardım ettik.

•       15 kreş tamamlandı, devamı yolda.

•       Her ay 250 bin aileye sosyal destek, 500 bin aileye koli ve 95 bin çocuğa eğitim desteği.

•       30 bin üniversiteliye eğitim desteği, öğrenci karta yüzde 40 indirim.

•       Halk Süt projesi kapsamında 115 bin çocuğa her ay süt dağıtımı yapılıyor.

Belki en önemlisi kentin deprem karnesini çıkarıldı. Beklenen büyük depreme yönelik risk analizi yapıldı. Bu analizler İstanbullularla açık biçimde paylaşıldı. 

Bu projelerle kısa sürede İstanbullular bu şehirde nefes aldı, yaşadı, sevdi, çalıştı, oynadı, kutladı.

Ve yeniden büyük hayaller kurarak bu ülkenin geleceğinin şekillenmesine yardımcı oldu.

İstanbul Türkiye’nin daha iyi bir gelecek umududur. Hikayesidir. Kayıp bir İstanbul, Kayıp bir Türkiye’dir.

Devraldığımız kötü yönetim tablosuna rağmen, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik darboğaza ve buna eklenerek şartları ağırlaştıran küresel pandemiye rağmen büyükşehir belediyemiz halkın kaynaklarını son derece verimli kullanmış ve geleceğini de bu yönde doğru planlamıştır.

Aslolan insan yaşamıdır. + 2021 bütçesini böyle okumak gerekir. Sayılardan, yüzdelik hesaplarından daha önemli olan bu kentin insanlarının mutlu ve güvenli bir yaşam sürmeleridir.

Bizim işimiz ise bu kentin esenliği için çalışmaktır dedi.

Kartal Belediye Başkanı ve İBB Meclis üyesi Gökhan Yüksel konuşmasını; Değerli Meclis Üyeleri buradan seslenmek istiyorum bizi dinleyen İstanbullulara:

İSTANBUL YALNIZ DEĞİLDİR.

İSTANBUL KAYIP DEĞİLDİR.

İSTANBUL ESKİ IŞILTISINA MUTLAKA AMA MUTLAKA DÖNECEK.

BUNU HEP BİRLİKTE YAPACAĞIZ!

Bazıları bu kentin 16 milyon insanı için çalışan Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu iş yapamaz hale getirmeye çalışıyor olabilir.

Bilsinler ki aslında onu değil 16 milyon İstanbullunun mutluluğunu engelliyorlar.

Ama biz İstanbul’u hak ettiği seviyeye taşımaya kararlıyız.

Bu yoldan da asla geri dönmeyeceğiz.

Hepinizi, buradaki tüm Meclis Üyesi arkadaşlarımı bu hikâyenin bir parçası olmaya davet ediyorum ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir