Bitmeyen Kavga Bitttttttt

Nere de Kalmıştık

Çağrımdır TBMM de gurubu bulunan Türkiye Cumhuriyetinin dört siyasi partisinin Genel Başkanına ve Millet vekillerine.

Yol yakınken Cumaya henüz gelmemişken AKP,CHP,HDP,MHP Türkiye Cumhuriyetinin dört siyasi partisin TBMM bulunan her vekiline sesleniyorum bu cennet Vatanın bölünmesine parçalanmasına kapı açacak bu yanlış kararın ortağı olmayın Hayır deyin.

Aklın Yolun da birleşin oturun çiçek bahçesine dönüştürün bu güzel vatanı…

Türkiye Cumhuriyeti Halkları olarak biz sizden bunu bekliyoruz.

İşin neresinden bakarsan bak aptalca 550 Millet Vekili kapsayan bir Anayasa değişikliği yapılmaz ise işin içinden çıkılmaz hal alır ki bu güzel cennet Vatan yaşanmaz hale gelir.

Kendi ayağına kurşun sıkmak gibi bir şey işte.

”Hani Atalarımız derler ya bir deli kuyuya bir taş atmış 40 akıllı çıkaramamış” bu günkü geldiğimiz durumun tam olarak özeti bu aslında.

Bu güne kadar ki uygulamalar ne işe yaradı ki tek değişen şey eskiden dağlarda idi her şey  şimdi şehir de bırakın Ülkemizin güney doğusundaki illerimizi Başkent de ,Büyük metropol kentlerimiz de boy gösterir hale geldi adına terör denilen şey.

Önceleri baskı zulüm uygulandı dağa çıkarıldı yıllarca süren bitmeyen kavga, savaş sonuç 50.000 aşkın ölüm binlerce sakat bıraktık gerimiz de . Hani bir de harcana trilyonlarca dolar ülkenin kaynağı açlığa mahkum edilen milyonlarca insanımız nerede ise 15 milyon issiz.

Ağzını açan dış mihraklardan bahsediyor. Peki bunları kim yaptırdı bize ne kadarda unutkan oldu değilmi yakın tarihimizi bile hatırlamaz sorgulayamaz olduk … Ne demişler ağlarsa Anam ağlar gerisi yalan ağlar 50.000 şehidin sadece ama sadece Anası ağlıyor.

”Gerisi nutuk atmakla meşgul Şehitler ölmez diye hele git bir sor bakim Annelerine ölüyor muymuş ölmüyor muymuş.” Her sabah uyandığın da ,her odaya dalışında ,gelinine torununa baktığında, akşam olup başını yastığına koyduğun da yastığına akıtıyor göz yaşlarını Analarımız, aşına katıyor göz yaşlarını.

Önceleri evlerinden edip dağlara çıkardık dağları meşrulaştırdık ardından işin içinden çıkamadık her nutuk atan devlet büyüğümüz üç beş çapulcu dediler bunlara pabuç bırakmayız dediler. Bir 50.000 de oradan öldü ama sonuç hep aynı bitmek tükenmek bilmiyor üç beş çapulcu nasıl bir şey ise sonra isin aslının böyle olmadığını gördük.

Yalandan sonuç alınmayacak çözüm süreçleri edindi devlet büyüklerimiz sözde bitecekti bu kavga kardeş olacaktık oda olmadı birde baktık ki inmiş kavga şehirlere hendekler açılmış çukurlar kazılmış ülkemizin dört bir yanını sarmış sarmalamış kavga, bitmek bilmiyor bir türlü bitmeyen kavga.

Önceleri yaylalar meralar yakıldı bir kısmı dağa diğer bir kısmı şehirlere doldu, sonra köyler boşaltıldı dağları koklaştırdık şehirleri yaşanmaz hale çevirdik gene bitmedi bitmeyen kavga.

Öyle ya Devlet büyüklerimiz yalan mı söyleyecek dış mihraklar yapıyor bu işleri kökleri dışarda .

Yüreği yanamayanlar ne bilirler ki canın yittiğinden gözünü dikmiş dünya malına üstüne üstlük yetmezmiş gibi bir de Başkanlık istiyorlar. Şimdi geldik mi jurnanın zırt dediği yere neyimmiş Analardan başka kimse ağlamazmış.

Ölüyor İnsanlarımız bu taraftan o taraftan ağlıyor Analarımız.

Şu dış mihraklar ne kadar akıllıymış değil mi işi gücü bırakmış sabah akşam bizimle uğraşıyorlar.

Üstüne üstlük teknolojilerini geliştirip uzayda cirit atıyorlar dünya ölçeğinde bütün markalar onların bizim ülkemizin duvarlarını süslüyor, tabelalar cabası evlerimiz de hep o ürünleri tüketiyoruz.

Neden peki biz çok mu aptalız.?

Hani öğünüyoruz ya 600 yıllık şanlı geçmişimiz de var çok büyük devletmişiz 7 cihana dünyayı dar etmişiz sonuç gelmişiz mandaya kendimizi teslim etmişiz . Ömürler boyunca hep savaşmışız ama küle dönmüşüz yana yana .

Sonra Mustafa Kemal Atatürk çıkmış yola 19 mayıs da Samsundan silah arkadaşları ile Anadolu’ya küllerinden güçlü Laik, Demokratik, Cumhuriyeti oluşturup yeniden Adında Türkiye Cumhuriyeti demiş hilafete son vermiş Ulus devletler arasında ülkemiz yerini almış uzunca bir uğraşın ardından 10 yılda demir ağlarla örülü güzel yurdumuzun Fabrikaların da dumanlar tütmüş tarımını geliştirmiş kardeşlikler pekişmiş.

Dış mihraklara karşı neler yapılıyormuş değimi.

Şimdi dönelim tekrar günümüze akıl var izan var.

Tamı tamına 4.944.460 seçmenin oyunu alarak TBMM üçüncü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisin de dördüncü olan bir siyasi partiyi HDP hedef alarak geriye kalanı da diğer muhalefet partilerinden tamamlayarak garnitür olsun diye birkaç vekilde kendinizden katarak ne adaleti sağlayabilirsiniz ne de sorunları çözebilirsiniz.

Yapacağınız bu hareket daha önceden dağları meşrulaştırdığınız gibi şimdi de hendekleri çukurları meşrulaştırmaktan başka hiç bir işe yaramaz. Evet adına terör denilen şey ile mutlaka mücadele edilmeli ama Türkiye Cumhuriyetinin dördüncü siyasi partisini TBMM dışına atmak sizi hiç bir zaman haklı kılmaz ve daha fazla kaos yaratmaktan başka hiç bir işe yaramaz .

Şimdi henüz zaman varken aklın yolunu kullanmanın tam zamanıdır işte…

TBMM de gurubu bulunan 4 siyasi partinin her vekiline büyük iş düşmektedir. Cuma gününe henüz vakit varken bu kararlarını tekrar gözden geçirmeleri ve uçurumun eşiğine gelen ülkemizi çekip çıkarmaları gerekmektedir.

Aklın yolunu kullanırlar ise mümkün elbette hem de tüm dış mihraklara rağmen mümkün…

Anayasayı değiştirip dokunulmazlıkları kaldırmak mı istiyorsunuz sizleri seçen millet ile eşit olmak istiyorsanız kürsü dokunulmazlığı dışında tüm suçlar için 550 Milletvekili için ve Başbakan hatta Cumhur Başkanını da kapayacak sekil de yaparsınız sorunu çözersiniz. Bunu yaparsanız hiç bir dış mihrak tek bir Türkiye cumhuriyeti Vatandaşını bile kullanmaya cesaret edemez inanın ki edemez.

Öncelikle sizler adına terör denilen şeyin beslendiği kanalları tıkamalısınız…

Bunu da ancak ve ancak demokrasinin önünü açarak yapabilirsiniz. Hiç bir silah yoktur ki insan aklından üstün olsun üstün olsa idi insanı o yapardı değil mi hal bu ki silahı yapan insan neden barışı yapamaz .

Yıkın gitsin etrafınız da ki zırhlarınızı özgürleşin kendinizi tutsak etmek niye öldüre öldüre nereye kadar gideceksiniz bu sözüm her taraf için geçerli.

”İçin de insan olmayan yıkık bir kentin Fatihi olsan ne yazar sultanı olsan ne yazar Başkanı olsan ne yazar…”

”Hangi sultanlık hangi başkanlık akan bir damla insan kanına değer ki …” Hangi ananın bir damla göz yaşına değer düşünün..

Ne kadar zorlarsanız zorlayın hangi rüyaya yatarsanız yatın Cuma günü yapılacak oylamada anayasa değişikliği gerçekleşmeyecek işin sonun da referandum var ki öyle görünüyor.

Biz inandığımız değerlerden insanlığımızdan ödün vermeyeceğiz daha fazla Anaları ağlatmanıza müsaade etmeyeceğiz bu sözüm her tarafadır.

Çağrımdır TBMM de gurubu bulunan Türkiye Cumhuriyetinin dört siyasi partisinin Genel Başkanına ve Millet vekillerine.

Yol yakınken Cumaya henüz gelmemişken AKP,CHP,HDP,MHP Türkiye Cumhuriyetinin dört siyasi partisin TBMM bulunan her vekiline sesleniyorum bu cennet Vatanın bölünmesine parçalanmasına kapı açacak bu yanlış kararın ortağı olmayın Hayır deyin.

Aklın Yolun da birleşin oturun çiçek bahçesine dönüştürün bu güzel vatanı…

Türkiye Cumhuriyeti Halkları olarak biz sizden bunu bekliyoruz.

Sevgilerimle

Ramazan Yiğit/19.05.2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir