TİP LGBTİ+ Bürosu: Açlığın üstünü ‘kutsal aile’ masalıyla örtemezsiniz!
Mayıs ayının son haftasının “Milli Aile Haftası” ilan edilmesi üzerine açıklama yayınlandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) LGBTİ+ Bürosu, Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle “Aile ve Nüfus On Yılı” ile mayıs ayının son haftasının “Milli Aile Haftası” ilan edilmesi üzerine yayınladığı yazılı açıklamada, “Kendi yarattıkları krizin faturasını ödememek için, hedef tahtasına bir kez daha LGBTİ+’ları koyuyorlar” ifadelerine yer verdi.
“İktidar, bu ilanı kime yapıyor? Yoksulluk sınırının da altına itilen, bir simit ve bir çayın dahi çok görüldüğü bu halka mı?” sorusunun yer aldığı açıklamada, iktidarının hedefinin aileyi korumak olmadığı vurgulandı.
Açıklamada, “Yoksulluğa mahkum ettiğiniz madencilerle, hakkını gasbettiğiniz işçilerle, barınma hakkı elinden alınan gençlerle, katledilen kadınlarla ve varoluşu hedef gösterilen tüm LGBTİ+’larla birlikte eşit, özgür ve sömürüsüz bir ülkeyi omuz omuza kuracağız” ifadeleri de yer aldı.
‘TİP LGBTİ+ BÜROSU OLARAK BU İKİYÜZLÜ POLİTİKAYI REDDEDİYORUZ!’
TİP LGBTİ+ Bürosu tarafından yayınlanan, “Açlığın Üstünü ‘Kutsal Aile’ Masalıyla Örtemezsiniz: Kara Düzeninize Karşı Renklerimiz Var!” başlıklı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Saray rejimi, her geçen gün derinleşen ekonomik çöküşün, yoksulluğun ve sömürünün üstünü örtmek için en iyi bildiği silaha, nefrete sarılıyor. Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ile mayıs ayının son haftasını ‘Milli Aile Haftası’ ilan ederek, sahte bir ahlak bekçiliğine soyunuyorlar. Kendi yarattıkları krizin faturasını ödememek için, hedef tahtasına bir kez daha LGBTİ+’ları koyuyorlar.
TİP LGBTİ+ Bürosu olarak bu ikiyüzlü politikayı reddediyoruz!
‘DERSLERDE AÇLIKTAN BAYILAN ÇOCUKLARIN AİLELERİ ASIL SEFALETLE TEHDİT ALTINDA DEĞİL Mİ?
‘Aile için tehdit LGBTİ+’lar’ yalanına karşı, iktidarın yarattığı enkazın ortasından soruyoruz:
• Sırf son iki yılda birinci derece yakını erkekler (baba, abi, eş, eski koca, sevgili) tarafından öldürülen kadınların hesabı sorulmuş mudur, annesiz bırakılan çocuk sayısı kaçtır ve bu çocuklar için devlet ne yapmıştır?
• Devletin hiçbir şekilde politika geliştirmediği, kadınların politik ve hukuki dayanağı İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiği süreçte artan ev içi şiddet nedeniyle kaç aile yıkılmıştır? Ev içi şiddet nedeniyle kaç aile tehdit altındadır?
• MESEM cenderesinde, üç kuruş stajyer parası için pres makinelerinde, iskelelerde can veren çocukların karşı karşıya kaldığı bu düzene karşı ne yapılıyor?
• Okullarda çocuklara bir öğün ücretsiz yemeği çok gören, tasarruf bahanesiyle minik bedenleri derslerde açlıktan bayılmaya ve yatağa aç girmeye mahkûm eden bu düzende, o çocukların aileleri asıl bu sefaletle tehdit altında değil midir?
• Aylarca maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya 180 kilometre çıplak ayakla yürüyen, polis şiddetine maruz kalan ve Kurtuluş Parkı’nda açlık grevine sürüklenen Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı hukuksuzluk nedeniyle kaç aile tehdit altındadır? Yoksullukla adaletsizlikle sınanan kaç aile vardır?
‘ÜLKEDEKİ HER 3 İNSANDAN 2’SİNİ BORÇ VE İCRA KISKACINA MAHKÛM EDEN BU SİSTEM AİLELER İÇİN TEHDİT DEĞİL Mİ?’
• 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalan on binlerce insanın ardından, sorumlular hâlâ cezasızlıkla korunurken, elini kolunu sallayarak gezen müteahhit ortaklarınızın yarattığı yıkımla karşı karşıya kalan kaç aile vardır?
• Gelecek kurma hayali dahi kuramayan, evlenebilmek için bile gece gündüz köle gibi çalışmak zorunda kalan gençlerin; ülkedeki her üç insandan ikisini banka borçlarına ve icra kıskacına mahkûm eden bu sistem aileler için tehdit değil midir?
• Yedili çalışma sistemine ve vergi kesintilerine itiraz ettiği için Kod 22 ile kapı önüne konulan ve gözaltına alınan Antep’teki Akcanlar Tekstil işçilerinin ailelerinin içine itildiği bu hayatın hesabını kim verecektir?
• Sefalet zamlarına karşı boykot başlatan Migros depolarındaki 5 bin 500 işçinin, yoksulluk sınırının altındaki ücretlere isyan edip kenti durduran İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki 23 bin emekçinin kuramadığı ailelerin hesabı soruluyor mu?
• Yoksa asgari ücretin açlık sınırının yaklaşık 8 bin lira altında kaldığı bu düzende, sırf 2024 yılında geçim sıkıntısı yüzünden yaşamına son veren 402 yurttaşımızın geride bıraktığı ailelere ne olmuştur?
Tüm bu soruların her birinin yanıtsız kalmasının nedeni sizin bu sömürü çarkınız, kara düzeninizdir!
‘SİZ AİLEYİ KORUMUYORSUNUZ, YANİ AÇLIĞI VE SÖMÜRÜ ÇARKINIZI GİZLEMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ!’
Kimin ailesini kutluyorsunuz? Siz aileyi korumuyorsunuz. ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan eden iktidar, bu ilanı kime yapıyor? Yoksulluk sınırının da altına ittiğiniz, bir simit ve bir çayı dahi çok gördüğünüz bu halka mı? Yoksa yıllardır kamu kaynaklarını aktardığınız patronlara, holdinglere; ülkenin toprağını parsel parsel devrettiğiniz çevrelere mi? Devletin tüm gücünü kendisine kalkan edip kadınları öldüren ortaklarınıza mı? Lüks sofralarda pirzola yiyip, halka bakarak ‘gerekirse simit çay da yeriz canım’ diyen kibirli vekillerinize mi?
Siz aileyi korumuyorsunuz. Siz, Saray’ın şatafatlı sofralarında pirzola yiyip, halka şükür ve sabır telkin eden kendi zengin, sömürücü ailelerinizi koruyorsunuz! 25 milyon insanımız yoksulluk riskiyle Avrupa’da ilk sıradayken ve son dört yılda bin 301 kişi çaresizlikten, geçim derdinden hayatına son vermişken, siz ‘cinsiyetsizleştirme’ adında hayali bir düşman yaratarak gerçek düşmanı, yani açlığı, yoksulluğu ve sömürü çarkınızı gizlemeye çalışıyorsunuz.
‘LGBTİ+’LAR; BU ÜLKENİN İŞÇİLERİDİR, İŞSİZLERİDİR, BARINAMAYANLARIDIR’
İktidarınız boyunca grevini yasakladığınız 200 bini aşkın işçinin öfkesini LGBTİ+’lara yönelterek sınıfı bölemezsiniz! Genelgede ‘zararlı akım’ diyerek hedef gösterdiğiniz LGBTİ+’lar; bu ülkenin işçileridir, işsizleridir, barınamayanlarıdır, öğrencileridir. İşyerlerinde ilk işten çıkarılan, kimliği yüzünden istihdama katılamayan, ev sahipleri tarafından kapı önüne konulan LGBTİ+’ların yaşadığı şiddet, sizin bu düşmanlaştırıcı politikalarınızın doğrudan sonucudur. “Dijital Kalkan” diyerek sansürü meşrulaştırmanız, tükenmiş bir iktidarın son çırpınışlarıdır.
Mayıs bizim için emeğin mayısıdır! Mayıs ayının son haftasını ‘Aile Haftası’ ilan edenlere hatırlatıyoruz: Mayıs ayı, Türkiye işçi sınıfı ve ezilenleri için 1 Mayıs’tır! Emektir, direniştir, Taksim’dir, dayanışmadır! ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ halkın karnını doyurmuyor, ocağında yemeğini pişirmiyor. Ve LGBTİ+’lar bu halkın bir parçasıdır; içerisindedir, burada yaşamaya da onurla devam edecektir. Siz önce iktidarınızda ülkeyi sürüklediğiniz sefaletin, bu adaletsizliğin adını koyun ve hesap verin; LGBTİ+’ları hedef göstermekten vazgeçin!
‘GÖKKUŞAĞININ RENKLERİNİ, KARA DÜZENİNİZİN SİYAHIYLA KARARTMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ!’
Bizler, yoksulluğa mahkum ettiğiniz madencilerle, hakkını gasp ettiğiniz işçilerle, barınma hakkı elinden alınan gençlerle, katledilen kadınlarla ve varoluşu hedef gösterilen tüm LGBTİ+’larla birlikte eşit, özgür ve sömürüsüz bir ülkeyi omuz omuza kuracağız. Gökkuşağının renklerini, kara düzeninizin siyahıyla karartmanıza izin vermeyeceğiz. Emeğimizle var ettik, onurumuzla yıkacağız!”



