TİP Kent ve Ekoloji Bürosu: Sömürge madenciliğini durdurun!
Yayımlanan raporda, “Bu bir şirket raporu değil, bir sistem raporudur. Altın madenciliği adı altında yürütülen faaliyetler; tarımı, hayvancılığı ve yerel yaşamı tasfiye ederken, kamu kaynaklarını çok uluslu şirketlere ve onların yerli taşeronlarına aktaran bir sömürü modeline dönüşmüştür”denildi.

TİP Kent ve Ekoloji Bürosu Raporu SSR Mining ve Sömürge Madenciliği AğıSSR Mining ve Sömürge Madenciliği Ağı
Türkiye İşçi Partisi Kent ve Ekoloji Bürosu, Kanada merkezli çok uluslu madencilik şirketi SSR Mining Inc’nin Türkiye’deki faaliyetlerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı.
Rapor, 13 Şubat 2024’te Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen liç yığını çökmesi sonucu 9 işçinin yaşamını yitirmesinin ardından, bu felaketin nedenlerini ve arkasındaki yapısal, siyasal sorumluluk zincirini görünür kılmak amacıyla hazırlandı.
Rapor; SSR Mining’in küresel şirket ağı, Türkiye’deki ortaklık yapıları, Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik ile kurulan ilişkiler, MAPEG eliyle yürütülen ruhsat ve teşvik süreçleri, kapasite artışları, siyanür sızıntıları ve işçi ölümleri üzerinden çok katmanlı bir inceleme sunuyor.
İliç’te 9 İşçi, Küresel Bir Şirketin Gölgesinde
13 Şubat 2024’te Çöpler Altın Madeni’nde göz göre göre gelen liç yığının çökmesiyle, Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara yaşamını yitirdi.
Raporda, bu felaketin “kaçınılmaz bir kaza” değil, kapasite artışları, denetimsizlik, teşvikler ve siyasi ilişkiler ağıyla örülmüş sistematik bir sürecin sonucu olduğu vurgulanıyor.
Raporun Öne Çıkardığı Başlıklar
- Türkiye’de 1985 sonrası madencilik mevzuatının çok uluslu şirketler lehine nasıl değiştirildiği
- MAPEG’in ruhsatlandırma ve teşvik süreçlerindeki rolü
- SSR Minin’’in Türkiye’de 8 bağlı şirket ve çok katmanlı ortaklık ağı üzerinden faaliyet yürütmesi
- Çöpler Maden Projesi’nde kapasite artışları ve ÇED süreçleri
- 2022 siyanür sızıntısı ve ardından verilen takipsizlik kararları
- Devlete ödenen pay ile sağlanan teşvik ve vergi indirimleri arasındaki çelişki
“Bu Bir Şirket Raporu Değil, Bir Sistem Raporudur”
TİP Kent ve Ekoloji Bürosu tarafından hazırlanan raporda, SSR Mining’in Türkiye’deki varlığının şirket faaliyeti sınırlarını aştığını; ruhsat, teşvik ve ortaklık mekanizmaları üzerinden şekillenen çok katmanlı bir ilişki ağına dayandığını gösteriyor.
Raporda şu vurgu öne çıkıyor:
“Altın madenciliği adı altında yürütülen faaliyetler; tarımı, hayvancılığı ve yerel yaşamı tasfiye ederken, kamu kaynaklarını çok uluslu şirketlere ve onların yerli taşeronlarına aktaran bir sömürü modeline dönüşmüştür.”
“Sömürge Madenciliğini Durdurun”
Raporda, Türkiye’deki altın madenciliği modelinin doğa talanı, işçi ölümleri ve yerel halkın ekonomik bağımlılığı üzerinden ilerlediği ifade edilirken; ekolojik yıkımın ve iş cinayetlerinin politik sorumluluğuna dikkat çekiliyor.
Türkiye İşçi Partisi, sorumluların yargılanması, tüm izin ve ruhsat süreçlerinin kamu denetimine açılması ve ekolojik yıkıma neden olan projelerin durdurulması çağrısında bulunuyor.



