Tarihi Su Kemerleri ve Doğal Yaşam Alanlarımız Tehlike Altında!
Kemerburgaz ve Göktürk sakinleri olarak, bölgenin tarihini, doğasını ve yaşam alanlarımızı korumak için imar planlarına karşı hukuki mücadelemiz devam etmektedir. Kemerburgaz ve Göktürk mahallesi sakinleri ve komşuları olarak, Tarihi Su Kemerlerinin yanındaki 60.000 metre kare tarla alanının hukuka aykırı şekilde yapılaşmaya açılmasına ilişkin imar planlarının iptal edilmesi için davamızın takipçiyiz.

İmar planlarının şehircilik ilke ve esaslarına, planlama mevzuatına ve en önemlisi kamu yararına uygun olması temel kuraldır. Bu nedenle imar planlarından doğrudan etkilenecek vatandaşlar olarak Danıştay dava açma hakkımızı kabul etmekte olup sağlıklı ve düzenli bir çevrede yaşama hakkımız yasal düzenlemeler ile koruma altına alınmıştır.
Onaylanan planlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu bölgeyi rezerv alan ilan etmesi üzerine yapılmıştır. Rezerv yapı alanı riskli yapılarda ikamet edenlerin nakledileceği alanlar olarak belirlenmiştir. Dava konusu planlarda ise vatandaşı afetlere karşı korumak yerine ağırlıklı olarak doğrudan konut ve ticari alanlar yaratmak için planların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tekrar hatırlatıyoruz: Rant amaçlı imar planı, kamu zararına imar planı sırf afetlere karşı korunma hakkini ihlal etmiyor, aynı zamanda Tarihi Su Kemerlerinin korunmasını da ihlal ediyor.
İmara açılacak alanda Mimar Sinan’ın Tarihi Su kemerleri bulunmaktadır. Eyüpsultan Kemerburgaz ormanlığının kuzeyinde bulunan köprü, Göktürk girişinde yer almaktadır. Ayrıca tehdit altındaki alan Belgrad Ormanı’nın doğal bir parçasıdır.
1993 yılından beri Koruma Kurulu tarafından Mimar Sinan’ın bu muhteşem eseri Su Kemerlerini korumak için 100 metrelik koruma bandı bırakılmış ve bu koruma bandı içinde hiçbir yapılaşmaya izin verilmemiştir. Yaklaşık 35 yıldır süregelen bu idari karar bir anda değiştirilmiş ve İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, bu imar planı için yapılaşmanın önünü açmıştır.
Neden Karşıyız?
- Tarihi Miras Tehlikede: 1554-1564 yılları arasında inşa edilen, Türkiye’nin ayakta kalan en uzun kemerin çevresindeki 100 metrelik koruma alanı 25 metreye düşürüldü. Bu, hem tarihi esere zarar riski taşıyor hem de koruma bilincimizi yok sayıyor.
- Su Kaynakları Riski: Planlanan alan, İSKİ tarafından koruma altında bulunan su havzası içinde. Türkiye 2030 yılında su fakiri olma riskiyle karşı karşıyayken, bu kaynakların yok edilmesi kabul edilemez.
- Afet Gerekçesi Gerçekçi Değil: “Rezerv alan” adı altında yapılan planlarda, afet toplanma alanları ya da eğitim merkezleri yerine apartmanlar, işyerleri ve AVM öngörülüyor.
- Trafik Kaosu: Bölge, zaten yoğun trafiğiyle bilinen İstanbul Caddesi ve çevresinde yer alıyor. Yeni konutlar ve AVM, trafiği daha da içinden çıkılmaz hale getirecek.
- Doğa, Orman ve Yaşam Alanı Zarar Görecek: Yeşil alan olarak gösterilen bölgeler, aslında tarihi kemerin hemen yanında ve tampon bölge niteliğinde. Aktif park alanı değil. Belgrad Ormanı’nın doğal parçası olan bu alan ormanın daha fazla kuşatılmasına ve parçalanmasına yol açacak.
Soruyoruz:
Bakanlık, korumakla yükümlüğü olduğu tarihi yapıyı tehdit betonlaşma kararını hangi gerekçe ile vermektedir?
Kuzey Ormanlarımızın devamındaki arazinin konut ve ticaret alanına dönüştürülmesinin kamusal yararı nedir?
Ne İstiyoruz?
Bizler;
- Tarihi mirasımızın,
- Su kaynaklarımızın,
- Doğal alanlarımızın,
- Ormanlarımızın
- Sağlıklı ulaşımın ve yaşam hakkımızın,
korunmasını istiyoruz. Bu nedenle planların iptal edilmesini tekrar talep ediyoruz.
Hatırlatıyoruz;
Eğer bu plan uygulanırsa, yalnızca bölge halkı değil; İstanbul’un tarihi, doğası ve geleceği geri dönülmez şekilde zarar görecek.
Tüm İstanbulluları ve yetkilileri bu yanlış karara karşı sesimizi duyurmaya davet ediyoruz.
Göktürk Kemerburgaz Sakinleri
İletişim: Tijen Mergen 0 (530) 517 61 33





