ÖMER YILDIZ: EDEP-SİZ

ömer yıldız

Ömer YILDIZ

Dün Danıştay’ın 146 kuruluş yıl dönümünde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin FEYZİOĞLU’nun konuşmasına sinirlenen Başbakan, Devlet protokolünde eşine az rastlanır bir şekilde konuşmacıya sinirlenerek konuşması devam ederken “EDEPSİZ” diye söze karıştı,müdahil oldu.

Edepsiz ne demektir?

Türk Dil Kurumu sözlüğünde EDEPSİZ’in manası,”Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)” olarak ifade edilmiştir.

Dün devletin bütün yöneticilerinin kuruluş yıl dönümü törenine katıldığı Danıştay ne işe yarar ve ne DANIŞTAY ne demektir?

Anayasa’nın 155. maddesine göre, yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev yapan bir yargı kuruluşu olmanın yanı sıra, yürütme organına yardımcı bir inceleme, danışma ve karar organıdır.

Türkiye Cumhuriyetini yönetenler, devletin önemli bir kurumunun kuruluş yıl dönümünde, devletin başı sıfatı ile Cumhurbaşkanının bulunduğu bir ortamda bir araya geldiler. Adaletin olmazsa olmazlarından olan baroların başkanının konuşmasına ve yaptığı açıklamalara sinirlenen Başbakanın devlet protokolü adabına aykırı bir şekilde konuşmacının anlattığı konulara tahammül edemeyerek, sinirlenerek sözlü müdahalelerine şahit olduk.

TBBB olarak konuşma yapan şahsiyet, Türk adalet sistemindeki savcı,hakim avukat üç ayağından biri olan Avukatlık sisteminin en tepesindeki isimdir.

İşin en acı yanı ise Cumhurbaşkanı da dahil, Genelkurmay Başkanı da dahil devlet zevatının başbakanla birlikte salonu terk etmesidir. Bu vahim ayrışmanın devletin en tepe noktalarına kadar ulaşarak, tahammülsüzlüğün ne boyutlara vardığının en acı göstergesidir.

Devlet şu anda başbakan gibi düşünenler ve diğerleri olarak ikiye ayrılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin tüm kurumlarının yöneticileri başbakan gibi hareket ederek savunmaya sırtını dönmüş ve açıkçası başbakandan yana taraf olmuştur.

Devletin tek adam anlayışına bir adım daha yaklaştığını göstergesi olan bu olaylar, şahsen beni derin bir gelecek ve özgürlük endişesine sürüklemiştir. Toplumun başbakanın onayladığı şeyler ile onaylamadığı şeyler şeklide kesin hatlarla ayrışması istikbalimiz ve ülkemizin bütünlüğü açısından kaygı verici boyuttadır.

Devlet yöneticilerinin aklı selimi elden bırakmayacaklarını ummaktan başka elimizden gelecek hiç bir şey yoktur. Bu kadar tahammülsüz ve taraf olan bir devlet erkanının, devletin varlığını ve bütünlüğünü koruyacak bir anlayışı ortaya koyamayacaklarını , kendi vatandaşlarının bir kısmana karşı tarafsızlıklarını yitirdiklerinin kuvvetli emarelerini sergilediklerini görmekteyim.

Devlet yöneticilerinin aşırı politize olmaları durumunda; ülkesine ve ulusuna bağlı, saygılı sıradan vatandaşları ayrıştırarak, ötekileştirerek adeta ayrılıkçı ve bölücülerle bir tutan bakış içinde değerlendireceklerinin endişesini taşıyorum.

Böyle bir uygulama ve anlayışın ülkemizi süratle iç kaosa veya bölünmeye sürükleyeceğini, dış mihrakların taşeronları vasıtası huzurumuzu sabote ederek, Ukrayna ve Arap baharına benzer bir oyunu ülkemizde sahneye koyacaklarını, kardeş kavgasına sebep olacağını değerlendiriyorum.

Gidişat iyi değildir. CHP , yani Atatürk’ün partisi derhal aslına dönmeli ve devletimizin, ulusumuzun geleceğine yönelik tarihi rolünü ve sorumluluklarını hatırlamalıdır. Bu sorumluluğun bilincinde olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen yöneticiler derhal istifa etmelidir. Sessiz kalmaları ve yaşanan sürece zımmen de olsa destek vermeleri anlamına gelir ki bu da onları ulusun gözünde işbirlikçiliğe ve ihanete götürür.

Haydi kalın sağlıcakla…

Ömer YILDIZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir