Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuşuyor

Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuşuyor

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi – CHP paylaştı: 17 Temmuz 2018 Salı

İşte detaylar:

– 19 Eylül’den 29 Haziran’a alındı. Ne için? Hangi gerekçeyle? Nereden talimat aldınız? Eren Erdem yurtdışına kaçabilir. Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 38 kez gitti ve geldi. Kaçacak olsa o zaman kaçardı. Suçsuz bir insan kaçar mı? Suçlama ne; FETÖ üyesi olmamakla falan filan… Eren Erdem’in yazdığı kitaplaın tamamı bu örgütün tehlikesini anlatmaktadır. 9 kitabı var. Gerekçe gizli tanık. Karar gazetesinin sahibi bir mesaj gönderiyor cep telefonuyla Eren Erdem, bana Turgay Oğur vasıtasıyla ulaştılar, senin hakkında suçlamalar yapmamı istiyorlar diyor. Bu açıklanınca diyorlar ki, sen neden gizli tanığı açıkladın.

– Yargının içinde bulunduğu perişan hali bilginize sunuyorum. Ama hiçbir hakim unutmasın nereye giderseniz gidin sizi teşhir etmek benim boynumun borcudur. Sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Her ortamda ve her yerde hakkı ve hukuku savunacağım.

-AYM kararını uygulamayan hakimi Yargıtay’a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi ben Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak. Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye yutturmaya çalışıyorlar. Adaletin olmadığı bir ülkedir Türkiye. Adalet yok.

-Çorlu’da bir tren kazası yaşadık. 24 vatandaşımız hayatını kaybetti. Derhal bölgeye bir heyet görevlendirdik. Hazırladıkları raporu, olayın olduğu yerde yarın kamuoyuna açıklayacağız. Bakan hemen bir açıklama yaptı. Menfezle ray arasında açıklık oldu aşırı yağıştan dedi. Aşırı yağıştan değil, toprağın baskılanmamasından kaynaklanıyor. Bunların araştırılması lazım. Meclis’e getireceğiz. Hem hayatını kaybedenlerin hem de yaralananların haklarını arayacağız.

-ODTÜ’nün bir geleneği vardır. Diploma töreni yapılır, mezun olanlar törende yürürler, ellerinde vermek istedikleri mesajlar vardır. Velileri de karşıdan büyük bir özgüvenle ve gururla izlerler. Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden biridir. Kamuda ve özel sektörde çalışan binlerce ODTÜ mezunu vardır. Başarıyla her alanda görev yapıyorlar. ODTÜ’de öğrenci olmak başlı başına ayrıcalıktır. Taşıdıkları pankartların hiçbirisinde şiddet ya da hakaret yoktur; ODTÜ’lü zekası vardır. Onun farkına varmak için de zeki olmak gerekir. Sen zeki değilsen, anlamıyorsan ben ne diyeyim sana! Herkes herkese ‘hocam’ der; çünkü kimse birbirinden üstün değildir. ‘Reis, başkan’ laflarını kullanmazlar; çünkü ne reise ne de başkana tamah ederler. 13 yıl önce Penguen dergisinde yayınlanan karikatürü taşıyor öğrenciler. Aman efendim nasıl taşıdınız, hakaret ettiniz. 13 yıl önce beraat etmiş o karikatür.

-Başbakanlık konutunda rahmetli Özal’ın olduğu dönemlerde, merdiveni çıkarken çerçeve içinde Virgül dergisinde kendisini eleştiren karikatürler var. Kendisini eleştiren karikatürleri Başbakanlık Konutu’na asıyordu. Gelen bütün misafirler de bunu görünce bu ülkede fikir özgürlüğü var diyordu. Pinpochet, Hitler, Mussolini de böyleydi. Eleştiriye tahammül edemezlerdi. Hapse atarak eleştiriyi önleyemezsin. Haydi koyduk Twitter hesabına, ne yapacaksın bakalım!

-15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yılını andık. Bir mesaj yayınladım, halkın destanıdır diye. Bazıları eleştirdi. Bilal’e anlatır gibi anlatayım… İki 15 Temmuz var. Bir halkın 15 Temmuz’u, iki sarayın 15 Temmuz’u. Halk, direnme hakkını kullandı. Meclis, direnme hakkını kullandı. Başta CHP milletvekilleri olmak üzere bu Meclis’te bomba ve kurşun altında görevlerini yaptılar, direndiler, püskürttüler. Gazi Meclis’in şanına uygun şekilde mücadele ettiler. Bu 15 Temmuz halkındır. Bir de sarayın 15 Temmuz’u var. Halkın direnme sonucu elde ettiği hakkı kendi çıkarları, sarayın çıkarları için kullanan 15 Temmuz. 5 gün sonra, 20’sinde OHAL ilan ederek başlamıştır. Bir sivil darbe yaparak gerçekleştirilmiştir. Hiç kimse unutmasın, iki ayrı 15 Temmuz var. Sarayın 15 Temmuz’u kontrollü darbenin sonucunda ortaya çıkmıştır.

-Bir, darbenin olacağı biliniyordu, aksini söyleyen bir kişi yok. İki, önlenmedi darbe. Sonra sonuçlarından yararlanıldı. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı diğerleriyle birlikte gözaltına alındı. Adil Öksüz’ün FETÖ imamı olduğu 2008’den beri biliniyor. 15 Temmuz gecesi öğrenilmedi. Bunu, savcıların iddianamelerinden öğreniyoruz. Defalarca Amerika’ya gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Niye gider gelir bir hoca Amerika’ya? Herkesin dikkatini çekmiş, devletin de çekmiş. MİT, ben bilmiyordum, o gece öğrendim diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ben de adım gibi biliyorum ki, Adil Öksüz’ün kim olduğunu onlar benden daha iyi biliyorlar. Gözaltında, herkese ters kelepçe,

Bir başbakanlık müşaviri, Ali İhsan Sarıkoca görüşüyor. Kimsin sen! Niye o gece gidiyorsun? İstihbaratçı, polis, jandarma, komutan değilsin. Ne işin var? Kim buna izin veriyor? Ne görüşüyorlar orada? Bunlar karanlık noktalar. Sarayın 15 Temmuz’unun ne kadar karanlık olduğunu herkesin bilmesini isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir