İmamoğlu: 4 Olan müze sayısını,4.5 yılda 22’ye çıkardık

İBB iştiraki Kültür A.Ş., Türkiye’nin en büyük sabit dijital deneyim merkezi ‘Dijital Deneyim Müzesi’ni hizmete açtı. Göreve geldiklerinde 4 olan İBB müzelerinin sayısını, 4,5 yılda 22’ye çıkarttıkları bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Çünkü biz kendimizi, başkaları gibi İstanbul’un sahibi olarak görmüyoruz. İstanbul’un muhafızı olarak kabul ediyoruz. İstanbul’a değer verenler olarak, İstanbul’u yürekten sevenler olarak, önümüzdeki süreçte de uyanık olacağız ve 16 milyonu bu anlamda uyanık tutacağız. 4,5 yıllık kazanımlara, hep birlikte sahip çıkacağız. İstanbul’u müzeleriyle, tarihi yapılarıyla, kültür-sanat alanlarıyla çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketi Kültür A.Ş., Türkiye’nin en büyük sabit dijital deneyim merkezi niteliğindeki “Dijital Deneyim Müzesi” projesini hayata geçirdi. Sütlüce’deki Miniatürk alanında kurulu İletişim Koordinatörlüğü’nde konumlandırılan müzenin açılışı; CHP Genel Başkan Yardımcıları Deniz Yavuzyılmaz ve Gökan Zeybek, CHP Parti Meclisi üyeleri Mahir Yüksel ve Cem Aydın, CHP milletvekili Yunus Emre ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış töreni öncesinde müzeyi deneyimleyen İmamoğlu, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’tan projeyle ilgili detaylı bilgiler aldı.

“İBB MÜZELERİNİN SAYISINI 4,5 YILDA 4’TEN TAM 22’YE ÇIKARTTIK”

Sabah saatlerinde de Bulgur Palas’ın açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatan İmamoğlu, “Göreve geldiğimizde sayısı 4 olan İBB kurumumuzun sorumluluğundaki müzeleri, 4,5 yılda 4’ten tam 22’ye çıkarttık. Bu, değerli bir başarıdır. Bu müzelerin önemli bir bölümü, tarihi alan ve yapıların yeniden işlevlendirilmesiyle hayata geçti. Müzelerimiz, bugünle geleceği buluşturan, çok özel mekanlar oldular. Şehrimize kazandırdığımız bu eserler, İstanbul’dan, özellikle memleketimizin ve dünyanın dört bir yanından, tam 11,5 milyon ziyaretçi ağırladı. Bu da çok özel bir rakam. İstanbul gibi bir şehrin müze fakiri olması, asla kabul edilemez. Tam aksine ok daha adımlar atacağımızı buradan belirtmek isterim” dedi. Müze sayısı ve kalitesinin bir şehrin gelişmişlik göstergelerinden birisi olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Bu anlamda, başka şehirlere imrenmenin değil de bu kentin, bu güzel müzelerini dünyanın her yerinde gururla anlatabilmenin sayfasını açıyoruz” diye konuştu.

“YENİ DÖNEMDE İSTANBUL’A, 28 YENİ MÜZE VE SANAT MERKEZİ DAHA KAZANDIRACAĞIZ”

Yeni dönemde de İstanbul’a yeni müzeler, sanat merkezleri ve arkeoparklar kazandırmaya kararlı olduklarını vurgulayan İmamoğlu, bunları özetle şöyle sıraladı:

“Yeni dönemde İstanbul’a, 28 yeni müze ve sanat merkezi daha kazandıracağız. Kağıthane, Dolmabahçe ve Yedikule’de 3 yeni ‘müze gazhane’ açacağız. Şeyh Vefa Arkeoparkı’nı, Yoros Kalesi Arkeopark’ını, Milyon Taşı Kazı Alanı Arkeoparkı’nı da açacağız ve İstanbul bu anlamda, çok önemli 3 yeni alanı daha kazanmış olacak. Feshane ikinci etap çok etkileyici bir bina, İstanbul’u bekliyor. Feshane, ikinci etabın bitmesiyle, dünyanın en etkileyici kültür-sanat alanlarından ve en güçlü metrekarelerinden birine ulaşacak. Azatlı Baruthanesi’nin açılışını yapacağız. 4 tiyatroyu yeniden perdelerini açar hale geleceğiz. Rumeli Hisarı ve tarihi Yoros Kalesi’ni, kültür ve turizme güçlü bir şekilde kazandırıyoruz. Buralarda çalışmalarımız sürüyor. Rumeli Hisarı, neredeyse depremle ilgili yüzleşmeye ramak kalmışken, el atmamızla sıkı bir güçlendirmeyle, ecdat yadigarını tekrar İstanbul’a kazandırıyor olmanın da gururunu yaşıyorum. Tarihi kara surları muhteşem bir yolculukla ilerliyor. Kesintisiz 22 kilometrelik yenileme çalışmalarını tamamlayacağız. Muhteşem bir destinasyon. Dünyanın her yerinde servis edilecek orası.”

“TERSANE MÜZESİ’Nİ VE KEMAL SUNAL MÜZESİ’Nİ BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE AÇACAĞIZ”

“Bu saydıklarımı ancak biz yapabiliriz” diyen İmamoğlu, “sürpriz” olarak nitelediği bazı kültür-sanat alanlarını da özetle şu sözlerle aktardı:

“Bir müzeyi, 100. yılında Cumhuriyetimizin, 100 yıllık sanatını, en güzel yapılardan birinde, tarihi tersanede (Haliç Tersanesi) İstanbul’la buluşturuyoruz. O müzede, yakın zamanda İstanbullular, koleksiyona katmış olduğumuz Fatih Sultan Mehmet’in ve Kanuni Sultan Süleyman’ın tarihi portrelerini de orada sürekli izler hale gelecekler. Yine sürpriz bir müzeyi de Türk sinema tarihine inanılmaz iz bırakmış, çok eğlenceli, çok keyifli hem eğiten hem düşündüren hem böyle özlemle, hafif tebessümle, ama aynı zamanda bir hüzünle anacağımız Kemal Sunal Müzesi’ni açıyoruz Göztepe Parkı’nda. Bunlar da sürpriz mekanlar olarak birkaç hafta içinde açacağımız mekanlar.”

“BİZ KENDİMİZİ, BAŞKALARI GİBİ İSTANBUL’UN SAHİBİ OLARAK GÖRMÜYORUZ”

“Bütün bunları yaparken güçlü hissediyoruz kendimizi” diyen İmamoğlu, “Çünkü biz kendimizi, başkaları gibi İstanbul’un sahibi olarak görmüyoruz. İstanbul’un muhafızı olarak kabul ediyoruz. Bu çok önemli bir karakter. Bizler; İstanbul’un tarihi, kültürel, doğal Türk mirasını canı pahasına koruyacak, yeni nesillere de en doğru şekliyle, korunaklı, doğru fonksiyonlarla aktaracak muhafızlarıyız. Ve bu muhafızlık dönemimizi, göreceksiniz tarih yazacak. İstanbul’u mülkü gibi görenler, İstanbul’a yalnız kendilerinin onayladığı türde bir yaşam tarzı dayatmaya kalkanlar, yıllarca bu şehrin tarihine, kültürüne, sanatına, ecdat yadigarı yapılara, inanç yapılarımızı, her şeye, inanın yatırım yapma gereği duymadılar ya da yatırım yaptıkları belli alanlarda da gerçekten sanat tarihi açısından, arkeolojik tarihi açısından, restorasyon bilimi açısından, ne yazık ki sıkıntılı birtakım işlere imza attılar. Tabii biz şunu biliyoruz; onlar, sadece imara açılacak kamu alanlar, işgal edilecek tarihi alanlar, parsellenecek sahillerle ilgilendiler” ifadelerini kullandı.

“SÜLEYMANİYE’DE ENVANTERE GİRMİŞ YÜZLERCE TARİHİ AHŞAP YAPI TALAN EDİLDİ”

Bu konuda Süleymaniye örneğini veren İmamoğlu, “Süleymaniye’de yüzlerce, envantere girmiş tarihi ahşap yapılar talan edildi ve yok edildi. Biz gelmeseydik, oraya bildiğiniz bir inşaat, site alanı imalatı yapılacaktı. Biz durdurduk işi. Geri döndürmeye çalışıyoruz. 1100’e yakın, 70’li yıllarda kayda girmiş mimari yapıdan, 150-200 tane kalabildi. O bakımdan gerçekten büyük bir kıyım. İnanın hayalleri gerçek olur da 31 Mart’tan sonra İstanbul’u kazanırlarsa, bizim bu şehre kazandırdığımız müzeleri, kültür ve sanat merkezlerini, anlayışımızı çürütmekten asla geri durmazlar. Ne yaparlar söyleyeyim; buraların yönetimini özensiz, liyakatsiz sahalara terk ederler ve her alanda yaptıkları gibi, buraları özelleştirmeyi kendilerine maharet olarak görürler” uyarılarında bulundu. “İstanbul’a değer verenler olarak, İstanbul’u yürekten sevenler olarak önümüzdeki süreçte de hem uyanık olacağız ve 16 milyonu bu anlamda uyanık tutacağız” diyen İmamoğlu, “4,5 yıllık kazanımlara, hep birlikte sahip çıkacağız. İstanbul’u müzeleriyle, tarihi yapılarıyla, kültür-sanat alanlarıyla çok daha ileriye taşıyacağız” şeklinde konuştu.

MÜZE, 24 YAŞ ALTI GENÇLERE 1 HAFTA BOYUNCA ÜCRETSİZ OLACAK

Türkiye’nin metrekare bazında en büyük sabit dijital deneyim müzesini açtıklarını kaydeden İmamoğlu, “2000 metrekareye yayılan bu müze, İstanbul’un tam kapsamlı dijital müze olması özelliğini de taşıyor. Kültür A. Ş. Dijital Deneyim Müzesi, yeni nesil bir müzecilik anlayışının da özel bir örneği. Dijital sanata ve bilime etkileşimli biçimde erişme imkanı da sunuyor olacak. Tabii burada, zaman içerisinde değişen konseptlerle, yeni yazılımlarla heyecan verici yolculuğuna da sürdürülebilir bir şekilde devam edecek. Bir de gençlerimiz için özel bir müjdemizi duyuralım. Müzemiz bir hafta boyunca, 24 yaş ve altındaki tüm gençler için ücretsiz olacak. Müzemizi ziyaret etmek isteyen 24 yaş altı gençlerimiz, bu kampanyadan yararlanmak için, ‘Radarİstanbul’ uygulamasından aldıkları QR kod ile girişlerini yapabilirler. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir