İbrahim Özkan ; Ülke de ne olacak ki İstanbu’luyu ilgilendirmeyecek böyle bir şey olabilir mi ?

İYİ PARTİ İBB Başkanlığı Meclisi Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan 8 Seçim 2 toplantı dönemi Ekim ayı 1’inci bileşiminde İYİ Parti Grup’u adına Ülke ve İstanbul gündemine ait bir konuşma yaptı.

İyi Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan; AK Parti grup Başkan vekili her platformda ve kürsüde Millet ittifakının İBB deki İYİ Parti temsilcisinin yani beni kastederek İBB süreçleri ile ilgili değil, Ülke meselelerini gündeme getirmeme anlam veremediğini ve maksadımızın ne olduğunu anlamadığını söylüyor.

İbrahim Özkan ; Ülke de ne olacak ki İstanbu’luyu ilgilendirmeyecek böyle bir şey olabilir mi ?

EKONOMİNİN HALİ ….Faiz Lobisinin dediğini yapmaya başladılar ve faizleri artırdılar. Sonuç Koskoca bir sıfır….

İbrahim Özkan paylaştı: 12 Ekim 2020 Pazartesi

Sadece bütün samimiyetimle şunu söyleyebilirim ki;

Her ne kadar aylık meclis konuşmalarımızın, Belediyemiz ve sorunlarına hasretmek noktasında bir anlayış geliştiriyor olsak da,

Ne İstanbul’u ülkenin genel problemlerinden bağımsız, ne de ülkeyi İstanbul gibi en büyük metropolünün sıkıntılarından ve beklentilerinden ayrı tutarak değerlendirmek mümkün olmuyor.

İşte bu nedenle İstanbul’un kalkınması ve huzuru, 83 milyonun kalkınması ve huzurunun lokomotifidir anlayışı ile,bütüncül bir bakış açısı içinde Ekim ayı meclis konuşmamı yapmaya çalışacağım diyerek  başladığı konuşmasın da şu ifadelerle sözlerine devam etti;

Ülke de ne olacak ki İstanbul’u ilgilendirmeyecek böyle bir şey olabilir mi ?

Bakın size şöyle anlatayım;

Ben Millet ittifakı tarafından yönetilen Bir Belediyenin Başkanını ve yönetiminin başarılarını her fırsatta anlatırım ve anlatmaktan da keyif alırım.

İttifak ruhunun gereği de bu değilmidir?

Şimdi Ülkenin en temel sorunu ekonominin halini tane tane işleyip, İstanbul da neler yapıldığını da dilim döndüğünce sizlere anlatacağım.

Bu Kürsüde  bir çığlık gibi sıklıkla seslendirdiğim “uyanın” çağrıları toplumun bir bölümü üzerinde etkili olurken, ülkenin önemli bir kesiminin ve özellikle saraydan nemalanan efradın, toplumsal gerçeklerden uzak yaşaması Türkiye Cumhuriyeti’ni girdapta, tükenişte, gelecek kaygısında tutmaya devam ediyor.

TÜİK Marifetiyle ısmarlama grafiklerle Enflasyonun düşük gösterilmesi, sahte ekonomik tablolar ve güllük gülistanlık manzara çizme çabaları, Türkiye’nin sosyo-ekonomik çarpıklığı ve kötü gidişatındaki gerçekleri ne yazık ki ters yüz edemiyor…

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri artık inandırıcı gelmiyor, çünkü enflasyonun düşük gösterildiği konusundaki algı da toplumda iyice yayılıyor…

Bu arada da hem geçim koşulları hem açlık sınırı ile ilgili sendikaların açıkladığı rakamlar bozuk ekonomik düzen içerisindeki çarpıklığı ve çöküşü çok net biçimde tarif ediyor…

Ekonomi yönetimi öyle bir halde ki ne dediklerine kendileri inanıyor, ne halkı inandırabiliyorlar ne de yabancı yatırımcıyı

Geriye doğru gidersek Her şey, faizi Enflasyon sebebi sayan Sn Cumhurbaşkanının sözleri ile Başladı

Bir çok enstrüman denendi, Karşılıksız para basıldı ve en son faizler düşürüldü bankacılık piyasası baskı altına alındı.

 Her veriyle oynandı.

Döviz alımlarına %1 vergi koydular baktılar olmuyor sonra vergiyi iptal ettiler.

Baktılar yine olmuyor Faiz lobisinin dediğini yapmaya başladılar ve Dövizi kontrol altına alabilmek için faizi artırmaya başladılar. Sonuç elde var Koskoca bir SIFIR!

Olansa  ülkenin 60 milyar dolarına oldu.

Dövizin %40 bir sene de arttığı bir ortamda komik bir şekilde enflasyonu %11 açıkladılar. Sonra Ekonomi Bakanı O önemli açıklayaı yaptı içimize su serpildi..

Ne dedi Sayın Bakan BEN DOLARA BAKMIYORUM.

Oysa Dolar bize gizli gizli bakıyordu…..

Dövizin %40 arttığı bir ortamda neyin fiyatı %11 arttı bunu bana açıklayabilir misiniz.

Hepimiz biliyoruz ki ülkenin ekonomik verileri için hazırlanan istatistiklerle oynanıyor. Gerçekler halktan gizleniyor.

50 milyar dolar cari açığı olan bir ülkeyi para basarak düzlüğe çıkaramazsınız.

Cari açığı dengelemenin tek yolu yeni döviz girişi sağlamak. Argumanlar belli Ya yabancı yatırımcı çekeceksiniz. Ya üretimi artırıp rekabetçi bir ortamda ihracatı artıracaksınız.

Ya da turizm gelirlerinizi artıracaksınız.

Ülkenin para birimi Yabancı paralar karşısında Cumhuriyet tarihinin en dip seviyesinde para resmen pul olmuş, Ülke Enflasyon, işsizlik ve durgunluğu aynı anda yaşarken Ülke Stagflasyona girmiştir.

Bir evveli resesyondu umarım bir sonraki aşama moratoryum olmaz. Bu kelimelerin anlamını bilmeyenler olabilir Türkçe kaşılıklarını söyleyim.

Resesyon: Ekonomide negatif Büyüme sonucu oluşan durgunluk diye adlandırılır.

Stagflasyon ise; Bir ekonomide durgunluk ve işsizlik yaşanırken enflasyonun artması halidir.

İnsanlar ay ortasına gelmeden ay sonunu nasıl getireceğini düşünmeye başlamış.

Bugün Okullar açıldı evlatlarının okul ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşünen anne babalarla dolu ülkemiz bu vebal bile sizi götürmeye yetecektir. Millet açlık sınırına indi bu duruma gözlerini kapatıp kulaklarınızı tıkayamazsınız.

Gemi artık ciddi mana da su almaya başladı ve içerden yama yaparak durdurmak mümkün görünmemektedir.

Bakın Bige Kağan Türk Yasalarında der ki: Fakirlik Türk yurdunda o kadar azalsın ki fakirlik Suç sayılsın.

Peki Cumhurbaşkanı seçilince ekonomiyi uçuşa geçeceğini iddia edenler bugün halkına müminin görevinin yoklukta sabretmek olduğunu söylüyor.

Biz de buradan , ülkeyi yönetenin görevinin halkına yoklukta sabretmeyi öğütlemek değil, halkını yoklukla sınatmamak olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Saraydan görünen ve yorumlanan Ekonomi önlemleri  ise aynen şöyle;

Sürekli Damat Bakanın ayda bir açıkladığı Yeni ekonomi programları ve bakınız burası çok önemli söylemleri arasına sıkışmış, iç politikaya yönelik popülist söylem sonucu aynı günün akşamı olmadan, ekonomik verilere olumlu yansıyan hiçbir şeyin olmaması ve yeni ekonomi programı için yeni söylemler geliştirmeye çalışılan bir sonraki en yeni ekonomi programı çalışmaları…

İşten anlamayan ekonomi kurmaylarınıza bir önerim şudur: Bir ekonomide milli paranın gücünü janjanlı söylemler değil ülkenizin üretim gücü belirler.

Basit bir ekonomi denklemidir.

Bu saatten sonra ekonomi nasıl düzelir biliyor musunuz ?

Sadece bırakıyoruz deyin dolar anında 6 TL ye iner piyasalara umut gelir. Ülke kurtulur.

Para piyasaları Ülkemizin dinamiklerine inanıyor ve güveniyor sadece size inanmıyor…

Bu ülkenin tarihinde ilk defa Bankalardaki mevduat 250 milyar doları aştı.

Emin olun en az iki katı da sisteme güvenmeyen insanların yastık altlarında vardır.

Bu para piyasalara sadece ve sadece güvenle geri döner.

Bu verilerle Ne cari açığı kontrol edebilirsiniz ne de bütçe açığını..

Ülkenin sırtındaki ağır faiz yükü artık sürdürülebilir olmaktan çıktığı gibi, Hesabı kitabı sadece yandaşa daha fazla nasıl kazandırabiliriz düşüncesiyle yapılmış, gerçeklikten uzak hazine garantisi verilmiş yatırımlar ülkenin önümüzdeki 25 yılını ulufe gibi yandaşa dolarla fark ödemekle geçirmemize sebep olacak.

Biz hep El rizku Alellah bildik  yani Rızık Allahtan..

Şu an mevcut durum ise El Rızku AKP Olmuş….

Bakıyoruz bu ayetin günümüz iktidarının yani Ak Parti iktidarı nazarında hiçbir geçerliliği kalmamış.

Hazine garantisi ile Yandaşın RIZKI Garanti altına alınmış..

Küçük esnaf sabah Bismillah diyerek açtığı dükkanında siftah yapamadan kapatırken, yandaşlar dövizin artışı ile avuçlarını ovuşturuyor ve yollardan geçmeyen araçlar için Devletten alacağı paranın hesabını yapıyor.

Yandaşın vergi borçları  sıfırlanırken, küçük esnaf vergi ve sgk borcunu ödeyemez ve e hacizlerle baş başa kalmış durumdadır!

Bu mu sizin partinizi kurarken ismine koyduğunuz ADALET kavramı; sizin adaletten anladığınız yandaşınıza sağladığınız imtiyazlar mıdır. ?

Yoksa siz hala Ülkeyi Dar-ül harp olarak gören kafada mısınız.

Yoksa hala cihad yaptığınızı mı düşünmektesiniz.?

Ülke zaten Dar-ül harp halinde Cihad için kaynak yaratmak için paraya ihtiyaç var ve paraya ulaşmak için yapılan aksiyonlar helal..

Anlaşılan Devlet malından bir hırka bile aşıran savaşta ölse bile şehid sayılmaz hadisini unuttuğunuz gibi,

Bu şekilde ölenin cenaze namazını Kılmayan Peygamberi de unuttunuz.

Dünkü mücahitler bugün müteahhit oldunuz ve para ile olan imtihanınızı kaybettiniz. Dünyalığınızı belki yaptınız ama bilesiniz ki ahiretinizi harap ettiniz.

Ben ara ara sizlere bu durumu hatırlatmayı kendime vazife biliyorum dedi.

İbrahim özkan konuşmasına şu ifadelerle devam etti;

”Gelelim Şimdi Belediye de geçtiğimiz 1 sene de neler yapılmış !”

Birazdan benden sonra AK Parti Grup Başkan Vekili  kürsüye gelecek ve Popülizm yapmak uğruna tamamen gerçekleri yansıtmayan, kendi düşüncelerini gerçek gibi anlatmaya çalışan Narsizmin gölgesinde mitomanik bir konuşma yapacak.

Mitomani söylemini ciddiye alın tam da içinde bulunduğunuz ruh hali bu durumu yansıtıyor.

Bence AK Partinin İBB Meclisinde en büyük problemi Muhalefet edememe problemidir. Siz muhalefeti Trollük zannedip Twitterden ve ya başka sosyal mecralardan gerçek dışı söylemleri sallayarak muhalefet yaptığınızı zannediyorsunuz.

Muhalefeti yapıcı yapmanızı öneririm. Bugün İBB de yapacağınız muhalefet yarın İktidardan düştüğünüzde TBMM de yapacağınız muhalefete örnek olacaktır.

En son FOX TV de İsmail Küçükkayanın Çalar saat programındaki söylemlerini dinleyince Tevfik Beyin Mitomanik Aforizmalarına karşı bana hak verenleriniz çokça çıkacaktır.

Bakını ne diyor Sayın Göksu o programda Melen Projesi ile ilgili Millet ittifakından meclise araştırma komisyonu kurulmasına biz red vermedik diyor.

Oysa red verdiklerini Cümle alem biliyor.

Artık Tevfik Göksunun söylemlerini  TEYİT ORG Kontrol etmek durumuna geldi.

En son İBB Grup Başkanvekilleri konuşmasında 630 Km raylı sistem yaptık söylemini Tevfik Beyden sonra Kürsüye gelen CHP Grup Başkan Vekili Sn. Doğan Subaşı bu söylemin yanlış olduğunu,

 toplamda teslim alınan raylı sistemin 233 Km olduğunu söyledi.

Daha sonra  yeni Ulaştırma bakanı 3 Ekimde yaptığı açıklamayla yapılan raylı sistemin 233 km olduğunu söyleyerek Sn. Göksuyu yalanladı.

İBB Belediyesi ilk Sn. İmamoğlu tarafından devralındığında aylık sadece 400 milyon civarı maaş ödemesi bulunan belediyenin kasası neredeyse sıfırlanmış ve sadece ve sadece dikkatli dinleyin 7 milyon TL Kasada para bırakılmıştır.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez ay sonu gelen İller Bankası ödemesi Seçimden önce Belediye hesabına yatırılarak kendilerine yakın şirketlere ödemeler yapılmıştır.

Belediye de en başta tasarruf yapılmaya başlanmış ve tasarruf tedbirleri disiplinle yürütülmüş elde edilen tasarruflarla daha önce yapılmayanlar yapılmaya başlanmış..

İlk defa 100.000 çocuğumuza her gün süt dağıtımı yapılmaya başlandı

30.000 gencimize yıllık 3200 TL burs ödemesi yapılmaya başlandı

Öğrenci ulaşım kartları 50 TL ye indirildi, 0-4 yaş çocuk annelerinin ücretsiz ulaşımı sağlandı. Su fiyatlarında ciddi anlamda indirime gidildi dedi.

Şehir merkezlerimizi artık sel basmıyor farkında mısınız?

İbrahim Özkan sözlerinine şu ifadelerle devam etti;

Pandemi dönemi fırsata çevrilerek her yağan yağmurda denizle karanın birleştiği minibüslerin suda yüzdüğü Üsküdar ve Eminönü deşarz hatlarının yapılması ile şehir ve esnaf rahat bir nefes aldı.

Şehirlerde metroyu Belediyeler yönetir.

 Bu keşmekeş ve çift başlılığa rağmen İBB nin Marmaray aktarma ücretlerine karşı açtığı davanın kazanılması sonucu artık vatandaş 7.75 TL yerine 3.5 TL ye seyahat edecek Bu durumda halkçı bir yönetim gösteren yeni Yönetim sayesinde oldu.

Belediye yeni dönemde hiçbir şey yapmadı da diyeceksiniz. Belediyenin vizyonunun ne olduğunu görmek isterseniz Bayrampaşa otogarını gidin yerinde lütfen bir görün.

Gündüz her yer çiçek gibi, gece her yer ışıl ışıl….

En son yıllardır leş gibi kokan Kadıköy’deki Kurbağalı dere meselesi var ki insanlığa ve deniz canlılarına karşı yapılmış en büyük iyiliktir. Artık Kurbağalı derede su altı kameralarına balıklar yansıdı. Ne güzel bir görüntü o

Keza aynı şekilde temizlenmiş Haliçte keyifle gezinti yapıp kameralara görüntü veren Beyoğlu belediye başkanı gibi

Sn. Göksu videoları izlediniz mi ?

İnsanlar artık dere kenarında çoluk çocuğuyla yürüyebiliyor.

En önemlisi koku kalmadı ve dere tamamen ıslah oldu. Emeği geçen müteahhidinden işçisine kadar herkese sonsuz teşekkürler ederiz dedi.

Birazdan Sn. Göksu elinde kartonlarla çıkacak ve beton kenarlarındaki dikey saksılardaki yeşillikleri gösterecek. Yeşili kendileri o kadar sever ki İstanbul’un yeşil alanlarını sanki 25 senedir imara açıp avm yapan, bina diken millet ittifakıymış gibi anlatacak.

”Yeşile olan hayranlıklarını anlatacak”

Tabi ki yeşil alanların artması halkın mutluluğu ile doğru orantılıdır.

O yol kenarında dikey duvarlara yapılan yeşil kombinasyonlu sistemin imalat maliyeti İBB ye 60 milyon civarındayken yıllık bakımları 12 milyon civarı olmaktadır. Oysa 12 milyon TL ye ne kadar yeşil alan yapılabilir biliyor musunuz tam tamına 400.000 metrekare yeşil alan oluşturulabilir. Alın size vizyon….

Bu dikey duvarlardaki saksıların duvara montaj edilen profilleri bile saksılar indirilince ortaya çıktı ve gördük ki galvanizli olması gereken profiller çürümüş neredeyse saksılar yollara dökülecek ve kazalara sebebiyet verecektir.

Yol yakınken bu israf ve rant kaynaklı duvarların sökülerek boya şirketleri sponsorluğunda sanatsal şekillerle boyanması şehre renk katacaktır.

Biz İYİ parti olarak yapılan bu uygulamayı başarılı ve uygulanabilir bulmaktayız ve idarenin tasarrufuna sonuna kadar destek vereceğiz.

Bu kadar israf bu yoklukta bu ekonomik krizde haramdır günahtır.

Betonu gizlemek için kökleri toprakla buluşmayan saksılarda dikey bahçe diye bir şey ürettiniz .

Bunların mimarisi dikey , yeşili de yapay. Çiçekler artık toprakla buluşacak….

Bir diğer konuyu da İBB Yönetimine tavsiye niteliğinde sunmak istiyorum.

Biliyorsunuz Yaz dönemi sona erdi ve Plajlar kapandı.

Bu sene özellikle Şile Bölgesinde geçici işçi statüsünde 4 ay görev yapan Cankurtaran kardeşlerimden bahsetmek istiyorum.

Şile Bölgesinde 15 Kontrollü plajda yaklaşık 3000 e yakın kurtarma gerçekleştiren ve sezonu SIFIR Ölümle kapatan bu gençleri alkışlamanızı rica ediyorum.

Mesai saatleri 9:30- 19:00 olmasına rağmen görev yerlerine 07:-21:00 saatlerinde bulunan bu kahramanlar şu an işsiz kaldılar.

Bu gençler Cankurtaran yetiştirme becerisine sahip ve Bu gençlerimizi İBB Bünyesinde tutmak zorundayız dedi.

İbrahim Özkan ; sözlerine son verirken, Ekim meclisinde alınacak olan kararların İstanbul’umuza hayırlar ve iyilikler getirmesini diler, Yüce meclisi ve bizleri ekran başında sabırla izleyen vatandaşlarımızı İYİ Parti İBB Grubum adına en derin muhabbetlerimle selamlarım dedi.

Bir diğer konuyu da İBB Yönetimine tavsiye niteliğinde sunmak istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir