Eyüpsultan Belediye Meclisi 8 Seçim,1Toplantı dönemi Kasım ayı 2 bileşimi yapıldı…

Eyüpsultan Belediye Meclisi 8 Seçim,1Toplantı dönemi Kasım ayı 2 bileşimi Meclis Başkanı Mehmet Er Başkanlığın’da aşağıdaki gündem maddesini görüşmek üzere toplandı…

Gündem;

Toplantının tek gündemi olan 11 Nolu İmar ve Hukuk komisyonu raporu,Eyüpsultan Kemerburgaz Mahallesi 338 ada 2 parselin güneyinde trafo talebi görüşüldü oy birliğiyle geçti.

Toplantıda; CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Grup Başkan Vekili Zülfü Çakar,CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Grup Sözcüsü Mustafa Tüysüz,CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Sema Balcı,Nilgün Esentepe,Filiz Gökçe,İyi Parti Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Nail Balkan,MHP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Serkan Cihan,AKP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Hatice Yücel gündem dışı söz alarak konuşma yaptılar.

CHP Belediye Meclis Grup Başkan Vekili Zülfü Çakar’ın Mevlit Kandili kutlama konuşması;

CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Grup Sözcüsü Mustafa Tüysüz’ün 10 Atatürk’ü anma günü konuşması;

CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Sema Balcı’nın Kadına şiddet’e karşı mücadele gününe ilişkin yapmış olduğu Meclis konuşması;

Sema Balcı yapmış olduğu konuşmasın da şu ifadelere yer verdi;

Değerli meclis üyeleri değerli Başkan 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü için söz almış bulunmaktayım.

 Kadınlara yönelik şiddet insan haklarının ciddi bir ihlalidir, ancak yine de dünya çapında oldukça yaygındır. Tacizin veya kadınlara yönelik şiddetin normal ve kabul edilebilir olduğu algısı yanlıştır ve değişmek zorundadır. Hepimiz hayır deme, şiddet veya taciz eylemlerini açıkça reddetme ve kurbanların yanında olma sorumluluğunu taşıyoruz.

Kadınlara yönelik şiddet her yerde olmaktadır: evde, işte, okullarda ve üniversitelerde, sokakta, toplu taşımada ve çevrimiçi ortamlarda. Bu her kadının başına gelebilir ve ruh halinin etkilenmesine ya da topluma tam anlamıyla katılımının engellenmesine neden olabilir. Türkiye’deki  kadınların yaklaşık yarısı sözlü, fiziksel veya çevrimiçi cinsel tacize maruz kalmakta..

Dünyanın dört bir yanında, her yıl 18 yaşın altındaki yaklaşık 12 milyon kız çocuğu evlendiriliyor – yani her iki saniyede bir kız.. Evlendirilen kızlar genellikle hızlı bir şekilde hamile kalıyor, okulu bırakıyor ve yetişkin yaşlarda evlenen kadınlara kıyasla daha yüksek aile içi şiddet riski taşıyorlar. Günümüzde en az 200 milyon kadın ve genç kız, hala yaklaşık 30 ülkede gerçekleştirilen kadın sünnetine maruz kalmaktadır. Göç etmekte olan kadınlar özellikle savunmasızdır ve istismara ya da şiddete karşı daha korunmasızdır “

Ülkemizde ortalama her üç kadından birinin fiziksel şiddet gördüğü, hayatı boyunca eşinden en az bir kez fiziksel şiddet görmüş kadınların oranının Türkiye genelinde en az %35 olduğu bilinmektedir. Kocalarından ayrılmış kadınların %78’i fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Sadece geçtiğimiz Ekim ayında 31 kadın boşanmak istedikleri için kocaları tarafından öldürüldü.

Kadına yönelik şiddetle mücadele, Türkiyenin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmeler ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla da devletin öncelikli sorumluluklarından birisi olarak tanımlanmaktadır. Devletin, kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek üzere yasa yapmak, bu yasaların uygulanmasını sağlamak ve denetlemek, kadınların yaşam hakkını korumak, caydırıcı önlemler almak zorunluluğu vardır.

Kadın cinayeti davalarında ‘haksız tahrik’ indirimi uygulamalarına bir an önce son verilmelidir. Aile birliğinin sağlanması adı altında kadınları ikinci planda bırakan, kendilerine şiddet uygulayan erkeklerle bir arada yaşamaya zorlayan uzlaştırma girişimleri, kadına yönelik şiddeti ve ayrımcılığı artırmaktadır.

Olağanüstü hal gerekçe gösterilerek kapatılan kadın danışma/ dayanışma merkezleri açılmalı, yerel yönetimlerin kadın sığınma evi açma sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri denetlenmeli, şiddete maruz kalan kadınların bu merkezlerde uygun koşullarda ve gizlilikleri korunarak kalmaları sağlanmalıdır. Kadınlarla ilgili yasalar yapılırken bu konuda ciddi bir birikim ve deneyimi olan kadın örgütleriyle işbirliğine gidilmelidir.

Kadına yönelik fiziksel, cinsel, ekonomik, duygusal şiddet, aşağılama,cinsiyetçi şaka ve ifadeler, nesneleştirme kadınların hayatının kontrol altında tutulmasına yol açmakta, özgürleşmesine ve güçlenmesine engel olmaktadır. İlkokul ve ortaöğrenimde ders kitaplarındaki geleneksel cinsiyetçi ifadeler çıkarılmalı, medyada kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran programlara, şiddeti yeniden üreten, kadınları hedef gösteren haber diline son verilmelidir.

Kadınlara yönelik her türlü şiddeti engellemek için yasal önlemler almak, bu yasaların uygulanmasını ve denetimini sağlamak, şiddet gören kadınların korunmasını ve yaşam hakkını sağlamak, şiddete yol açabilecek her türlü cinsiyetçi söylemi hem eğitimde hem de medyada engellemek şiddeti azaltmanın en etkili yöntemleridir.

“Bizler anaya, babaya, eşine hayırlı olanın, toplumun en hayırlı kişisi olduğuna inanan bir kültürün insanlarıyız. Dedelerimiz cephelerde savaşırken, evlerinde çocuklarını besleyen annelerimiz, ninelerimiz olmasaydı, yeri geldiğinde, Kara Fatmalar, Şerife Bacılar, Nine Hatun’lar olmasaydı, bugün bu al bayrağımız altında şu konuşmayı yapamayacaktık, Allah korusun dedi.

“KADINA YAPILAN ŞİDDET ZULÜMDÜR”

  “Kadına yapılan şiddet zulümdür. Her canlıya yapılan şiddet zalimliktir. Esasen her haksızlık zulümdür. Devlet ve millet olarak biz tarih boyunca  daima mazlum ve mağdurun yanında yer aldık. Bizim kültürümüz ve inancımız hakkın yanında yer almayı gerektirir. Hak’ta ise kız çocuğu ve erkek çocuğu, erkek ve kadın, anne ile baba, dede ile nene, herkes eşit hakka sahiptir. Tüm canlılara sahip çıkıp, onları hoş tutmak esastır.

Kadına şiddet insanlığa ihanettir. Şanlı tarihimize layık insanlar olabilmemiz için tarihimizde var olan potansiyelimizi, kültürümüze olan inancımızı, değerlerimizi ortaya çıkartıp, bunları sadece kendimize değil dünya insanına sunmak üzere seferber olmalıyız. Dünya’da bütün iyilikleri ben başlatmalıyım, ben bütün kötülüklerin önüne ben geçmeliyim diyebilecek yüreklere ihtiyacımız var. O yürek hepimizde var. Ben buna inanıyor ve güveniyorum ki biz bunu başarabiliriz.

 
Her nerede olursa olsun, kadınlar bizim annelerimiz, eşlerimiz, kardeşlerimiz, halalarımız, teyzelerimiz, üzerine toz kondurmadığımız kız evlatlarımızdır. Kısacası kadın şiddete değil hürmete en çok layık olandır. Sadece bugün değil, 365 gün, hayat boyunca, kadına zulme hayır, kadına şiddete hayır, yaratandan dolayı yaratılana şiddete hayır, hakka evet, hukuka evet, adalete evet.

Şiddet hiçbir şekilde kabul edilemeyecek bir davranıştır. Kadına yönelik şiddete ortak olmayacağız seyirci kalmayacağız dedi.

“ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE KARŞIYIZ”

Sözlerime Atatürk’ün bir konuşmasıyla son vermek istiyorum diyen Sema Balcı;

“Türk kadını, dünyanın en Aydın, en faziletli ve en ağır kadını olmalıdır.Bizim dinimiz hiç bir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir.Allahın emrettiği şey erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır “ demiştir ve bu sözleri ile toplum hayatında kadının önemini belirtmiştir diyerek sözlerini tamamladı.

CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Nilgün Esentepe’nin 24 Kasım Öğretmenler gününe ilişkin yapmış olduğu meclis konuşması;

CHP Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Filiz Gökçe’nin Kentsel dönüşüm kapsamın da yapmış olduğu Meclis konuşması;

İyi Parti Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Nail Balkan’ın yapmış olduğu meclis konuşması;

📡 CANLI: 2019 yılı Kasım ayı Belediye Meclisi toplantısının 2. Birleşimi

Eyüpsultan Belediyesi paylaştı: 7 Kasım 2019 Perşembe

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir