EMEP’ten Birleşik Metal-İş’e ziyaret: 2026 1 Mayıs’ı ‘genel grev genel direniş’ provası olmalıdır

Example HTML page

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ve EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros yaklaşan 1 Mayıs’a ilişkin Birleşik Metal-İş Genel Merkezini ziyaret etti. Ziyarette 1 Mayıs’a ilişkin hazırlıklar konuşuldu, İran Savaşı ve diğer güncel siyasi gelişmelere dair görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşme sonrası EMEP Genel Başkanı Aslan ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ortak basın toplantısı düzenledi.

‘ABD’nin adını anmayan bildiriden imzayı geri çekin’

Basın toplantısında konuşan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, emperyalist-Siyonist ittifakın İran’a karşı sürdürdüğü savaşın Türkiye ve bölge halklarına yansımalarına değinerek “Bu savaşa karşı bölge halklarının eşit koşullarda ve barış içinde yaşayacağı bir düzen için mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor” dedi.

12 ülkenin İran’ı kınayan ortak bildirisine değinen Aslan “Bu savaşta tarafsız olduğunu iddia eden iktidar emperyalistlerle işbirliği içindedir. Türkiye’nin de imza verdiği ortak bildiride ABD’nin adının anılmaması bu tutumun göstergesidir” diyerek Saray rejimine bildiriden imzayı geri çekme çağrısında bulundu.

‘Tutuklu gazetecileri serbest bırakın’

AKP iktidarının 1,5 yıldır Kürt halkının demokratik hak ve talepleri doğrultusunda tek bir somut adım atmadığına dikkat çeken, buna karşın Newroz kutlamalarında yüz binlerce emekçinin bir kez daha demokrasi ve barış talebiyle bir araya geldiğini ifade eden Aslan, bu yetmezmiş gibi kutlamalara katılan onlarca kişinin tutuklandığını hatırlattı. Cezaevlerinde binlerce siyasi tutuklu olduğunu hatırlatan Aslan “Kayyumlar geri alınmalı, siyasi tutuklular serbest bırakılmalı, yargı operasyonları durdurulmalıdır” dedi.

Halk gerçekleri duymasın, bilmesin diye iktidarın gazetecileri de hedef aldığına dikkat çeken Seyit Aslan; İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve cezaevlerinde tutulan tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Kitlesel, yaygın ve birleşik 1 Mayıs çağrısı

Saray rejiminin uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle milyonlarca emekçinin her gün daha fazla yoksullaştığını, bu yıl için belirlenen asgari ücretin daha hesaplara yatmadan açlık sınırının altında kaldığını, bugün açıklanan TÜİK verilerine göre yaklaşık her 3 kişiden birinin işsiz olduğunu söyleyen Aslan, “Ücretlerin yükseltilmesi ve insan onuruna yaraşır bir yaşamın sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek 1 Mayıs’a dikkat çekti.

1 Mayıs’ın yaygın ve kitlesel şekilde kutlanmasının bu yıl daha anlamlı hale geldiğini ifade eden Aslan, “1 Mayıs fabrikaların, iş yerlerinin durduğu bir gün olmalı. Bu 1 Mayıs, genel grev, genel direniş provası olmalıdır. Türk-İş, Hak-İş, Memur Sen ve Kamu Sen 1 Mayıs kutlamalarını tek bir kentle sınırlamamalı. Türkiye’nin 81 ilinde en yaygın, en kitlesel biçimde kutlanmalıdır. İşçi sınıfının başkenti İstanbul’da da yüz binlerin katıldığı bir 1 Mayıs’a ihtiyaç var” dedi.

Soma, Ravive Kozmetik, Antalya!

Konuşmasında Soma Katliamı’nın kamu görevlisi failleri hakkında görülen davanın zamanaşımı kararıyla düşürülmesini de eleştiren Aslan, “Soma’da 301 işçi katledildi. Onları katledenler dışarıda. Kamu sorumluları cezalandırılmadı. Bu tablo, yargının ve adalet mekanizmasının işçi sınıfının karşısında nasıl bir bariyer haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bu düzene karşı özel bir mücadeleye ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz günlerde Ravive Kozmetik’te yanarak ölen işçilerin aileleriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Aslan, yaşanan iş cinayetine ilişkin davanın da hakim ve savcılar tarafından halkın gözünden kaçırılmak istendiğini söyledi. Antalya’da Suriyeli tarım işçisi kadın ve çocuklarının yaşadığı konteynerde çıkan yangın sonucu yaşanan ölümleri de hatırlatan Aslan, yaşanan ölümlerin sorumlusunun Saray düzeni olduğunu vurgulayarak bu düzene karşı topyekun mücadele çağrısı yaptı.

‘Büyük sanayi merkezlerinde ve yurdun tüm meydanlarında…’

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar da Şimşek-Erdoğan programını eleştirerek “Orta vadeli program emekçilerin reel gelirlerini düşüren, emeğin milli gelirden aldığı payı baskılayan ve emekten alıp sermayeye aktaran bir içerik taşıyor” dedi. Bu yıl 1 Mayıs’ta hem demokratik hem de ekonomik taleplerin öne çıkacağını belirten Atar, “1 Mayıs’ta başta işçi ve emekçi kentleri olmak üzere, büyük sanayi merkezlerinde ve yurdun tüm meydanlarında milyonların taleplerini en güçlü şekilde dile getirdiği bir gün için hazırlanacağız. 1 Mayıs’ın özüne uygun biçimde birlik ve mücadelenin en üst düzeyde sergilendiği bir günü örgütlemek için bütün gücümüzle çalışacağız” dedi.

NATO’ya karşı 4 Nisan’da alanlara!

Temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO zirvesine de değinen Atar, NATO’nun “emperyalizmin vurucu gücü” olduğunu belirterek, emek örgütlerinin bu sürece karşı ortak tutum alması gerektiğini ifade etti.

EMEP Genel Başkanı Aslan da “Emperyalistlerin savaş örgütü NATO’ya karşı kuruluş yıl dönümü olan 4 Nisan’da Türkiye’nin pek çok kentinde düzenleyeceğimiz eylemlere tüm halkımızı davet ediyoruz” dedi.

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir