Dursun Bulut’tan önemli tespit: Kapitalizm burjuva demokrasisini terk etti
Geçmiş dönem CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Dursun bulut önemli bir tespite imza atarak bu gün yaşadığımız dünyanın tek karelik resmini çekti. Dünya artık hızla burjuva demokrasisi demokrasisinden uzaklaşarak kendi koyduğu kurallı da tanımaz bir hal aldı. Hal böyle olunca ”Ulus Devlet” kavramı da büyük oranda zarar gördü. ”Bunun en büyük kanıtı da çeyrek yüz yıldır orta doğuda ki devlet yönetimlerinin kendisini dünyanın hamisi olarak gören Amerika’nın birer eyaletine dönüşmesi ve ulus devlet kavramının kukla yöneticiler vasıtasıyla ortadan kalkmasıdır. Daha önce başarısız bir deneyim yaşadığı Latin Amerika’ya ani bir dönüş yapmasının altın da da Ortadoğu da elde ettiği enerji kaynaklarının büyük rolü var. Gelinen süreç öyle görünüyor ki en büyük zararı gelişmiş Avrupa’ya verecektir.

İŞTE Dursun Bulut’un önemli tespitler içeren ve yaşadığımız bu güne damgasını vuran yazısı…

BAŞLIKLAR, MANŞETLER ÇOK ÖNEMLİ!
Bir yazının başlığı, gazetenin manşeti, kitabın adı, tiyatro oyunun adı, sinema filminin adı bize oldukça önemli ip uçları verir. Bende oldum olası bunu hep önemserim. Tarihin akışında, zaman kesitlerinde, bu başlıkları çok görürüz.
Örneklersek:
VEKİL VE BAŞKAN TRANSFERLERİ!
7 Ocakta 3 vekil AKP’ye geçti. Şu ana kadar da 13 vekil geçmiş oldu. Nedir bunun altında yatan? Besbelli 400 vekil çoğunluğunu yakalamak.
Üç vekilin geçiş merasiminde birinin şarlatanlığını yaşadık. Yapılan şarlatanlık bizi utandırdı ama AKP’yi çok mutlu etti. DEM Partinin desteğini alırsa ve de 17 vekili daha transfer ederse Türkiye’yi felaketler bekliyor diyebiliriz. Buna belediye başkanlarının, meclis üyelerinin transferleri eklenince AKP’nin mutluluğu daha da artmış olalacak.
Dolayısıyla Solcular, Demokratlar, Sosyalistler bu tür şarlatanlıkların önüne geçilmesini gündemine alıp konuşmalılar ve yeni bir yasal düzenlemenin yapılmasına öncülük etmeliler. İster belediye başkanları ve meclis üyeleri olsun, ister vekiller açısından olsun, seçildikleri partiyi, görevlerinden istifa etmeden, değiştirememelidirler. Bu belki özgürlük açısından sıkıntılı ama seçildikleri partiye verilen oylarada saygıdır.
DÜNYANIN EKSENİ KAYDIMI?
Evet, Dünya’nın, kendi etrafında dönerken son 30 yılda 80 cm ekseninde kayma var. Bilim insanları açıkladı. Sebebin ise yeraltı sularının aşırı çekilmesi. Ama esas eksen kayması: Kapitalizm, burjuva demokrasisini bırakması ve sosyalist ülkelerinin neredeyse tamamının eksenlerinin kaymasıdır.
Uzun yıllar kimse geri bu ülkelerde dönüş beklemesin. Çünkü: Uluslararası Karteller; Tröstler; Tekeller Klasik Liberalizmle veya Sosyal Liberalizm sistemleriyle milyarlarca insanı açlığa mahkum ettikleri düzenlerini sürdürme imkanları yoktu. O nedenle Dünya ezici çoğunlukla ottokratik, oligarşik rejimlerle yönetilmeye başlandı.
Bu bir eksen kaymasıdır.Öyleki, 80 sonrasına baktığımızda Sovyetler dağıtıldı, darbeler örgütlendi, ABD, İngiltere askerleriyle Irak, Libya, Suriye işgal edildi. Tırnak içinde demokrasi getireceklerdi, gelen iç savaş, kan, gözyaşı, diktatörlük oldu. Hele Venezuale’de Maduro’yu ve eşini kaçırmaları, Dünya’nın eksen kaymasının nasıl bir korkunç boyuta geldiğinin göstergesidir. Kimse armut ağacının altına yatarak, armudun ağızlarına düşmesini beklemesin. AB dahil gelişmiş ülkelerin, ezici çoğunluğu ya otokratlar ya da oligarklarla yönetiliyor.
Gelinen bu aşamanın değişime uğraması, ancak Solun, Sosyal Demokratların, Sosyalistlerin: Demokratik – Sosyal Devlete dönmesiyle hatta onu bir adım öne taşımasıyla, savaşa, emperyalist işgallere, halk iradesinin önünün kesilmesine karşı çıkılmasıyla, özgürlükleri çoğaltmasıyla, Adil bölülüşümü savunmasıyla mümkündür.
ÜLKEMİZ İNSANI EKMEĞE MUHTAÇ!
Türkiye önemli bir tarım ülkesi. Ama kendi kendine yetemez duruma getirildi. Konya’nın alanı kadar bir alana sahip Hollanda’nın, ürettiği tarım ürünlerinin ihracatı, 123.8 milyar $. Türkiye’nin ihracatı 36.2 milyar $. Türkiye’nin tam 3.5 katı. Herkes gözlemlemiştir, yollardaki dilenciler, pazar yerlerinde atıklar arasında veya çöp konteynerlerinde, sokakta gecesini gündüzünü geçirenler gözle görülecek bir biçimde artmıştır. Açlık, düşüncelerin özgürce savunmasından, insanları uzaklaştırmıştır. Üst düzey siyasetçiler ve ortanın üstündeki tabakalar dışında herkes yılını eski elbiselerle ya da toplama giyecekle geçirmekte.
Dolayısıyla üretemez duruma düşmüş, emeklsini aç bırakmış, bir avuç zenginin ülke ekonomisinin %80’nine sahip olduğu, gizli işsizlikle birlikte işsizlik Avrupayı bırakın Asya,nın, Afrika’nın birçok fakir ülkelerinin gerisine düşürülmüş bir ülkeye sahibiz şu anda.
Mahsuni’nin dediği gibi; yiğit bir kuru soğana muhtaç edilmiş ve biz bu düzeni değiştirmeye henüz, çoğunluğu ikna etmiş değiliz. Mahallelerde bir çabayı görüyoruz. Ancak partimizin merkez politikalarının ifadesi henüz, genel başkanla sınırlı. Oysa ki, olması gereken, kararların tüm yönetici kadrolarla birlikte alınması ve yine tüm kadrolarla birlikte icra edilmesidir. Seslendirdiklerimiz ve önerdiklerimiz ancak böyle vücut bulur.
ZAKİRİN FİKRİ NE İSE ZİKRİ DE ODUR!
Dün TBMM’de AKP’nin grup başkanvekili heyecanlı bir şekide şu konuşmayı yapıyor: “Yıllardır Suriye’nin Kuzey’inde Müslümanlar öldürülürken, sesini çıkartmayanlar, Aleviler öldürülünce ortalığı ayağa kaldırıyorlar.” Sayın Vekil, siz ne Türkiye’ye ne de Vekilliğe yakışıyor sunuz. Eğer topluma birazcık saygınız varsa derhal istifa etmelisiniz. Ama etmeyeceksiniz, biliyorum. Size birkaç cümle yazarak yazıma son vereyim:
- Sizin kardeşlik diye bir kavramınız yok.
- Siz, ayrımcı ve kutuplaştırıcısınız.
- Siz, sadece Alevi düşmanlığı değil, insanlık düşmanlığı yapıyorsunuz.
Nasıl düşünürseniz düşünün, biz düşmanlaştırmaya karşı olacağız. Aşık Nesimi Çimen’in dediği gibi:
“İnsancıl insanlar barıştan yana
Ancak zalim olan kıyar insana
Barış aşkı yayılmalı cihana
Barış güvercini uçsun Dünya da
Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Son bulsun savaşlar kimse ölmesin,”
anlayışının hep savunucusu olduk, olmaya devam edeceğiz dedi!



