CHP Sağlık Politika Kurulu’ndan cezaevlerindeki sağlık sorunlarına ‘acil çözüm’ çağrısı

Example HTML page

CHP’nin Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişimde ciddi ihlaller bulunduğunu belirterek mevcut koşulların mahpusların sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Pala, kapasite aşımı, tecrit uygulamaları ve muayene koşullarının sağlık hakkını ihlal ettiğini vurgulayarak tutukluların sağlık hizmetlerine engelsiz erişmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sağlık Politika Kurulu, Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 28’inci buluşmasının ardından bir basın açıklaması düzenledi.

Saraçhane Parkı’da yapılan açıklamada CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala söz aldı.

Cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişime ilişkin yapısal sorunlar bulunduğunu ve mevcut koşulların birçok açıdan insan sağlığını tehdit ettiğini belirten Pala, “Mahpuslar, insan haklarına aykırı biçimde sağlık hizmetlerine erişemeyerek iki kere cezalandırılıyor” dedi. 9 Mart Pazartesi günü başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davalarının TRT’den canlı yayınlanmasının AKP iktidarı tarafından göze alınamadığına dikkat çeken Pala, “İBB davası, başından bu yana CHP ve Ekrem İmamoğlu davası olmanın çok ötesindedir; seçmenin iradesinin yok sayıldığı, cumhurbaşkanını seçmesinin önlenmeye çalışıldığı bir demokrasi sorunudur. İBB davasındaki tutuklular tutuksuz yargılanmalı, duruşmalar televizyonlarda canlı yayınlanmalıdır” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu’nun açıkladığı hukuki gerçekliğe vurgu yapan Pala, “Kaçma şüphesi olmayan, delilleri karartma şüphesi olmayan… Daha öncesinde ortaya atılan iddiaların neredeyse hiçbirinin iddianamede bile yayınlanamadığı Ekrem İmamoğlu ve bütün arkadaşlarının ivedi olarak dışarı çıkarılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“MAHPUSLAR İKİ KEZ CEZALANDIRILIYOR”

Cezaevlerindeki sağlık koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pala, mahpusların sağlık hizmetlerine erişememesi nedeniyle iki kez cezalandırıldığını söyledi.

“Mahpuslar, insan haklarına aykırı biçimde sağlık hizmetlerine erişemeyerek bugün ülkemizde iki kez cezalandırılıyorlar” diyen Pala, Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, “Bir hekim olarak, bir öğretim üyesi olarak onların karşı karşıya bırakıldığı bu utanç verici durumdan büyük bir üzüntü duyduğumu, büyük bir öfke duyduğumuzu burada sizinle paylaşmak isterim” şeklinde konuştu. Birleşmiş Milletler’in mahpus haklarına ilişkin ilkelerini hatırlatan Pala, “Sayıları dört yüz binin üstündeki bütün mahpuslar bu ülkede herhangi bir sağlık hakkına sahip değiller” dedi.

“YİRMİ SEKİZ KİŞİLİK HÜCREDE ELLİ DOKUZ KİŞİ KALIYORUZ”

CHP’li Pala, cezaevlerindeki kapasite sorununa da değinerek, resmî açıklamalara göre 304 bin 956 kapasiteli 403 hapishanede 412 bin 991 mahpus tutulduğunu belirtti. Bir cezaevi ziyaretinde yaşadığı anıyı paylaşan Pala, “Bir arkadaşımızla konuşuyoruz. Genç bir arkadaşımız. Bu on dokuz Mart’tan sonra tutuklananlardan birisi. Dedi ki: ‘Yirmi sekiz kişilik bir hücrede elli dokuz kişi kalıyoruz'” ifadelerini aktardı.

Tecrit uygulamasını insan haklarına aykırı bulan Pala, “Bizim arkadaşlarımız şu anda tecritle karşı karşıyadır. Tecrit mahpuslar için en önemli sağlıksızlık kaynaklarından biridir. Bunun yanı sıra bazı arkadaşlarımız adı ‘kuyu tipi’ diye adlandırılan olağanüstü tecrit koşullarının yaygın olduğu yerlerde tutuluyorlar. Bu da asla kabul edilemez” dedi.

“RİNG ARAÇLARI BİR HASTANIN KULLANMASI İÇİN UYGUN DEĞİL”

Konuşmasında sağlık hizmetlerine erişimdeki engelleri sıralayan Pala, yasal düzenlemelere rağmen tutuklu ve hükümlülerin yıllık sağlık kontrolünden geçirilmediğini, hasta olduklarında ise hastaneye gitmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

“Ağız içi ve çıplak aramadan tutun kelepçeli muayene dayatmasına kadar. Bunlar tedaviyi engelleyen uygulamalardır. Ve asla kabul etmiyoruz” diyen Pala, hasta sevklerinde kullanılan ring araçlarına da tepki gösterdi. Bir avukatın anlattığı olayı aktaran Pala, “Bir tutuklunun tek ayağı yok. Hastaneden sevki sırasında ring aracına kendisinin binmesini bekliyor güvenlik görevlileri. Bir an için tutuklunun yerine kendimizi koyalım. En sevdiğimiz insanlar olarak onların yerine koyalım. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün mü?” ifadelerini kullandı.

“ADLİ TIP KURUMU BİLİMLE BAĞDAŞMIYOR”

Pala, Adli Tıp Kurumu’na yönelik eleştirilerini de dile getirerek, kurumun yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Mehmet Murat Çalık örneğini veren Pala, “Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir devlet hastanesinden, bir eğitim araştırma hastanesinden uzmanların, profesörlerin oy birliğiyle verdiği bir kararın Adli Tıp Kurumu tarafından kabul edilmemesi sizlerin kabul edeceği bir şey midir? Bakın bu asla bilimle bağdaşmaz, asla tıpla bağdaşmaz” dedi.

CHP’nin iktidarında Adli Tıp Kurumu’nu özerk ve şeffaf hale getireceklerini belirten Pala, “Sağlık söz konusu olduğunda birincil sorumlunun Sağlık Bakanlığı’nın olduğu ama Adalet Bakanlığı’yla eş güdüm içerisinde bir sistemin hayata geçirileceği bir sağlık programını Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında hep birlikte hayata geçireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin sağlık sisteminde ceza ve tutukevlerinde sağlık hakkı ve onurlu bir yaşam en üst düzeyde gözetilecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir