CHP Eyüp de Yeniden Sinan Akçiçek İlçe Başkan


CHP Eyüp ilçe başkanlığı 36 olağan genel kurulu 24.12.2017 Pazar günü saat 10.00 da Eyüp belediyesi Nikah ve Kültür merkezi Silahtar ağa caddesi No:18 Eyüp/İstanbul adresinde yapıldı.
CHP Eyüp ilçe başkanlığı 36 olağan genel kurulu Başkanlığına İzmir Millet vekili Tuncay Özkan delegelerin tamamının oyunu alarak divan başkanlığına seçildi.

Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından kongre çalışmaları başlamış oldu.
Önceki yönetimin Faaliyet ve hesaplarının onanmasının ardından konuşmalara geçildi.
Yapılan konuşmaların ardından listeler divana verildi.
Listeler basıldıktan sonra seçimlere geçildi.

CHP 36 Olağan kongresine İlçe başkan adayı olarak,Sinan Akçiçek,Safi Karayalçın,Özgür Nemutlu adaylaşarak katıldı.
Kongre süreci öncesin de yarışa altı adayla başlayan CHP Eyüp ilçe örgütü süreç içerisin de Ali Öztürk,Safi Karayalçın lehine çekilerek güç birliği yaptı,yine kongreye bir gün kala Mustafa Tüysüz Doğan Sarıtaş ile güçlerini birleştirdi. Kongre başlarken 4 adayla devam ederken yaşanan gelişme sonucu Doğan Sarıtaş’ın Safi Karayalçın lehine çekilerek güç birliğine gittiler.
Kongre çalışmaları kendi mecrasın da işleyerek tam bir demokrasi şöleni edasın da çalışmalarını sürdürdü.

Sinan Akçiçek Konuşmasına şiirle başladı…

bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim
bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte yine sevinçteyiz
bitmedi daha sürüyor o kavga …
”Sinan Akçiçek Demokrasi mücadelesin de bayrak olanları unutmadı”

iş o kavganın ateşini yakanlara
mahir yüreklilere çelikten bileklilere
denizlerce dalgalı olanlara,
ibrahimlerce korkusuz olanlara
taylanlara, sinanlara
dar ağaçlarıyla dalga geçenlere
erdallara, hüseyinlere, yusuflara
yıldıza koşanlara, güneşin zaptına çıkanlara
berkinlere, ail ismaillere
SELAM OLSUN

yanmayla yakılmayanlara
hasretlere, muhlislere
sazlarıyla sözleriyle direnenlere
yunus emrelere, kızıltuğlara
asmayla asılmayanlara
denizlere, pir sultanlara

direnenlere ve direnecek olanlara
nuriyelere semihlere
SELAM OLSUN

güneşten önce kalkanlara, güneşi doğuranlara
kadınlarımıza
türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet koruyacak ve müdafaa edecek olanlara
gençlerimize
hak-hukuk-adalet diyenlere, 25 günde 432 km yol kat edenlere
adalet yürüyüşçülerine
geliyoruz zincirleri kıra kıra, adaleti adım adım kura kura diyenlere
anadolunun kemali, genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na
SELAM OLSUN
1881’den sonsuzluğa uzanan sevdamıza,
ulu önderimize, başkomutanımıza
Mustafa Kemal ATATÜRK’e
SELAM OLSUN

Sinan Akçiçek konuşmasının devamın da;

Sayın divan, değerli delegeler, saygıdeğer büyüklerim, kardeşlerim, yoldaşlarım, kıymetli basın mensubu arkadaşlarım;
36. olağan ilçe kongremize, Tüm Türkiye’ye örnek teşkil edecek olan demokrasi şölenimize hepiniz hoş geldiniz.
Evet maalesef ülke olarak zor günlerden geçiyoruz, hırsızlıkların, yolsuzlukların, hukuksuzlukların karşısında direniyoruz
ülkede nefes almak neredeyse mümkün değil
Şimdi size önce kendimizi yani bizi özetlemek, ardından da bu zulümden birlikte nasıl kurtulacağımızı, daha rahat nasıl nefes alabileceğimizi anlatmak istiyorum:


Biz kimiz yoldaşlar?

Biz 15 yılda iş cinayetlerinde öldürülen 17 bin işçiyiz
bizler her seçimde kadro vaatleri verilip köleliğe zorlanan taşeron işçileriz
ekmek teknelerimizi özelleştirmek isteyenlere karşı grev çadırlarında direnenleriz
kadınız biz, kahkahası hiç bitmeyecek olanlarız
bizler eşit işe eşit ücret isteyen kadınlarız
bizler sevdiği için öldürülmek istemeyenleriz
bizler insanlık tarihinin diğer yarısıyız, kadınlarız
bizler emeğimizle yarınları kurup bugünün unutulanları olmaya zorlanan emeklileriz
bizler susturulmak istenen, yarının akademisyenleri bugünün öğrencileriyiz
bizler barınma hakkı olmayıp cemaat yurtlarına mahkum edilen yakılanlarız
bizler evleri yıkılan, sokak ortasında öldürülen çocuklarının cenazelerinin başlarında ağıt yakan analarız
“ananı da al git” diyenlere karşı, anamızı da alıp gelen babalarız
bizler AVM’nin gölgesinde direnirken veri yüküyle bitirilmek istenen esnaflarız
bizler ataması yapılmasını beklerken işporta yapmak zorunda kalan öğretmenleriz
bizler mesleğini yapamadığı için intihara sürüklenenleriz
bizler toplum için bilim yapmaya çalışırken açığa alınan akademisyenleriz
bizler dersliklerinde olmak yerine fakülte kapılarında joplananlarız
bizler yakıp yıktığınız toprakların sahibi köylüleriz
kendi tarlasında ürettiği pancarı, çayına şeker olarak atamayan çiftçileriz
bizler bir kereden bir şey olmaz denip cinsel istismara maruz kalan çocuklarız
bizler sömürdüğünüz emek, çaldığınız yetim hakkı, kirlettiğiniz dua yız
termik santral için talan ettiğiniz karadeniz yaylası, altın için delik deşik ettiğiniz kaz dağları, kuruttuğunuz dere, kestiğiniz zeytin ağacıyız
bizler ermenekte yetim kalan çocuk,
soma da tekmelenen madenci
reyhanlıda elini göğe açan anneyiz
evladının kemiğini soran cumartesi anneleriyiz
bizler ethemin inadı, ahmetin gülüşü, hrantın delik ayakkabısıyız
döve döve öldüremediğiniz Ali İsmail’iz
başından vurduğunuz berkin,
çırılçıplak soyduğunuz kevseriz
kürtüz türküz ermeniyiz lazız pomakız çerkeziz romanız arapız, bu kadim topraklarda barış içinde yaşamak isteyen halklarız biz
aleviyiz sünniyiz ediziyiz süryaniz hristiyanız,
bizler demokratlarız, sosyalistleriz, laikleriz
bizler inançlarıyla farklılıklarıyla düşünceleriyle HAYIR’da bir arada olanlarız
haksızlığa ve zulme HAYIR demeyi bilenleriz
hani şu öldüre öldüre bitiremediğiniz
hani şu itip kaktığınız , hani yok saydığınız
hani yok etmek istediğiniz, hani yok edemediğiniz
öldürmeye doyamadığınız, usanmadığınız, utanmadığınız
hani şu öldürmekle korkutamadığınız
bitiremediğiniz, ezemediğiniz.

Susturamadığınız, susturamayacağınız milyonlarız biz.

Elbette ki her gecenin bir sabahı, her kışın bir yazı, her kavganın da bir sonu vardır.
saraylarını da, man adasındaki dolarlarını da, gemiciklerini de başlarına geçireceğiz
yılmadık, yılmıyoruz
teslim olmadık ve olmayacağız:
çünkü emperyalizme ve iş birlikçilerine teslim olmayan Mustafa Kemal Atatürkleriz biz.
“toprak işleyenin, su kullananın” diyen bülent ecevitleriz biz.
ülkeyi adım adım gezip halkın iktidarını kurmak için alın teri döken, Anadolu’nun Kemal’i Kemal Kılıdaroğluyuz biz
yazmaz tarih kitapları baş eğdiğimizi zulmün önünde, ölüme yarine hasret bir sevdalı gibi sarılıp öylece ölürüz de baş eğmeyiz faşizmin zulmünün önünde
ve ilçemizde bunun ilk adımı ise Eyüp2019’dur.

Sinan Akçiçek Konuşmasının devamın da;

Değerli yol arkadaşlarım,
2019’ta Eyüp’te CHP iktidarını kurma hedefiyle çıktık bu yola. Göreve geldiğimiz 2015 yılından bu yana, yönetmiş olduğumuz 07 Haziran ve 01 Kasım seçimlerinden çıkarmış olduğumuz ciddi dersler ve deneyimlerimiz oldu. Bu deneyimlerin en başındaki şeyin partimizin Eyüp’teki eksikliklerinin neler olduğunu gözlemleme fırsatı olduğunu söyleyebiliriz. Bu eksiklerin yanı sıra 07 Haziran ve 01 Kasım seçimlerinde sorunsuz ve başarılı bir süreci de geçirdik. Bunun altındaki temel neden ise daha önce yapmış olduğum ilçe yönetim kurulu üyeliğim sırasında edindiğim seçim tecrübeleri ve örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcılığı görevimin bana kazandırmış olduğu örgüt dinamiklerini iyi tanıma fırsatı idi.
Bu iki seçimden sonra 35. Olağan ilçe kongresinde siz değerli delegasyonumuzun ve örgütümüzün teveccühü ile bir kez daha ilçe başkanı seçilerek görevime kaldığım yerden devam ettim. İlçe başkanı olduktan sonra ana görevimizin partimizi 2019’da Eyüp’te iktidara taşımak olduğunu tüm örgütümüz ile paylaştık ve bu önemli görev için kollarımızı sıvadık. Burada da ilk işimiz tabi ki bugüne kadar gördüğümüz eksikleri tamamlamaktı. Sivil toplum örgütleri ile, muhtarlarımızla ve yöre dernekleri ile temaslar kurup CHP’yi Eyüp’ün her alanında, her sokağında yaptığı başarılar ve icraatlar ile konuşulur hale getirmek istedik. Bu yüzden işe ilk muhtarlarımızdan başladık. Onların kapılarını üst üste çalarak çok kez kendi mekanlarında ziyaret ettik. Sonrasında ise gerek il başkanlığımızın gerekse ilçe başkanlığımızın organize ettiği muhtar buluşmalarında bir araya geldik. İlk muhtar buluşmamızı ise belediye meclis üyelerimizle birlikte belediyenin faaliyet ve denetim raporlarını görüşmek üzere gerçekleştirdik. Sonraki süreçte ise yaptığımız tüm etkinlik ve gecelerimizde muhtarlarımızın yoğun katılımına gururla tanıklık ettik. Bu da bize çizdiğimiz rotanın ve gittiğimiz yolun doğru bir yol olduğunu gösterdi.
Muhtarlarımızdan sonra sivil toplum örgütlerine ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Sadece bizim seçmen yoğunluğumuzun fazla olduğu mahallelerdeki STK’lar değil tam aksine en az oy aldığımız mahallerdeki yöre derneklerinden tutun da bir çok STK’ya kadar mekanlarına giderek kendilerine ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Bunların yanı sıra spor kulüplerimizi ile de etkin ve geliştirilmiş bir iletişim içerisinde olduk. Onlarla ortaklaşa sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirip, bu projelere var gücümüzle tüm desteğimizi sunduk. Özellikle Karadolap Spor Kulubümüz ile gerçekleştirdiğimiz “Madde Bağımlılığına Hayır” konulu sosyal sorumluluk projemiz oldukça efektif sonuçlar yarattı. Genel merkezimizden bir çok genel başkan yardımcımız, milletvekilimiz ve PM üyelerimizin katılımı ile gerçekleştirdiğimiz dostluk maçı tüm Türkiye’de büyük ses getiren bir proje oldu.
Sonra, iktidara giden bir Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır bir ilçe binasının eksikliğini gidermek için çalışmalarımıza başladık. Eğer CHP Eyüp’te iktidarı hedefliyorsa bulunduğu mekanın da partimize yakışır bir noktada olması gerektiğini düşünerek bugünkü ilçe binamızın tadilatını başından sonuna kadar bizzat başında durarak bitirmenin de haklı gurunu yaşıyoruz.
Önemli konulardan bir diğeri ise, seçimlere giderken CHP’nin en etkili ve verimli sandık güvenliği eğitimleri ilçe olarak İstanbul’da bizim ilçemizde verildi. Bu konuda hiç mütevazi olmayacağız çünkü en büyük referansımız eğitimlere katılan değerli örgütümüzün yorumları idi. İlk defa 07 Haziran seçimlerinde sandık kurulu başkanlığı görevi ile tanıştık. Bu zorlu görevin sorunsuz bir şekilde yerine getirilmesi çok önemli idi ve biz yine hazırladığımız etkili eğitimler sayesinde de bu zorlu görevin altından başarılı bir şekilde kalkmayı başardık.
Kısacacı, seçim günü, öncesi ve sonrasında neler yapacağımızı ve kimlere hangi eğitimleri vermemiz gerektiğini çok ama çok iyi biliyoruz. Yine seçim günü sandık görevlilerimize hukuki ve lojistik destek ile bilişim desteği konusunda nasıl yardımcı olacağımızı da çok iyi biliyoruz. Kumanyasından tutun da bir çok eksiklik yaşadığımız tarafları da kapattık. Seçim akşamında sağlıklı sonuçları alabilmek adına kurduğumuz sisteme daha ilçe seçim kuruluna veriler gitmeden sonuçları girmeyi ve aldığımız oy oranını herkesten önce görmeyi başardık. Böylelikle seçimlerde oluşacak bir çok usulsüzlük ve yanlışın da çok hızlı bir şekilde önüne geçme fırsatını yakaladık. Şuan bu verileri takip etme, sisteme girme ve gerekli dilekçeler ile itiraz ve düzeltmeleri yapma konusunda oldukça donanımlı bir ekibe sahip olduğumuzu da bilmenizi isterim.
Bizim kazandığımız en büyük deneyim aktif ve pasif üye ayırımını yapabilmemiz oldu. Hep diyoruz ya, sağlıklı bir örgüt yapılanmasının temeli sağlıklı bir üye yapılanmasından geçer diye. İşte bu yüzden örgütte aktif olarak görev yapan ve yapacak olan üyelerimizin tesbiti oldukça önemli. Daha önce de dediğim gibi bu konuda ciddi verilere sahip bir ilçe başkanlığıyız. Sadece kağıt üzerinde değil saha çalışmalarında da etkin olan üyenin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz.
2019 yerel seçimlerine hazırlanırken geliştirdiğimiz en önemli projemiz elimde de görmüş olduğunuz EYÜP2019 projesi oldu. “Eyüp için söyleyecek sözümüz var” sloganı ile yola çıktığımız bu projede ana amacımız Eyüp’te sivil bir örgütlenme modelini hayata geçirmekti. Böylelikle de hem yerel hem de genel seçimlerde CHP’yi Eyüp’te birinci parti yapmak en büyük hedefimizdi ve bu hedefimize ulaşmamıza da sadece bir adım kaldı.
Yine bu projenin temel amaçlarından biri de AKP karşıtlarının hepsini sandıkta tek bir adreste buluşturmaktı. Ve bu projeyi bitirir bitirmez ilk olarak genel başkanımıza sunduk, genel başkanımız projeyi beğenerek İstanbul’da CHP’nin seçim kazanmaya yakın tüm ilçelerinde bu projenin uygulanması talimatını da verdi.
Bu proje için bütün alt yapı çalışmalarımıza başlarken bir anda Nisan 2017 referandumu ile karşı karşıya kaldık. Böylelikle EYÜP21019 projemiz, 2017 Anayasa referandumu kampanya çalışmalarında “HAYIR PLATFORMU” çatısı altında kısmi olarak uygulanmış oldu. Referandumdan eğer HAYIR’ı çıkartmasaydık genel merkeze sunduğumuz bu projenin de bir gerçekliği kalmayacaktı. Ama referandum sonucu bize çok doğru bir projeye imza attığımızı bir kez daha net bir şekilde göstermiş oldu. Ve şunun altını tekrardan çizmek isterim ki EYÜP2019 logosunun altında yatan neden ve anlam ile referandumda kullandığımız HAYIR logosunun altındaki neden ve anlam aynıdır. Bütün siyasal oluşumları ve HAYIR diyecek bütün toplumsal katmanları, HAYIR’ın logosu altında bir arada tutmayı başardık. Sol ve sosyal demokratların bir arada durabileceği YURTTAŞ İNSİYATİFLERİ’i ile merkez sağın bir arada duracağı MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA PLATFORMLARINIn oluşmasındaki en büyük neden olduk. Hepsinin altında yatan kurucu irade tartışmasız CHP idi. Ama işin sahibi olma çabası ve gayreti içerisinde olmayarak akılcı bir politika ile bu platformların sağlı sollu arkasından destek olarak işler ve yürütülebilir hale gelmesinde etkin rol oynayarak süreci yürüttük. Aslında referandum sürecinde, CHP çalışan üreten topluma güven veren noktada olduğunda farklı siyasal kesimlerin de bize kolayca yöneleceğini gördük. 16 Nisan referandum başarısının altındaki temel neden Eyüp’te partinin konuşulur hale gelmesi, partimizin toplumun farklı siyasal kesimleri ile de iletişim haline geçmiş olmasıdır. İkinci önemli neden ise partimizin muhalefetteki diğer siyasi partilerle sık sık bir araya gelip toplantılar düzenlemesi ve Eyüp’teki sorun ve sıkıntıları nasıl gideririz noktasında fikir alış verişi yapabilme fırsatı yaratmasıdır.
Amacımız referandumda yakalanan HAYIR bloğunu doğru okuyup 2019 yerel seçimlerine taşımaktır.Bunun içinde yapmamız gereken en önemli şey bulunduğumuz çemberin dışına çıkmaktır.
İşte tüm bu çalışmalar bizi Eyüp’te %51.5 HAYIR sonucuna götürdü. Şimdi bu oranı koruma zamanıdır. 2019 için bunun üstüne neler katabilirizi konuşmamız gerekiyor. Artık Eyüp’te yerel seçimi %40’lı bantlarla alma dönemi kapanmıştır. %50 ve üzerini hedeflemek zorundayız. Bunun içinde salt CHP örgütlülüğü üzerinden yürütülen bir süreç değil bilakis 16 Nisan referandumu ruhuyla işletilen ve yürütülen bir süreç gerekmektedir.
Tabi ki bu HAYIR başarısı tüm İstanbul’da ve Türkiye’de de gerçekleşti. İşte bu başarı bize yönelik siyasi operasyonların da başlamasına sebebiyet verdi. Partimizin bugün dimdik ayakta duruyor olmasının temel nedeni istikrarlı ve kararlı bir politika yürütüyor olmasıdır. Bugün MHP diye bir parti kalmadı, resmen AKP’nin siyasi stepnesi haline geldi. HDP derseniz zaten yöneticisi kalmadı. Geriye kim kalıyor? Cumhuriyet Halk Partisi. Peki HAYIR gibi bir başarının yakalanmış olmasından sonra ilk siyasi operasyon nereye yapılacaktı ? Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Yapılan haksızlık ve hukuksuzluklarla partimizin milletvekilleri zindanlara atılacak noktalara getirilmek istendi. İşte bu noktada artık durmamız mümkün değildi ve ADALET YÜRÜYÜŞÜ’nü başlatmak gerekliliği doğdu.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ bize gösterdi ki bu ülkede adalete susamış, hangi görüşten olursa olsun, mevcut iktidarın haksızlıklarına ve hukuksuzluklarına boyun eğmeyen herkesimden milyonlarca insanla birlikte yol yürüyebiliyorduk. Ve bu yürüyüş İstanbul’da o milyonlarca insanın buluşmasıyla istediğimiz hedefe ulaşmış oldu.
Bu buluşmanın hemen ardından ikinci bir işe daha imza attık: ADALET KURULTAYI. Türkiye’deki en önemli gündem maddelerinin de içerisinde bulunduğu, farklı görüşlerinde fikirlerini yansıttığı bir sürece imza attık.


ADALET KURULTAYI’na imza attık.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve ADALET KURULTAYI’da bize göstermiş oldu ki, CHP bir bütünlük içerisinde hareket etmeliydi. Kavga eden değil, birbirini yiyen değil, birbirini harcayan değil, birbirini eriten değil aksine ilerlediği yolda kendini nasıl güçlü hissedecekse, o gücü nereden elde edecekse o kaynaklara güven veren bir CHP olmalıyız. Özellikle kendi ilçemiz olan Eyüp’te, Eyüp kamuoyuna iktidara nasıl emin adımlarla yürüdüğümüzü göstermemiz gerekiyor. Bu yüzden ayrıştırmayan ve kavga etmeyen bir örgüt yapısına ihtiyacımız var.
Şuan gerçekleştirdiğimiz 36. olağan ilçe kongremizin bir geçiş kongresi olmadığını ve bundan yaklaşık bir 10 – 15 ay sonra bir yerel seçimle karşılaşacağımız gerçeğini lütfen kimse göz ardı etmesin.
Sinan Akçiçek Konuşmasının devamın da ;


Bilendik geliyoruz…

Ve siz değerli delegasyonumuza diyoruz ki;
Bir, Biz nasıl seçim yönetileceğine oldukça hakimiz çünkü çok ciddi bir DENEYİMimiz var
İki, TECRÜBEmiz var
Üç, DİNAMİK bir yapımız var
Dört, Eyüp Kamuoyu Sinan AKÇİÇEK’i tanıyor. Muhtarlarından tutun sivil toplum örgütlerine kadar Eyüp’te CHP’nin ilçe başkanı sorulduğunda olumlu tepkilerle karşılaşacağınıza eminiz. Kötü tanınmış olsaydık referandum da HAYIR’ı çıkartamazdık.
Adalet Yürüyüşü ve Kurultayında da ilçemizden her gün araçlar kaldırdık. Örgütümüzün de bu adalet yürüyüşüne dahil olmasını sağladık. İstanbul’da adalet yürüyüşünde en uzun yürüyen ilçe başkanı olduğumu da bilmenizi isterim. 25 günün 20 gününü yürüyen tek ilçe başkanıyım.
Milli bayramlarımızı yasaklayan siyasal iktidara karşı sadece anıta çelenk bırakan bir ilçe başkanı değil, milli bayram coşkusunu sokakta halkımızla beraber kutlayan bir ilçe başkanıyım. Yeri geldi Rami meydandan Eyüp meydanına Cumhuriyet yürüyüşümüzü gerçekleştirdik, yeri geldi Göktürk’te çocuklarımızla beraber 23 Nisan coşkusunu yaşadık.
Tabi ki burada zaman sorunundan ötürü sadece belirli etkinliklerimizi sizlerle paylaşabiliyorum ama şu elimde gördüğünüz ve sizlere de yollamış olduğumuz Faaliyet Raporumuzda neler yaptığımızı daha kapsamlı bir şekilde görebileceğinizi de belirtmek isterim.
2019 sürecine giden bu uzun ve çetrefilli yolda partimiz adına birçok aşamayı kat edip, yolun sonuna kadar oldukça başarılı bir şekilde gelmişken, süreci en başa almanın, her şeyi yeniden dizayn etmeye çalışmanın partimize fayda değil zarar getireceğini düşünüyorum ve bunu da kabullenmekte açıkçası bir hayli zorluk çekiyorum.
23 yıldır ilçemizi yöneten aynı siyasal anlayıştan kurtulmak için mücadele ediyoruz hepimiz. Eğer 23 yıldır bu iktidarı onların elinden alamadıysak bu onların başarısı değil bizim başarısızlığımızdır. Çeyrek yüzyılını doldurmuş bir iktidardan Eyüp Belediyesi’ni almanın yolu, deneyimden kararlılıktan tecrübeden dinamizmden ve ortaya koyacağınız siyasal duruştan geçer .

”Sinan Akçiçek konuşmasını yine adanan yücelin şiiri ile noktaladı”

Ve şimdi size soruyorum: 1919 ruhuyla hep birlikte 2019’a gitmeye hazır mıyız?
O halde konuşmama Adnan Yücel’in şiirden aldığım bir bölüm ile başlamıştım, yine aynı şiirden aldığım farklı bir bölüm ile konuşmama son vermek istiyorum:

Saraylar saltanatlar çöker
Kan susar bir gün
Zulüm biter
Menekşelerde açılır üstümüzde
Leylaklarda güler
Bu günlerden geriye bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler …

Hepinize en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum …

Yapılan konuşmalar sonrasın da seçimlere geçildi oy verme işleminin bitimiyle oylar sayıldı.
Kullanılan geçerli oyun 198’ini alarak İlçe Başkanlık görevini yürüten Sinan Akçiçek yeniden İlçe başkanlığına seçildi. Kullanılan 396 oyun 136’sını alarak Safi Karayalçın ikinci olurken Özgür Nemutlu ise 57 oy alarak üçüncü oldu.

Oyların ilanından sonra kürsüye çıkan Sinan Akçiçek kısa bir teşekkür konuşması yaparak yanına Safi Karayalçın ve Özgür Nemutluyu çağırarak Kongre üyelerini ve katılımcıları birlikte selamladılar.
Kongre Çalışmaları oy verme işleminin bitimi ve teşekkür konuşmasının ardından biti.
Haber etkin
Ramazan Yiğit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir