Bahçeli’den ‘askıda ekmek kampanyası’ eleştirilerine yanıt

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Askıda ekmek kampanyasını eleştirenlere tepki gösteren Bahçeli, “Eleştirenler evinde ekmek yoksa söyleyip istesinler” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Askıda ekmek kampanyasını eleştirenlere tepki gösteren Bahçeli, “Askıda ekmek çalışmalarına kara çalmaya çalışanlar insan onurunu kaybetmişlerdir. Mayaları lekeli, sicilleri bozuktur. Milletimizin ekmeğine bile göz koyacak kadar nankör, milli manevi hasletlere göz dikecek kadar namertsiniz” diye konuştu.

‘KKTC seçimlerinde Mustafa Akıncı kazanamazsa bu mesleği bırakım’ ifadelerini kullandığı iddia edilen A&G Araştırma Şirketi Genel Müdürü Adil Gür’e de seslenen Bahçeli, “Kıbrıs’taki seçimleri Türkiye’nin desteklediği Ersin Tatar kazansın ben bu mesleği bırakacağım diyen hangi anketçi varsa sözünü tutmalıdır” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

“Ekmek fiyatlarının zamlandığı dönemde Samsun İlkadım ilçesinde olduğu gibi dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla idrak edip vatandaşlarımızla buluşturmuştuk. Kendine bile devası olmayan şahıs Ekonomiden Sorumlu Bakanlık görevini icra ediyordu. Askıda ekmek kavgası manevi bir görevi ifa hassasiyetidir. Biz askıda ekmek koyduk, ekmeksizler saklandıkları delikten çıktı.

Türkiye ekonomisi gücüne güç katacak, tüm art niyetli siyaset bezirganlarını ters köşeye yatıracaktır. Karadeniz’de bulunan 320 milyar m3’lük doğalgaz rezervine ilave olarak 85 milyar m3’lük doğalgaz bulunması ekonomide iyimserliği kamçılamıştır. Bu gelişmeler karşısında moralleri bozulan ekmeksizler kendilerini ele vermişlerdir. Askıda ekmek kampanyamıza kara çalanlar utanmalarını bilen gafillerdir.

Bir ekonomist ‘İstediğiniz kadar posta arabasını arka arkaya ekleyin bundan tren olmayacaktır’ demiştir. Bırakın tren olmayı vagon olmaz bunlardan. Dün önüne konulan çanağı deviren kimliksizlerin zilletin askısında nasıl eridikleri görecekleri günler yakındır. Biz ekmeği askıya koyduk, helalden yana tercihimizi gösterdik. Biz ekmek diyoruz, millet diyoruz, refah diyoruz, bereket diyoruz, beka diyoruz, istiklal ve istikbal diyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye’ye Cumhur İttifakı’yla ulaşacağımıza inanıyoruz.

Uzun yıllardır ‘Ne olacak bu memleketin hali’ bir buçuk asırdır dildedir. Bu sorunun mahiyet ve muhtevası milletimizin iradesiyle değişmiş, dar kalıplar kırılmış, ‘ne olacak bu dünyanın sonu’ sorusu öne çıkmıştır. Türk milleti dünyayı kavramıştır. Bize göre bir soru bin soruya kapıdır. Akan zamanın neresinde duruyoruz? Karmaşıklaşan hadiselere nasıl bakıyoruz? Karşımızdaki tehdit ve fırsatları nasıl okuyoruz? Akıl ölçüleri dağılmış, ahlak seviyesi tükenmiş hiçbir siyasi ve ideolojik akıl bunlara yanıt veremeyecektir.

Elimizde bir çıkış haritası yoktur. Geleceğimizin nasıl şekilleneceğini, tehdit ve fırsatların neler olacağını önceden tarihi şuuruyla öngörmek, hazırlık yapmak elimizdedir. Bölgesel ve uluslararası krizler gerçekleri görememenin, hazırlıksız yakalanmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Türkiye, Cumhur İttifakı’yla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tarihin arkasında koşan, olup bitenleri günü birlik analiz eden bir ülke olmaktan tamamen uzaklaşmıştır. Mücadele eden, müdahale eden bir ülke olarak Türkiye bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili bir takipçisidir. Bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir.

Türkiye Cumhur İttifakı’nın iradesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin muazzam işleyişi ile gelişmeleri yedek kulübesinden izleyen bir ülke olmaktan tamamen çıkmıştır.

DAĞLIK KARABAĞ

Dağlık Karabağ coğrafyasında yazılan Türk Tarihidir. Dökülen Türk kanıdır. Verilen Türk canıdır. Karşıdaki güç de terör devleti Ermenistan’dır. Karabağ Türk yurdudur. Dağlık Karabağ’ın asıl sahibine geçmesinin zamanı gelip çatmıştır. Ermeni katiller geçmişleri alçak saldırılarına yenilerini eklemektedir.

– Meclis’imize ihanet edenlerin torunları bugün Karabağ’da cinayet nöbetindedir. Osmanlı Devletinin topraklarına hücum edip onun bir parçasını işgal eden Fransa da bunun destekçisidir. Silah ve mühimmat temin etmektedir. Yani Türk düşmanları Dağlık Karabağ’da faaldir. Haklı olan ülke Azerbaycan’dır. Mağdur olan ülke Azerbaycan’dır. Suikaste uğrayan ülke Azerbaycan’dır. Haksızlık karşısında susmak elim bir hatadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir