AYM Başkanı ittifaka alet oldu

Özel bir televizyon kanalında canlı yayın programına katılan İçişleri Bakanı Efkan Ala, yerel seçimlerden önce AK Parti’ye karşı çeşitli ittifaklar kurulduğunu belirterek, “Burada garip olan şey, AYM Başkanının da bu ittifaka alet olmasıdır” dedi.

“Çağdaş ülkelerde bir yüksek mahkeme başkanının böyle konularda konuşamaz. Bu, bir az gelişmişlik göstergesidir” diyen Ala sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendisi bakımından da son birkaç ay içindeki değişim çok enterasandır. Bu normal şartlar altında bir değişim, dönüşüm olarak izah edilemez… Herhalde kendisine seçimden önce verilmiş rolün, oyunun bitmediğini zannediyor ve oyununa devam ediyor. Rolü oynamaya devam ediyor. Bundan başka türlü nasıl izah edeceksiniz. Olmamış gibi, aynen verilen rolü oynamaya devam ediyor.”

GÖMLEK ELEŞTİRİSİNE CEVAP

Kılıç’ın “Bizler gömlek değiştiren bir karakterin sahibi olamayız” sözlerine de cevap veren Ala, şunları söyledi:
“Gömlek değiştirmekle itham ettiğiniz kişilerin karşısında, siz, gömleğin içindeki değişmiş. Bırakın gömleği, gömleğin içindeki tamamen değişmiş sizin zaviyenizde. Bunlar yanlış, Türkiye’ye yakışmayan şeyler. Gömleğin içindeki kişi değişmiş burada. Siyasi dildir bu. Kullanılacak bir söz değildir.”

“İKİNCİ BİR ÇEVİK VAKASI”

Sürecin cumhurbaşkanlığı seçimiyle irtibatlandırılmasını da değerlendiren Ala, “Eğer böyle bir şey varsa, bu ikinci Çevik Bir vakasıdır. Başlamadan bitti ve kendisi bitirdi” dedi.
“Aday olmuştu” hatırlatması üzerine Bakan Ala, “Tabii. O bir toplantıda, başı sonu bir toplantı oldu. Orada bitti kendi konuşmasıyla. Burada da Haşim Kılıç, kendini bitirdi, kendi konuşmasıyla. Yazık oldu. Bu zamana kadar da… İnsanların bulunduğu iklim vardı, onun yetiştiği bir iklim vardı. Oranın da bütün değerlerini berhava eden bir konuşma. Bu yakışık almadı” diye konuştu.

“SON BİR KAÇ AY İÇİNDEKİ DEĞİŞİM ÇOK ENTERESAN”

Bakan Ala, “Muhalefet bir cumhurbaşkanı adayı arıyor. Gider muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olur” değerlendirmesi üzerine, yerel seçimden önce Ak Parti’ye karşı bir ittifak cephesi kurulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Yani seçimde nasıl olur da, neler yaparız da AK Parti’yi 30’lara çekeriz. Onu da deklare ettiler. Ne oldu sonuç? Aynı ittifak orada derslerini aldılar. Bu kez seçim sonrasında muhalefet cephesinin seçim hezimetini örtbas etme çabası içine girdi. Bu hezimeti örtbas etme çabasında mahirler çünkü sürekli yeniliyorlar. Yenilgiyi nasıl örtbas edeceklerini de öğrenmiş durumdalar. Yenile yenile. Burada garip olan şey, Anayasa Mahkemesi Başkanının da bu ittifaka alet olmasıdır, içinde olmasıdır. Kendisi bakımından da son birkaç ay içindeki değişim çok enteresandır. Bu normal şartlar altında bir değişim, dönüşüm olarak izah edilemez.”

Ala, Başkan Haşim Kılıç’daki değişimin hayatın doğal akışıyla izah edilebilir bir değişim olmadığını söyledi.

“KENDİLEİRİNİ 90’LI YILLARDA ZANNEDİYORLAR”

“Eskiden yargı yılının açılışlarında bir Danıştay Başkanı salvolar yapardı, bir Yargıtay Başkanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı. Bundan kurtulduk diyorduk. Tekrar bunu mu hatırladınız bu konuşma üzerine?” sorusu üzerine, Türkiye’de bundan kurtulanların bulunduğunu söyledi. AK Parti hükümetinin uyguladığı politikalarla geçmişi geride bıraktığını belirten Ala, “Ama hala bundan kurtulamayan, kendisini 90’lı yıllarda zanneden, onun jargonuyla konuşan, oraya üye seçildiği günkü Türkiye’nin aynen devam ettiğini zanneden bir Anayasa Mahkemesi Başkanı bugün bunları söylüyor. Türkiye orada değil. Türkiye ilerlemiş ama Türkiye’nin ilerlediğini yeterince kavrayamayan, kurumlar ya da kişiler olabilir. Var zaten. Onların Türkiye’ye yaklaşımlarıyla karşı karşıyayız” diye konuştu.

“Birileri cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru yeni bir gerilim alanı mı açmaya çalışıyor? Tekrar 30 Mart öncesi gördüğümüz tablonun bir benzeri mi yaşanacak? İçinden geçtiğimiz süreçte nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Efkan Ala, geçmişteki gibi halktan oy alıp kendi müttefikleriyle, statükoyla iş birliği yaparak milletin aleyhine iş yapan bir parti olmadığı için AK Parti’ye karşı türlü ittifaklar yapıldığını belirtti.

AK Parti’nin halka verdiği sözleri icra eden bir hareket olarak yoluna devam ettiğini bildiren Ala, “Onun için de halk tuttu. Halk meseleyi çok iyi anladı ve bırakmıyor” dedi. Bakan Ala, AK Parti’nin statüko ve müttefiklerinin tüm taarruzlarına karşı durarak, onlarla mücadele ederek, halkın ihtiyaçlarına cevap verdiğini ve değerlerinin savunucusu olduğunu bildirdi.

“TÜRKİYE, ARTIK HALKLA BİRLİKTE KARARINI VERDİ”

AK Parti’nin şimdi de 2023 hedeflerini ortaya koyduğunu, halkın da arkasında bulunduğunu belirten Ala, “Bu işleri devam ettirmeye çalışanlar var. Hiçbir şey olmaz. Türkiye artık halkla birlikte kararını verdi. Sadece bu eski alışkanlıklardan kurtulamayıp, eski sonuçları alacağını zannedenler derslerini alıp kenara çekilecekler. Olacak şey bu” dedi.

“BİR BAKANIN TELEFONU DİNLENDİ”

Bakan Ala, yasa dışı dinlemelere ilişkin “Ciddi verilere ulaşıldı mı?” şeklindeki soru üzerine, “Ulaşılmaz mı? Bir bakanın telefonunun IP numarası veriliyor, telefonu başkasının üzerinden dinleniyor. Telefon numarası belli, tapeler belli. Sahtekarlık da var yani. Kriptolu telefonlar dinlendi. Bizim bildiğimiz, casuslar böyle bir şey yapabilir, bir düşman devletin elemanları bunu yapabilir. İşte bunlar tespit ediliyor. Kim yaptı, ne yaptı. Yapıldıkça da görevden alınıyorlar. Soruşturmalar neticelenmeye başlandı, bir kısmına meslekten çıkarma öneriliyor müfettişlerce, müfettişler görevden alıyor çoğunu zaten, bir kısmına daha düşük seviyede cezalar öneriliyor, çünkü onlar amir konumda değil, memur. Sistemin kendi içerisindeki kurallarıyla devlet, devlet gibi davranmak zorundadır her zaman” diye konuştu.

“CADI AVI” GİBİ BİR DURUMUN SÖZ KONUSU OLMADI”

“Cadı avı” gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirten Bakan Ala, şöyle devam etti:
“Öyle bir şey olabilir mi, Türkiye bilmem kaç yıl önceki hukuksuz ahlaksız yapılanmanın başka ülkelerde yaptığı işe denir o, isteseniz de öyle bir şey mümkün değil. Bunu devletin işleyişini bilmeyenler söylüyor. Bunu üretenler de şu psikolojiyle üretiyor, onu da bilesiniz; ‘olup bitene bakınca hayret ediyorsunuz, ‘Paralel yapı’ önce kişiyi tespit etmiş, daha hiç bir suç yok, bir şey yok, sonra dosya açmış sonra içine ne varsa, duyduğu her şeyi doldurmuş, gazetede çıkan her şeyi kendi uydurduğu her şeyi doldurmuş. Sonra o kişiyi almış, 1,5 yıl dinlemeye başlamış, dinledikçe de ne konuşulmuşsa içine koymuş, şimdi o bir cadı avıdır. Ama o normal bir devlet işleyişinin yapacağı şey değildir. Onun için bizim de öyle yapacağımızı, zannederek bir panik halinde onu yaymaya çalışıyorlar. Biz devletin prosedürlerini işletir, kurallara uygun kanunlara uygun, ama sonuç alıcı biçimde işimizi yapar yolumuza devam ederiz.”

Sınav sorularının alınarak başka yerlere önceden dağıtıldığı yönünde ciddi kuşkuların oluştuğundan, ihbarlar bulunduğundan bahseden Ala, bunların da soruşturmalar kapsamında incelendiğini ve gereğinin yapılacağını belirtti.

Bu “Paralel Yapı”nın gücünün kırılıp kırılmadığı yönündeki soru üzerine ise Ala, devlet içerisinde böyle yapıların çok güçlenmesinin ileriye gitmesinin mümkün olmadığını, bu devletin ta Roma’dan Bizans’tan tevarüs etmiş gelenekleri bulunduğunu, devletin tehdit algıladığı sırada bu tür yapılara müdahale ederek, mevzuyu bitirdiğini dile getirdi.

TERÖRİST OLAYLARA DESTEK AZALDI

Tunceli’de de görev yaptığını belirten Ala, AK Parti hükümetleri zamanında atılan demokratik adımların çözüm süreci atmosferini oluşturduğunu belirterek, “Demokrasi derinleştikçe ve geliştikçe, halkın oradaki teröre olan desteğini azalttı. Denklem böyledir, terörist olaylara desteği azaldı.” şeklinde konuştu.

Ala, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve gelişmiş ülkeler standartlarında demokrasi ve ekonomi hedefi olan bir ülke olduğunu hatırlatarak, “Eski terminolojiyi kullanmanın Türkiye’ye bir faydası yok. Kişisel temel hak ve özgürlükler üzerinden yürütmediğimiz bir politika başarılı olmaz. Temel hak ve özgürlüklerin gerektirdiği her türlü açılımı yapıyor ve yürütüyoruz. Despot bir rejim kimin ne işine yarar” dedi.

‘YENİ KAPI’YA BEDAVAYA GÖTÜRÜRÜZ’

Ala, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın eski Türkiye’nin jargonlarını bir kenara bırakarak, Yeni Kapı Meydanı’nda kutlanmasını ve gerekirse işçileri oraya bedava götüreceklerini, hükümet olarak üzerilerine düşeni yapmak istediklerini söyledi.

AA
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir