Behman MENTEŞOĞLU

ARTIK BABA OLMAKTAN KORKUYORUM

 

Behman MENTEŞOĞLU

Behman MENTEŞOĞLU

On yıldır üzerinde çalıştığım ve bir türlü bitiremediğim bir kitap projem var. İtalyan yazar OrianaFallaci’nin 1975 yılında yazdığı ‘Doğmamış Çocuğa Mektup’ adlı eserinden örnekleyerek yazmaya başlamıştım.

 

Yazar kitabın başlarında en büyük korkusunun bir gün çocuğunun ‘Neden beni dünyaya getirdin, neden?’ diye soru sorabileceğinden korktuğunu yazmıştı. Tam 40 yıl sonra ben de ‘Baba, dünyanın daha güzel olması için neden savaşmadın?’ demesinden korkuyorum.

 

Beyinlerin sapıklıkla, ilişkilerin sevgisizlikle, yaşamın savaşla kuşatılıp doldurulduğu bu lanet olası arenada çocuğumu korumaktan öte ne yapabileceğimi çok iyi bilmiyorum. Her yeni bir sapkın haber karşısında açıkçası aciz bir halde bu güzel yurdu terk etme planları yapıyorum. Çocuğumu sapkınlığın, savaşın, cinayetlerin olmadığı gidilebilecek bir ülke arıyorum.

 

Sonra bu kötülüklerle savaşmak yerine kaçmayı düşündüğüm için kendime kızıyorum. Tam savaşmaya karar verdiğim anda tecavüze uğrayan, öldürülen ya da çöplükten yemek toplayan çocukların o masum bedenlerindeki korku dolu resimleri gözüme saplanıyor gazetelerden ve ekranlardan. Ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi akan yaşamın o lanet olası tepkisiz insanlarını görüyorum. Kahroluyorum.

 

Televizyondan haberleri yakalayan çocuğum ‘neden baba, neden’ diye gözlerimin içine bakınca gözlerimi başka tarafa kaçırıp ‘önemli bir şey değil’ demeye çalışıyorum. ‘Tacize uğrayan çocuk ….’ cümleleri çoğaldıkça ekranda ‘taciz nedir baba?’ sorusunu yanıtlayacak gücü bulamıyorum.

 

Oysa ben yazmayı düşündüğüm kitabımda çocuğumun yaşam içinde kendisini nasıl geliştirebileceğini, başarıyı yakalaması için neler yapması gerekeceğini ve her şeyden önce dünyayı ve canlıları neden sevmesi gerektiğini anlatmak istiyordum. Hangi temel kitapları okumalı, bilimi neden temel almalı, kişisel tutku ve hırslarından arınıp bir dünya insanı olarak gelecek için neler yapabileceğini anlatacaktım.

 

Şimdi ise din kavgalarını, o sevmesini söyleyeceğim insanların aslında nasıl birer katil ve sapık olduklarını ve bunların altında yatan insanlık dışı düşüncelerini, gözünü kırpmadan sivil insanları öldürebilen o aşağılık düşünce sistemini açıklamalı ve bunlardan nasıl kendisini koruyabileceğini öğretmek zorundayım.

 

Ben bunları düşünürken ne oldu? Dokuz yaşındaki çocuğum bilgisayarında bir sunum hazırladı. Bana dünyada çocukların kimler tarafından nasıl kullanıldığını, beyinlerimizin nasıl ele geçirilip sapkın düşüncelere yönlendirildiğini ve birbirimize nasıl düşman edildiğimizi örneklerle anlatıverdi.

 

Sunumunun adı ‘İlluminati’.

 

Behman R. Menteşoğlu

30 Mart 2016

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir