Anayasa Değişikliğine Hukukçu gözüyle Bakış ; Av.Tülay Ateş (7)

anayasa-degisikligine-hukukcu-gozuyle-bakis-av-tulay-ates-7
Anayasa Değişikliğine Neden Hayır Diyorum (7)
16 Nisan da yapılacak, partili cumhurbaşkanlığı sistemi Anayasa değişikliği için referandumda neden hayır dememiz gerektiğini, uzun yıllardır insanca bir yaşam için yılmadan mücadele eden ve Demokrasiyi içselleştirmiş yürekli bir hukukçu, birlikte yol yürüdüğüm can dostuma sordum. Av Tülay Ateş sade ,anlaşılır biçimde neden hayır dememiz gerektiğini yorumladı.
Yapılacak olan değişiklik maddeler halinde gazetemiz Haber Etkin de yayımlanacaktır..
Toplumun aydınlanmasına ışık tutacak bu değerli çalışmalarından dolayı Av.Tülay Ateşe Haber Etkin ailesi adına sonsuz teşekkür ederim

Değerli Ramazan;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin yedinci maddesi ile şimdiki anayasanın 101.maddesi değiştiriliyor. 101.maddede Cumhurbaşkanı’nın adaylık ve seçim şartları tanımlanıyor.

ŞİMDİKİ ŞEKLİ:

Şimdiki anayasanın 101.maddesinin başlığı Cumhurbaşkanının nitelikleri ve tarafsızlığıdır. Özetle CB.nın 40 yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim görmüş, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından halk tarafından seçilir. Görev süresi 5 yıldır, bir kimse en fazla 2 defa seçilir, aday gösterilmesi 20 milletvekilinin yazılı teklifi ile veya son milletvekili genel seçiminde geçerli oyların toplamı %10 u geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir. CUMHURBAŞKANI SEÇİLENİN VARSA PARTİSİ İLE İLİŞİĞİ KESİLİR VE TBMM üyeliği düşer.

DEĞİŞTİRİLMİŞ ŞEKLİ

Kanunun başlığı Adaylık ve seçimi olmuştur. Özetle

“CUMHURBAŞKANI SEÇİLENİN, VARSA PARTİSİ İLE İLİŞİĞİ KESİLİR. HÜKMÜ KALKIYOR.

Cumhurbaşkanı siyasi parti üyesi olabiliyor.”

Cumhurbaşkanının nitelikleri, süresi, kaç dönem seçileceği hakkında değişiklik yok.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde birlikte veya tek başına en son milletvekili seçiminde oyların %5 ini almış partiler ile en az 100.000.seçmen aday gösterebiliyor. Geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday seçiliyor, ilk oylamada bu çoğunluk sağlanmazsa bu oylamayı izleyen 2.Pazar oylama yapılır. Bu oylamada en çok oy almış iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir……(ikinci oylamaya dair teknik bilgiler olan maddenin devamı buraya alınmamıştır)

Şimdiki anayasanın 103.maddesin de Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yapılan yemin metni vardır. Bu metne göre cumhurbaşkanı “üzerime aldığım görevi TARAFSIZLIKLA YERİNE GETİRMEK İÇİN bütün gücümle çalışacağıma namusum şerefim üzerine ant içerim “ diyerek yemin etmektedir. 103.madde ile ilgili olarak bir değişiklik yoktur. Yani Cumhurbaşkanı tarafsızlık yemini edecektir. (Şimdiki Cumhurbaşkanının da yeminine rağmen tarafsız davranmadığı, partili bir başkan gibi davrandığı herkesin malumudur)

Bir siyasi parti genel başkanı olacak olan cumhurbaşkanı; genel başkan olarak partisinin milletvekillerini belirleyecektir. Sonra o belirlenen vekiller, elbette ki kendilerini vekil yapan cumhurbaşkanı suç işlese bile yargılanması için olumlu oy vermeyeceklerdir.

Partili cumhurbaşkanı, 15 üyeli Anayasa Mahkemesinin 12 üyesini, 13 üyeli Hakimler Savcılar Kurulunun 6 üyesini atayacağına göre artık bağımsız ve tarafsız yargıdan değil PARTİYE BAĞIMLI YARGIDAN BAHSEDİLECEKTİR.

Teklife göre, bir kişi, kural olarak en fazla iki defa seçilebilir. Ancak teklif, (değişiklik 11.mad.) cumhurbaşkanının, ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde bir defa daha aday olabilmesini olanaklı kılıyor. Bu durumda CB üç dönemseçilmiş oluyor.

Prof. Dr. Sencer Ayata’nın anayasa değişikliğiyle ilgili düşüncelerine katılmamak mümkün değildir. “Getirilmek istenen başkanlık sisteminde, partili başkana yürütme yetkisinin yanı sıra yasama ve yargı üzerinde güçlü bir denetim imkânı verilmektedir. Buna karşılık, başkanda toplanan yetkileri ve gücü dengeleyecek ve denetleyecek kurallar, kurumlar ve mekanizmalar alabildiğine zayıflatılmıştır. Başkan, bugünkü cumhurbaşkanının ve başbakanın toplam gücünden daha fazlasına sahip olacaktır. Partisinin adaylarını belirleyerek meclisin kompozisyonunu biçimlendirebilecek; kararname çıkartma yetkisi ile Meclis’in yasama tekeline ortak olabilecektir. Buna karşılık Meclis’in gensoru, güvenoyu gibi mekanizmalar aracılığı ile başkanı denetleme imkânı elinden alınmaktadır. Başkan, Meclis’te çıkan kanunları veto edebilecek, gerekçe göstermeden Meclis’i feshedebilecek, bütçeyi istediği gibi yapabilecektir. Öte yandan, devlet kurumlarının işleyişini istediği gibi düzenleyebilecek ve devlet yöneticilerini tek başına aldığı kararlarla atayabilecektir. Böylece hükümetle birlikte devlet de başkanın ve partisinin denetimi altına girmiş olacaktır. TÜRKİYE, DEVLETİN PARTİZAN ÇIKARLARA VE POLİTİKALARA HİZMET EDEN BİR PARTİ DEVLETİNE DÖNÜŞME TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYADIR.”

Partili Cumhurbaşkanlığı uygulamasının parti devleti uygulamasına neden olacağından emin olduğum için değişikliğin 7.maddesinden dolayı da HAYIR diyorum.
Haber Etkin /Ramazan Yiğit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir