Anayasa Değişikliğine Hukukçu gözüyle Bakış ; Av.Tülay Ateş (6)

anayasa-degisikligine-hukukcu-gozuyle-bakis-av-tulay-ates-6
Anayasa Değişikliğine Neden Hayır Diyorum (6)
16 Nisan da yapılacak, partili cumhurbaşkanlığı sistemi Anayasa değişikliği için referandumda neden hayır dememiz gerektiğini, uzun yıllardır insanca bir yaşam için yılmadan mücadele eden ve Demokrasiyi içselleştirmiş yürekli bir hukukçu, birlikte yol yürüdüğüm can dostuma sordum. Av Tülay Ateş sade ,anlaşılır biçimde neden hayır dememiz gerektiğini yorumladı.
Yapılacak olan değişiklik maddeler halinde gazetemiz Haber Etkin de yayımlanacaktır..
Toplumun aydınlanmasına ışık tutacak bu değerli çalışmalarından dolayı Av.Tülay Ateşe Haber Etkin ailesi adına sonsuz teşekkür ederim
Değerli Ramazan ;
Anayasa değişikliğini maddeler halinde inceleyerek neden Hayır dediğimi açıkladığım yazılarımın altıncısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin altıncı maddesini anlatacağım. Bu madde ile TBMM.nin bilgi edinme ve denetim yollarını anlatan anayasanın 98.maddesi değiştirilmektedir.

ŞİMDİKİ ŞEKLİ

MADDE 98. – Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.

Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.

Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir.

Genel görüşme toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM genel kurulunda görüşülmesidir.

Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.

DEĞİŞTİRİLMİŞ ŞEKLİ

MADDE 98. – Türkiye Büyük Millet Meclisi; meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.

Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir

Genel görüşme toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM genel kurulunda görüşülmesidir.

Meclis soruşturması, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında 106 ncı maddenin beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.

Yazılı soru; yazılı olarak en geç onbeş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir.

Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usulleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.

( Bakanlar kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesini sağlayan anayasanın 99.maddesinde ki GENSORU sistemi değişiklik kanununun 16-E maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır)

Görüldüğü üzre anayasa değişikliği ile meclisin elinden GENSORU, SÖZLÜ SORU SORMA, GÜVENOYU Yöntemi kaldırılıyor, yazılı soruda yine cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara sorulabiliyor.

“CUMHURBAŞKANI BÜTÜN YÜRÜTME YETKİSİNİ ELİNDE TUTMASINA RAĞMEN, meclis soruşturması dışında (soruşturma hususu gelecek madde değişikliklerinde anlatılacaktır) NEDENSE PARLAMENTO DENETİMİNİN DIŞINDA TUTULUYOR”, HİÇ BİR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANINA SORU SORULAMIYOR, GENSORU VERİLEMİYOR.

Bu anayasa değişikliğine hayır derken söylediğimiz denge- denetleme mekanizmaları yoktur iddiamız, 6. Madde ve gensorunun kaldırıldığı 16-E madde değişikliği ile de sabit oluyor.

“Hükümetin kurulması ya da göreve devam etmesinde Meclisin onayı anlamına gelen güvenoyu ile başbakan ve bakanların güvensizlik oyu ile düşürülmeleri imkanını sağlayan Gensoru sisteminin kaldırılmış olması karşısında; “Güvenoyunu halk sandıkta vermiştir” demek, yürütmeyi (cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanları) halk belirlemeyeceği için anlamsız bir cümle olmaktadır. Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı da 5 YILDA BİR seçildiğinden bu 5 yıl süresince meclis denetimi dışında istediği TEK ADAM REJİMİNİ UYGULAYABİLECEK DEMEKTİR.” Hele ki pek de yasaları takmayan, dediğim dedik biri cumhurbaşkanı seçilirse” işte o zaman tam diktatörlük rejimine geçilmiş olur.

Prof.Dr. Selin Esen’in anayasa değişikliğindeki bilgi edinme ve denetim yolları ile ilgili açıklamaları olayın vehametini yeteri kadar açıklıyor. “Teklif, TBMM’nin yürütme organını denetleme yetkilerini esaslı biçimde buduyor. Gensoru ve güven oylamasını kaldırıyor. Meclis soruşturmasını, cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların cezai sorumluluğuyla sınırlı bir denetim aracı olarak yeniden düzenliyor. Teklif, cumhurbaşkanını TBMM’ye karşı siyaseten sorumlu tutacak herhangi bir düzenleme içermiyor. Teklif, sözlü soruyu kaldırıyor. Milletvekillerine, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yalnızca yazılı soru sorma olanağı tanıyor. Yazılı soru, parlamentoların yürütme organını denetlemede en az etkili olan araçlarından biridir. Üstelik teklif, soruların süresi içinde cevaplanmaması durumunda ne olacağına ilişkin hiçbir düzenleme getirmeyerek bunu uygulamada da tamamen işlevsiz ve etkisiz hale getiriyor. OYSA Kİ, YÜRÜTME ORGANININ TEMSİLCİLERİNİN PARLAMENTODA MİLLETVEKİLLERİ ÖNÜNDE YANITLADIKLARI SÖZLÜ SORU YÖNTEMİ DAHA etkili BİR DENETİM ARACIDIR. Başkanlık sistemine de yabancı değildir. Gerçekten de, Arjantin, Kolombiya, Şili, Costa Rica, Uruguay, Meksika ve Peru gibi çok sayıda başkanlık sisteminde parlamenterlerin bir bakana soru sorması ya da bir konuda bilgi istemesi ve bakanın da parlamentoda bunları sözlü olarak yanıtlaması usulü düzenleniyor. Şili gibi bazı örneklerde bakanın soruları parlamentoda sözlü olarak yanıtlaması zorunlu tutuluyor “

“Doğrudan halkın seçtiği meclisin Cumhurbaşkanlığı (yürütme) üzerinde denetiminin sağlanması millet egemenliği ile çelişmez. Bilakis milletin doğrudan seçtiği kişilerin, dolaylı olarak seçilmiş Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Bakanlarını denetlemesini sağlar ve millet egemenliğini güçlendirir.”

“Bugünkü anayasaya göre Başbakanın Bakanlar Kurulunu oluşturmasının ardından mecliste güvenoyu alması gerekiyor. Yeni düzenlemede ise güvenoyu aranmaksızın Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı tarafından kuruluyor. Cumhurbaşkanı seçiminde ise sadece Cumhurbaşkanı adayı için oy kullanıyor. Ardından kurulacak yürütmede yer alacakları ise Cumhurbaşkanı tek başına seçiyor. Önemli yetkilere sahip Cumhurbaşkanı Yardımcılarının da doğrudan seçilmediği düşünüldüğünde, kurulan hükumetin meclisten güvenoyu almaksızın göreve başlaması demokratik meşruiyet ve çoğulculuk adına büyük bir risk barındırıyor.”

Bu durumda biz demokratlara, sağduyu sahibi herkese HAYIR demek düşüyor.
Haber Etkin/Ramazan Yiğit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir