Akşener’in zor anları! Duygularına hakim olamadı, mektubu tamamlayamadı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şehidin oğluna ait mektubu okurken duygularına hakim olamadı. Akşener, ağlamamak için gözyaşlarını zor tuttu.

Partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuşan Akşener, sözlerine başlarken şehidin oğlunu kürsüye çıkaracaklarını ancak “başına iş gelmemesi için” çıkarmadıklarını belirtti.

Ardından mektubu okumaya başlayan İYİ Parti lideri, şehit oğlunun özel okullara girmek için şehit bursundan yararlanamadığını söyledi. Annesiyle birlikte okullara başvuran şehit oğluna “O kadar çoksunuz ki hangi birinize burs verelim” yanıtı verildiğini okudu. Gözyaşlarına güçlükle hakim olan Akşener, mektubun tamamını okuyamadı. 

 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Joe Biden ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin, “Dünün ‘Ey Biden’ı, bugünün ‘Dostum Biden’ı oluverdi. İşte size Sayın Erdoğan’ın bipolar dış politika anlayışının son örneği” değerlendirmesinde bulundu.

Erken seçim çağrısı yapan Akşener, Erdoğan’ın açıklamasına “Bana diyorsun ki ‘Açları da sen doyuruver.’ Olur, in oradan doyurmayan namerttir. Sen bostan korkuluğu musun?” sözleriyle tepki gösterdi.

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“KANKA DİPLOMASİSİNİN TÜRKİYE’Yİ GETİRDİĞİ SON NOKTA”

Biliyorsunuz Sayın Erdoğan geçtiğimiz pazartesi NATO zirvesine katıldı. Daha düne kadar verip veriştirdiği NATO, bir anda değerli oluverdi. Bu arkadaşların tamamı muhalefetin dostu Biden diyorlardı. ‘Hain Biden’ diyorlardı. Sonra ne oldu? Pazartesi günü basın toplantısında Sayın Erdoğan, ‘Dostum Biden’ dedi. Dünün ‘Ey Biden’ı, bugünün ‘Dostum Biden’ı oluverdi. İşte size Sayın Erdoğan’ın bipolar dış politika anlayışının son örneği. İşte size kanka diplomasisinin Türkiye’yi getirdiği son nokta. 

14 Haziran günü iktidarın besleme medyası bir başlık atmıştı. Buna göre Sayın Erdoğan “NATO zirvesinde 24 Nisan soykırım iddiasını da soracağım. Yani arkadaş oraya had bildirmeye gidiyordu. Sorabildi mi? Soramadı. Bir de ‘Hamdolsun 24 Nisan konusu gündeme gelmedi’ dedi. Kendisi gündeme getirmesi gerekirken getirmemiş, ama hamdolsun Biden da gündeme getirmemiş. Vay be, halimize bakar mısınız? 

Küçük ortak siyasi kıvraklıkta Erdoğan’a uyum sağlamış görünüyor. Minik minik ortak, bu işlere ne diyecek? Merak ediyorum.

“SEN BOSTAN KORKULUĞU MUSUN?”

‘Aç olanları da buyurun siz doyuruverin’ dedi. Bunu ekonomik durumu iyi olan bir vatandaşın söylemesi dahi ayıptır, günahtır ya. Lafa gelince ellerinde iman metreyle hepimizin imanını ölçerek gezenler, ‘Komşun açken sen tok yatamazsın’ düsturunu ne çabuk unuttu? Bana diyorsun ki ‘Açları da sen doyuruver.’ Olur, in oradan doyurmayan namerttir. Sen bostan korkuluğu musun?

SEÇİM ÇAĞRISI

Sarayda sefa sürmeye devam, o danışmanlar beşer maaş almaya devam, AK Parti’nin kurucuları, çiftçi olanları, esnaf olanları, emekli olanları size verdikleri emekleri haram ediyor. Yapılan tabelalara sakın ola inanmayasın. Madem yönetmeyi beceremiyorsun, sen sandığı getireceksin, millet yetkiyi verecek, biz de gereğini yapacaksın. Sen gölge etmeyeceksin, biz de memleketi düze çıkaracağız. Biz senin gibi beş maaşlı danışmanları değil, milletimizi düşünüyoruz.

Beş müteahhiti değil, bu büyük milleti zengin etmek için çalışıyoruz. Umutsuz bıraktığınız gençlerimiz en iyisini bilir. 3600 ek gösterge mağduru polisimiz, sağlık çalışanlarımız ve öğretmenlerimiz en iyisini bilir. Borç batağına sapladığın esnaf kardeşlerim en iyisini bilir. Sen yeter ki sandığı getir. Er meydanı burada. Biz hazırız. Sen de yüreğin yetiyorsa buyur er meydanına. Mevcut şartlarda devleti yönetenlerin yapması çok açık, yardımları da kısa çalışma ödeneğinin de süresini biraz uzat. Atacağınız adımları açıklamayı da son dakikaya bırakmayın.

“TÜRKİYE ASGARİ ÜCRET CENNETİ OLMUŞ”

Uzun zamandır, 20 Ocak 2020’den beri ilçe ilçe esnaf geziyorum biliyorsunuz. Türkiye’nin neredeyse yüzde 70’ine yakın çalışanı asgari ücretle çalışıyor. Türkiye asgari ücret cenneti olmuş. Böyle bir şey yok. Adana’da telefon üzerinden iş yapan bir şirketin şubesine gittim. Tesadüfen o dükkana girdim. Dört çalışanı vardı. Ben onları medya karşısında zor duruma düşürmemek için genelde kulaklarına soruyorum ama artık insanlar açık konuşuyor. ‘Ben müdürüm’ dedi bir tanesi. ‘Oo müdürsen iyidir maaşın’ dedim. ‘3500 lira’ dedi.

“EMEKLİLERİN DİŞLERİNE BAKIN, DİŞLERİNE”

Bugüne kadar gördüğüm bütün emeklilerin, rastladığım tüm emeklilerin dişlerine bakın, dişlerine. Çoğu çektirmiş, yeri boş. Diş nedir biliyor musunuz? Diş refahın işaretidir. Bomboş. Benimle gezenler bunu görüyor. Ve böyle bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Döndürüp o insanlara hakaret ediliyor, ‘Sen aç değilsin, sana aç diyenler doyuversin.’ Böyle bir mantığı, böyle bir kalbi anlamam mümkün değil benim.

Benim devlet anlayışıma göre şehit ailesinin tek derdi, şehidine duyduğu hasret olmalıdır. Bir şehit ailesinin başka derdi olmaz, olamaz, olmamalıdır. Bu yüzden devleti yönetenler adına, şehit ailelerimizden özür diliyorum. Onlara reva görülen onca dert için özür diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir