Akıllı bir lider tehdit etmez …

ramazan-yigit

Nerede kalmıştık…

 

Sevgili okurlarım tarih de hiç bir akıllı, zeki liderin karşısındakini tehdit ederek başarıya gittiğini görmedim.

Akıllı liderler tehdit etmezler elinde kullanabileceğine inandığı bir geçerli olgu var ise kullanır istediği başarıya ulaşırlar. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk gibi söylediğinizi yapar yaptığınızı da sonuna kadar savunursunuz. Lider dediğiniz halkın içinden süzülerek gelir. Yaradanın bahsetmiş olduğu aklı en iyi şekilde içinden sıyrılıp geldiği topluma duydukları sorumluluk gereği ,kullanma cesaretine sahiptirler.

Kullanırlar ve sonuca giderler.

Gelmiş olduğumuz 21’ci Yüz yılın çeyreğin de Yaradanın bahsetmiş olduğu aklı kullanma yeteneğinden yoksun, hukuk ve adalet tanımayan her türlü baskıyı zulümü içinden geldiği topluma reva gören ne yaptığını bilmez boş salvolarla güzel ülkemiz Türkiye’yi uçurumun kenarına getirmiş, orta doğu bataklığına saplanarak içinden çıkılmaz bir hal almış çırpınıp duruyor.

Ne uğruna, hayallerini kurduğu dikta rejimini hayata geçirmek için elde edeceği ”Başkanlık uğruna.” Türkiyenin 36 yıldır yarım yamalak 12 Eylül darbesinden kalma anayasasıyla yönetildiğini unutmuş tam diktatörlük istiyor. 12 Eylül dönemin de bile uygulanmayan yöntemleri 21’ci Yüz yılda içinden geldiği topluma reva gören bir liderden bahsediyoruz bu gün ne yazık ki. Ülkemizi 14 yılda üçüncü dünya ülkeleri seviyesine getiren AKP iktidarından ve onun lideri Recep Tayip Erdoğan’dan bahsediyoruz.

Artık Türkiye’de hukuk işlemiyor.

Adalet ve Demokrasi kavramı yerini diktatörlüğe bırakmış, kimin toplumsal demokratik bir talebi olsa karşısın da kolluk güçlerini meşhur tomalarını görüyor. Önüne ne gelirse yakıp yıkıyor acımasızca gazeteciler yazdıkları, Bilim adamları düşündüğü için, seçilenler ondan olmadığı için F tipi hücrelerde tecrit edilmiş durumda.

Peki iletişimin çok güçlü olduğu çağımızda kendi demokrasisini geliştirmiş ülkeler neden seninle içine almak için müzakerelere devam etsin. Üçüncü dünya ülkeleri konumuna getirmiş olduğun bu cennet vatan da olup bitenden kimsenin haberi olmaz mı sandın. Yapmış olduğun akıl dışı tutumlarını görmezden gelip de Dünyada ki herkesi aptal sanıp kendini akıllımı sanıyorsun…

Öyle ya iki kuru patırtıyla dünyayı dize getireceksin.

Madem ki bu kadar akıllısın aç o zaman ne duruyorsun ki.

Bak ne cevap gelmiş sana senin akıldışı salvolarına, aklına şaşayım senin.

 

Eski milletvekilinden çok konuşulacak yanıt

Erdoğan’ın sözlerine bir yanıt da Avrupa Parlamentosu’nun eski liberal milletvekillerinden Andrew Duff’tan geldi.

Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yapan Duff, Erdoğan’ın ‘kapıyı açması halinde’ Türklerin Avrupa’ya akın edeceğini söyledi.

Duff, “Sınırlarınızı açarsanız, mültecilerin çoğu Türkler olacak” diye yazdı.

Kati Piri: Mülteci anlaşmasının AB müzakerelerine bağlanması yanlış

İkinci yanıt da Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri’den geldi. Kati Piri, Twitter hesabında attığı mesajta “Göç ile ilgili anlaşmayı AB’ye katılım müzakerelerine bağlamak baştan yanlıştı” ifadelerini kullandı.

Merkel’in sözcüsünden açıklama

AFP’nin haberine göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in sözcüsü Ulrike Demmer, “AB-Türkiye anlaşmasını her iki taraf için de bir başarı olarak görüyoruz Ve bu anlaşmanın sürdürülmesi tüm tarafların çıkarınadır” diye konuştu. “Tarafların yönelteceği tehditlerin fayda getirmeyeceğini” ifade eden Demmer, “Zorluklar var. Ama bunların üstesinden gelmemiz gerek” dedi.

Şimdi geldin mi jurnanın zırt dediği noktaya.

Akıldan yoksun demokrasi dışı ,hukuk ve adalet tanımayan tutumundan sonra bu açıklamalardaki ince mesajları algılayabildin mi bilmem. Türkiye de sana bunları defalarca hatırlatan söyleyen oldu sana sen dinlemek yerine hülyalarını gerçekleştirme peşine düştün . Mesela bu gün adına FETÖ dediğin terör örgütüne 14 yıl destek verdin senin desteğinle serpilip gelişti. Sana doğruyu söyleyenleri dinlemedin ,dinlemediğin gibi sana doğruyu söyleyenleri FETÖ ile kumpas kurup hücrelere tıkdın sonrada aranızda anlaşmazlığa düşüp birbirinizle kavgaya soyundunuz.

Sonuç gelmiş olduğumuz noktada 15 Temmuz;

Öyle ya kandırıldık deyip işin içinden sıyrılabileceğinizi sandınız, müthiş bir akıl ve zekaya sahipsiniz, size inana kim kaldı ki elinde var Devlet Bahçeli,oda nasıl yan çizerim de bu işin içinden çıkarım derdine düşmüş şimdiden söyleyeyim. Gittikçe yalnızlaşıyorsun ama merak etme hayallerin gerçek olacak tek adam hayallerin gerçekleşmek üzere çoğu gitti azı kaldı.

Bütün bu yanlışlarını akıldan yoksun tavır ve hallerini toplumun Mili duygularında ki hassasiyeti kullanarak işin içinden sıyrılacağını sanıyorsun sen bu toplumun aklıyla daha ne kadar dalga geçeceğini sanıyorsun ki.

Cesaretine bir şey dediğim yok haşa ama ve lakin akıl dışı cesaret insanı dipsiz bir kuyuda hızla ilerlemesini sağlar karanlığa doğru hatırlatmak istedim.

Halbuki bunca boş uğraşlar ile uğraşmak yerine neler gerçekleşebilirdi hiç hayalini kurabildin mi mesela.

Başta 36 yıldır 12 Eylül Anayasası ile yarım yamalak idare edilen bu cennet vatanı, Hukukun üstün olduğu adaletin duygularının pekiştiği yeni demokratik bir anayasa yapabilirdin mesela dayatmacı değil de paylaşımcı olabilseydin. Mesela 2004 yılında senin ve bakanlarının imzaladığı milli güvenlik kararlarını rafa kaldırmak ve bahsi gecen FETÖ ile işbirliği yapmak yerine uygulayıp zamanın da önlem alabilirdin. Böylece hem kandırıldık hikayesinin arkasına sıvınmamış olur ,15 Temmuzda yaşamını yitiren ve sakatlanan yurttaşlarımızın vebaline de girmemiş olurdun. Aynı zaman da Avrupa Parlamentosunun tavsiye niteliğin deki almış olduğu kararların önüne de geçmiş olurdun.

Şimdi akıldışı boş salvolarla tehdit savurmak zorun da kalmazdın mesela…

Hukukun işlediği Demokrasisini temin etmiş ülkeler de terörün kol gezmesinin bahsi bile edilmez.

Sana Laik Demokratik Cumhuriyetin yapısını boz toplumun aklıyla dalga geç diye kim dedi mesela.

Şimdi geldiğin bu durumdan kendini kurtarman mümkün.

Kandırıldık saçmalığının yerine hakikati ortaya çıkart mesela.

En azından akıldan yoksun cesaretini bir de iyi taraftan kullanmış olursun ve rahatlarsın da aynı zaman da. Gel kendine de, içinden geldiğin topluma da zulüm etmekten vaz geç. İnan ki bir şey kaybetmiş olmazsın sunun şurası ölümlü dünya bu gün varız yarın yokuz.

Tarihin çöplüğünde olmak da var işin içinde.

Bitmeyen bir sevda gibi yüreklerde çoğalmakta var Denizler gibi, Mustafa Kemal Atatürk gibi…

Ramazan Yiğit/28.11.2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir