Temel Karamollaoğlu: Emekçinin hakkı verilmeli ve korunmalı

Temel Karamollaoğlu: Emekçinin hakkı verilmeli ve korunmalı

Memur-Sen ve Türk-İş konfederasyonlarını ziyaret eden Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, emekçinin hakkının verilmesi ve korunmasının temel prensipleri olduğunu kaydetti. Karamollaoğlu, “Milletvekili listelerimizde emekçi de, emekli de çok. Biz verilen emeğin hakkının verilmesi ve korunmasını savunuyoruz” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, işçi, memur hareketlerinin iki büyük konfederasyonu olan Memur-Sen ve Türk-İş’i ziyaret etti. Karamollaoğlu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile yaptığı görüşmelerde çalışanların haklarını alabildiği, sorunlarının çözülebildiği bir çalışma hayatı için emek örgütlenmelerinin önemine değindi.

Saadet Lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, Memur-Sen ve Türk-İş’i ziyaret etti. Ziyarette emek örgütlerinin önemine değinen Karamollaoğlu, emekçi ağırlıklı bir milletvekili adayı listesi oluşturduklarına dikkat çekti.

HÜKÜMETİN TAVRINI DOĞRU BULMUYORUM
Ziyaretlerinin ilk durağı Memur-Sen’de konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, memur ve işçilerin ücretleri konusunda hükümetin bugüne kadar takındığı tavrı doğru bulmadığını ifade etti. Karamollaoğlu, “Bu yaklaşım doğru değil. Neden doğru değil? Yani insani ve ekonomik olarak bir takım ölçümler yapılıyor. Mesela bundan biri 4 kişilik bir aile aylık ne kadar karnını doyurabilir. Eğer siz bu sınırda bir ücret verirseniz, siz o ailenin açlığını gidermesinin yanında hiçbir ihtiyacını gideremediğini kabul ediyorsunuz demektir. Açlık sınırı denilince işçiler akıllara geliyor halbuki memurların durumu da onlardan hiç farklı değil. Asıl hedef yoksulluk sınırını yakalamaktır. Adı üstünde o da yoksulluk sınırı” diye konuştu.

KAÇ TANE MEMUR YOKSULLUK SINIRININ ÜSTÜNDE MAAŞ ALIYOR?
Yoksulluk sınırının 5 bin 500-5 bin 600 civarında olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Kaç tane memur yoksulluk sınırının üstünde bir maaş alıyor?” diye sorarak şunları kaydetti: “İstisnai kadroları çıkın benim bildiğim kimse almıyor. O zaman burada bir yanlışlık bir eksiklik var. Hükümetler bunu bir adımda gideremezler, bunun temelinde yatan adil dağılımı sağlamakla mümkündür ancak. 15 yıl önce düzenli bir şekilde her yıl yüzde 6-7’lik zam verilmiş olsaydı şimdi en düşük memur maaşı 5 bin 500 olurdu. Bu dediğimiz ise zenginlik sınırı değil, yoksulluk sınırı.”

TOPLU SÖZLEŞME YARAYA MERHEM SÜRMEKTİR

Memur ve işçilerin sorunlarının sadece toplum sözleşme dönemlerinde masaya yatırılmasını doğru bulmadığını ifade eden Karamollaoğlu, “6 aldın, 7 verdin, biz 10 istiyoruz. Bununla çözülecek bir konu olmadığı kanaatindeyim. Her toplu sözleşme yaranın üzerine bir merhem sürmektir. Problemi kökte çözmüyor. Onun için biz Saadet Partisi olarak konuyu kökten ele alma ve problemi kökten çözeceğiz” dedi.


YALÇIN: İŞ HUZURUNUN OLMADIĞI YERDE İÇ HUZUR DA OLMUYOR

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen olarak bu dönemde yapılan ziyaretlerden memnuniyet duyduklarını söyleyerek, “Çünkü çalışma hayatı dinamik bir alan. Çalışma hayatına ilişkin sorunların dile getirildiği bir süreç yaşıyoruz. Bütün adaylar seçim beyannamelerinde çalışma hayatına ilişkin başlıklar açmış durumda bu da doğrusu bizi memnun ediyor. Çünkü çalışma hayatı ne kadar gündeme gelirse problemler ne kadar gündeme gelirse çözümler de o kadar yakın demektir. İş huzurunun olmadığı yerde insanların iç huzuru da bazen olmuyor. Memur-Sen ailesi olarak çalışanların sorunlarına çözüm ararken ülkenin bütün kritik dönemlerinde de millet iradesinin yanında durarak bu ülkeye olan borcumuzu yerine getiren bir konfederasyonuz. Memur-Sen ailesi olarak ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

EMEKÇİ ADAYLARIMIZ ÇOK
Ziyaretlerinin ikinci durağında Türk-İş Genel Merkezi’ne giden Karamollaoğlu burada Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile bir araya geldi. İşçi konfederasyonlarının emek mücadelesinde önemli olduğuna değinen Karamollaoğlu, “Milletvekili listelerimizde emekçi de, emekli de çok. Biz verilen emeğin hakkının verilmesi ve korunmasını savunuyoruz.” diye konuştu.

ŞEKER FABRİKALARININ KAPANMASI BİZİ DIŞA BAĞIMLI HALE GETİRİR
Şeker fabrikalarının özelleştirilme sürecinde gösterdikleri duruş nedeni ile Türk-İş’i tebrik ettiğini kaydederek konuşmasına devam eden Karamollaoğlu, “Şeker fabrikaları sadece fabrikada çalışanlarla sınırlı değildir. Etrafında doğrudan veya dolaylı olarak evine ekmek götüren yüzbinlerce insan var. Bunun dışında bu özelleştirmeler sonrası bu fabrikaların kapanması bizi şeker konusunda da dışarı bağımlı hale getirecek.” ifadelerini kullandı.

SEÇİMLERLE İLGİLİ ŞAİBE KALDIRILMALI
Gazetecilerden gelen Anayasa Mahkemesi’nin seçimlerin iptalini reddetmesi ile ilgili soruyu da cevaplayan Karamollaoğlu, bu kararı beklenilen olduğunu belirtti. Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Burada önemli olan seçimlerin iptali ya da iptal olmaması değil. YSK aldığı kimi kararlar ile seçim güvenliği üzerinde kamuoyunun kafasında soru işaretlerine neden oldu. Yapılması gereken de bu noktada oluşan soru işaretlerinin giderilmesi ve seçim güvenliğinin sağlanmasıdır.”


BUGÜNKÜ MECLİS’TE ÇALIŞANLAR TEMSİL EDİLMİYOR

Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise konuşmasında emek güçlerinin Meclis’teki temsiliyetinin zayıf olması ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Atalay, “Meclis yarım asırdır işverenlerden, patronlardan yana bir tavır içinde. Bunun böyle olmasında bizim de suçumuz çok. Çünkü biz Türkiye’nin dörtte üçünü oluşturan emekçiler bir araya gelebilseydik, sesimizi güçlü duyurabilseydik ve gücümüzü ortaya koyabilseydik. Bugünkü tablo böyle olmazdı.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir