ŞAYIŞTAY RAPORU; ‘EYÜPSULTAN BELEDİYESİ USULSÜZ YÖNETİLDİ’

Sayıştay, Eyüpsultan Belediyesinin 2018 yılı denetim raporu, Eyüpsultan Belediyesinde birden çok usulsüzlüğün yapıldığını ortaya koyuyor.

Sayıştay Akp tarafınca 25 yıldır yönetilen Eyüpsultan Belediyesine ilişkin 2018 yılı Denetim Raporunu tamamladı.

32 Gün Haber de Yayımlanan yazı dizisinde Sayıştay raporunda yer alan ulusülsüzlükler şöyledir ;

Sayıştay Raporu Eyüpsultan Belediyesinde birden çok usulsüzlüğün yapıldığını ortaya koymakta. Muhasebe kayıt işlemlerinin yanlış tutulması veya hiç tutulmaması gibi saptamaların yanın da en çok dikkat çeken diğer başlıklar ise Belediyeye ait taşınmazların kiralanması veya Belediye adına yapılan kiralamalar ile ilgili olarak verilen yüksek bedellere kadar uzanan bir sürü usulsüzlükler saptanmış durumda.

ALİ HAYDAR İŞKAR CHP EYÜPSULTAN BELEDİYE MECLİS ÜYESİ

CHP Eyüpsultan Meclis Üyesi Ali Haydar İşkar, Sayıştay tarafından hazırlanan Eyüpsultan Belediyesi 2018 Yılı Denetim Raporu’na ilişkin olarak yaptığı değerlendirmelerde, söz konusu raporda, Denetim Görüğü Dayanakları bölümünde yer alan 10 Adet bulgu ve Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler Bölümündeki 21 adet bulguyu ve ayrıca Sayıştay Performans Denetimi Raporunda çok önemli değerlendirmeler olduğunu altını çiziyor.

Eyüpsultan Belediyesinin 2018 yılına ilişkin olarak, Sayıştay tarafından hazırlanan Denetim Raporunda;

  • Yemekhane Hesabına İlişkin İşlemlerin Hesap Verebilirlik ve Saydamlığı Sağlayacak Şekilde Muhasebeleştirilmemesi
  • Bilançonun Mali Kuruluşlara Yatırılan Sermayelere İlişkin Eksik Bilgi Sunması
  • Mali Tabloların Taşınmazlara İlişkin Doğru Bilgi Sunmaması
  • Tahsis İşlemine Konu Edilen Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarının Yapılmaması
  • Taşınmazların Satışlarının Muhasebeleştirilmesinde Kayıtlı Değerlerin Esas Alınmaması
  • Taşınmazlara Amortisman Ayrılmaması
  • Kullanımda olan Dayanıklı Taşınırların Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında Takip Edilmesi
  • Sosyal Güvenlik Kurumuna olan Faturalı Borçların Mali Tabloda Raporlanmaması
  • Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabın Gerçeği Yansıtmaması
  • Nakit İşlemlerin Muhasebe Sisteminde Takip Edilememesi
  • İhale Süreçlerinde Rekabet Koşullarını Engelleyecek Uygulamaların Bulunması
  • Sözleşmelerin İhale Şartlarına Uygun Yürütülmesini Sağlayacak Mekanizmaların Yeterli Olmaması
  • Borçlanma İşlemlerinde Mevzuatta Öngörülen Usullere Uyulmaması
  • Taşınmazlara İlişkin Tespit Çalışmalarının Etkin Yürütülmemesi
  • Ecrimisilin Bir Taşınmaz Yönetim Biçimi Haline Gelmesi
  • Tasarruf Yetkisi Bulunmayan Taşınmazlar Üzerinde İşlem Tesis Edilmesi
  • Taşınmaz Edinim ve Kiralamalarında Kamu Hizmeti Gereği Kıstasının Aranmaması
  • Gelir Getirici İşlemlerde İhale Süreçlerinin Doğru Yürütülmemesi
  • Vadesinde Tahsis Edilmeyen Kira Gelirleri için İşlem Tesis Edilmemesi
  • Çevre ve Temizlik Vergisi Mükelleflerinin Doğru Bir Şekilde Belirlenmemesi
  • Genel Bütçe Vergi Gelirleri Payına İlişkin Kontrollerin Yapılmaması
  • Gecekondu Fonunun Amacı Dışında Kullanılması
  • Dernek ve Vakıflar Lehine Mevzuata Uygun Olmayan Görevlendirmelerin Yapılması
  • Özel Kalem Müdürlüğüne Yapılan Atamaların Mevzuatın Düzenleniş Amacına Aykırı Olması
  • Sosyal Denge Sözleşmesinde Mevzuata Aykırı Hükümlere Yer Verilmesi
  • Araç Tahsislerinde Mevzuata Aykırı Uygulamaların Bulunması
  • Taşınır Mal Yönetiminde Mevzuata Uygun Olmayan Hususların Bulunması
  • İç Kontrol Sistemine İlişkin Mevzuat Gereklerinin Tam Olarak Yerine Getirilmemesi
  • Kiraya Verilen Taşınmazların Nazım Hesaplarda Takip Edilmemesi

konularında tespit edilen usulsüzlükler toplamda 31 Başlık altında saptanmış.

Eyüpsultan Belediyesi 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda yer alan usulsüzlükler ve bu usulsüzlüklerden doğan kamu zararları.

Sayıştay’ın düzenlediği, Eyüpsultan Belediyesinin 2018 yılı Denetim Raporunda, Eyüpsultan Belediye Başkanlığınca yapılan usulsüzlükler ve bu usulsüzlüklerden oluşan kamu kaybı ciddi rakamlara ulaşmakta.

Sayıştay Raporunun 53. Sayfasında yer alan, BULGU 13: Gecekondu Fonunun Amacı Dışında Kullanılması bölümünde yapılan tespitlere göre Gecekondu Fonunun amacı dışında kullanıldığı ve Fonda olması gereken 3.960.606,19 TL’nin 3.860.698,64 TL’si mevzuata aykırı bir şekilde cari harcamalarda kullanıldığı tespit edilmiştir.

Eyüpsultan Belediyesi 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda denetçilerin Gecekondu Fonunun da tespit ettiği usulsüzlük aynen aşağıda belirtildiği gibidir.

BULGU 13: Gecekondu Fonunun Amacı Dışında Kullanılması

Münhasıran mevcut gecekonduların ıslahı ve yeni gecekondu yapımının önlenmesi amaçlarıyla teşekkül ettirilen ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) izni dahilinde mevzuatta sayılan hizmetler kapsamında kullanılması gereken gecekondu fonunun amacı dışında Belediye faaliyetlerinde kullanıldığı görülmüştür.

775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 12’nci maddesinde; sayılan kaynaklardan sağlanan gelirlerin, ilgili belediyeler adına açılacak özel hesaplarda toplanarak birer fon teşkil edileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı Kanun’un 13’üncü maddesinde, bu fonda toplanan paraların, TOKİ izni alınmak şartıyla, kullanılabileceği alanlar sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Diğer bir ifadeyle söz konusu fon kapsamında elde edilen kaynaklar üzerinde belediyelerin sınırsız tasarruf yetkisi söz konusu olmayıp mevzuatta öngörülen amaçlar kapsamında sınırlı bir kullanım imkânı bulunmaktadır.

Eyüpsultan Belediyesince mevzuatın öngördüğü şekilde oluşturulan gecekondu fonuna ilişkin Türkiye Halk Bankası nezdinde hesap açılmış ve 2018 yılı içerisinde bu Fona 3.960.606,19 TL tutarında kaynak sağlanmıştır. Ancak yapılan incelemelerde bu tutarın 3.860.698,64 TL’sinin mevzuata aykırı bir şekilde cari harcamalarda kullanıldığı görülmüştür.

Sonuç olarak belirli bir amaç için Belediyenin tasarrufuna bırakılan söz konusu fonun cari harcamalarda kullanılması, Kanun’un düzenleniş amacına aykırılık teşkil etmektedir.

Kamu idaresi cevabında; özetle, Belediyece 775 sayılı Kanun gereği mevcut gecekondu ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla gereken tedbirlerin alınması yönünde çalışmalar yapıldığı ve anılan Kanun hükümleri doğrultusunda gecekondu fon hesabının oluşturulduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak İdare tarafından verilen cevapta, Fon Hesabının oluşturulduğu ve gerekli düzeltmelerin yapılacağı ifade edilmiş olup, bulguda asıl eleştiri konusu edilen Gecekondu Fonunun kuruluş amacına aykırı kullanımına ilişkin herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmediğinden anılan Fonun amacı dışında kullanıldığı yönündeki değerlendirmemiz devam etmektedir. Bununla birlikte İdare tarafından bu kapsamda tesis edilecek işlemler, izleyen denetim yıllarında takip edilecektir.

”TAŞINMAZLARIN BEDELSİZ VAKIF VE DERNEKLERE VERİLMESİ”

Eyüpsultan Belediyesi 2018 Yılı Sayıştay Denetim raporunda, “Ulaşım giderlerinin karşılanması ve Belediye mülkiyetindeki taşınmazların bedelsiz olarak kullandırılması suretiyle çeşitli dernek ve vakıflara mevzuata aykırı olarak yardımda bulunulduğu görülmüştür.” denilmektedir.

Raporda, Belediyelerin, özel tüzel kişi olan vakıf ve derneklere kamu kaynağı aktaramayacağı, menfaat sağlayamayacağı veyahut yardımda bulunamayacağı kanunda açıkça belirtilmiş olmasına rağmen işleyişin tersi yönünde olduğunun altı çiziliyor.

Eyüpsultan Belediyesinin eski yerleşkesi olan Binanın Bila bedel (bedelsiz) İlim Yayma Cemiyetine verilmesi hususu da Denetim raporuna girmiş durumda.

Sayıştay Denetim Raporunda, Emlak Vergi Değeri, 13.527.000,00 TL olan taşınmazın kanuna aykırı olarak bedelsiz verildiğini, bu konuda denetçileri tespitlerine cevap verilmediğinin de altı çiziliyor.

Sayıştay Raporunun, 54,55 ve 56 sayfalarında yer alan, BULGU 14: Dernek ve Vakıflar Lehine Mevzuata Uygun Olmayan İşlemler Tesis Edilmesi bölümünde yapılan tespitler kamu kaybının ne kadar ciddi boyutlara ulaştığı görülmekte.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNDAN;

BULGU 14: Dernek ve Vakıflar Lehine Mevzuata Uygun Olmayan İşlemler Tesis Edilmesi

Ulaşım giderlerinin karşılanması ve Belediye mülkiyetindeki taşınmazların bedelsiz olarak kullandırılması suretiyle çeşitli dernek ve vakıflara mevzuata aykırı olarak yardımda bulunulduğu görülmüştür.

Belediyelerin dernek ve vakıf gibi ticari olmayan kurumlarla ilişkilerinin çerçevesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda çizilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi hem herhangi bir özel kişiye yasal dayanak olmaksızın kamu kaynağı aktarılamayacağı, menfaat sağlanamayacağı ve yardım yapılamayacağı şeklindeki genel kuralı ortaya koymuş hem de çeşitli şartlar altında bu kuralın dernek ve vakıflara ilişkin istisnasını düzenlemiştir.

Ancak 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde, bu istisnaya ilişkin hükmün belediyelerde uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Her iki mevzuat birlikte değerlendirildiğinde belediyelerin, özel tüzel kişi olan vakıf ve derneklere kamu kaynağı aktaramayacağı, menfaat sağlayamayacağı veyahut yardımda bulunamayacağı açıkça görülmektedir.

Kamu kaynağı tanımı ise 5018 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde; kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri kapsayacak şekilde yapılmıştır. Bu durumda Belediye tarafından yukarıda sayılan herhangi bir kaynağın, bir vakfın ya da derneğin kullanımına tahsis edilmesi veyahut farklı şekillerde kullanımına sunulması mümkün değildir.

Ancak yapılan incelemelerde Eyüpsultan Belediyesince;

  • 2018 yılı içerisinde çok sayıda dernek ve vakfın faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duydukları ulaşım hizmetlerinin Belediyece kiralanan otobüs ve minibüslerin ücretsiz kullandırılması suretiyle karşılandığı,
  • Emlak vergi değeri toplamda 13.527.000,00 TL olan iki adet taşınmazın farklı vakıf ve derneğin kullanımına bedelsiz olarak bırakıldığı

görülmüştür.

Her ne kadar İdare 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesine istinaden söz konusu taşınmazları 10.11.2016 tarih ve 165 sayılı Meclis Kararı ile tahsis ettiğini ifade etmişse de taşınmaza özgü düzenleme içermeyip sadece ortak hizmet projesi yürütülmesine imkân tanıyan mezkûr maddenin bu işleme dayanak teşkil etmesi imkân dâhilinde değildir.

Belediyelere mülkiyetlerindeki taşınmazların tahsisine ilişkin yetki veren yasal düzenlemeler, 5018 sayılı Kanun’un 47 ve 5393 sayılı Kanun’un 75/d maddelerinde yer almaktadır. Her iki madde hükmünde de tahsisin ancak ve ancak kamu idarelerine kendi görev alanıyla sınırlı olmak üzere yapılabileceğinin altı çizildiğinden işlemin muhatabı sadece kamu idaresi olabilir. Bu nedenle tahsisin kapsamının Belediyece genişletilerek özel tüzel kişiler için uygulanması mümkün değildir. İdarece işleme dayanak gösterilen 75/c maddesinde ise tahsise ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmayıp sadece bu kuruluşlarla kendi görev alanına giren konularda ortak hizmet projesi yapılmasına imkân tanınmaktadır.

Ortak hizmet projesinin; önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanarak karşılıklı yükümlülükler ile ortak sonuca ulaşmayı hedefleyen bir bütünü ifade ettiği düşünülmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, Belediye ile ilgili kuruluş arasında yapılan ortak hizmet projesinin; önceden tanımlanan ortak amaca ulaşmayı sağlayacak karşılıklı yükümlükleri belirlemediği, sadece ilgili kuruluşun faaliyetlerini yürütmek üzere Belediyece taşınmaz tahsisinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Zira yerinde yapılan incelemelerde de her iki kuruluşun da taşınmazı idari büro olarak kullandığı görülmüş ve bu durum İdarece tutanağa bağlanmıştır.

Sonuç olarak, Eyüpsultan Belediyesinin yukarıda ifade edilen uygulamalarının, mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ilkesini zedelediği düşünülmektedir.

Kamu idaresi cevabında;“2018 yılı içerisinde dernek ve vakıflara ulaşım hizmeti sağlandığı bulgusu tarafımızca da değerlendirilmiş olup bundan sonraki faaliyetlerimizde tavsiyelerinize uyularak işlem tesisi sağlanmış ve bu uygulamaya son verilmiştir.” denilmiştir.

Sonuç olarakİdare tarafından verilen cevapta, dernek ve vakıflara ulaşım hizmeti sağlanması uygulamasına son verildiği ifade edilmişse de bulguda eleştiri konusu edilen ve cevapta değinilmeyen bir diğer husus olan Belediye taşınmazlarının vakfa bedelsiz kullandırılmasına ilişkin mevzuata aykırılığın da aynı şekilde giderilmesi önem arz etmektedir. Dolayısıyla bulguda eleştiri konusu edilen hususlara ilişkin değerlendirmemiz devam etmektedir.

Eyüpsultan Belediyesinin 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunu incelediğimizde her biri farklı başlıklar altında toplanmış usulsüzlüklerin nasıl ve hangi yollarla yapıldığına şahitlik ediyoruz.

Sayıştay Raporunda tespit edilen usulsüzlüklerden biri ise Özel Kalem Müdürlüğüne yapılan atamalar. Sayıştay Denetçileri, Özel Kalem Müdürlüğüne yapılan atamaların çoğunluğunun mevzuata aykırı olarak memuriyette sınavsız girmenin bir yöntemi olarak kullanıldığını tespit edilmiş.

Eyüpsultan Belediyesince 2012-2018 yılları arasında özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalar incelendiğinde, yedi personelin tamamının açıktan atandığı ve çoğunlukla 1,5 ay olmak üzere 1 ila 8 ay arasında görev yaptıktan sonra memur kadrolarına veya naklen başka kurumlara atandığı tespiti Sayıştay Denetim Raporunda tespit edilmiş.

Eyüpsultan Belediyesi, Sayıştay Denetçilerinin tarafından tespit edilen usulsüz atamalar ile ilgili olarak verdikleri cevapta özrü kabahatinden daha büyük sözünü bize hatırlattı.

Eyüpsultan Belediyesi, konu ile ilgili olarak verdiği görüşte, bahse konu müdürlük kadrosuna yapılan açıktan atamalarda belediyecilik tecrübesi ile birlikte ehliyet ve liyakat sahibi olma, en az lise dengi ve üzeri yükseköğrenim tahsili görmüş olma gibi kriterler gözetilerek eşitlik ilkesinin gözetilmiş olduğu belirtilmiş ve 2012-2018 yılları arasında yapılan atamalarda mezkûr Genelge’ye uygun hareket edildiği ve söz konusu Genelge’de bir çalışma dönemi içerisinde kaç adet Özel Kalem Müdürü açıktan ataması izni alınacağına dair ibare bulunmadığı, ayrıca Özel Kalem Müdürlerinin beklenen ihtiyacı karşılayamaması üzerine Belediye Başkanının yazılı talimatına binaen yeni atamaların yapıldığı şeklinde ifade etmiş.

Ancak, İdare tarafından verilen cevapta anılan kadroya yapılan açıktan atamalarda bir yandan liyakat ilkesinin gözetildiği vurgusu yapılırken bir yandan da atama sayısının sıklığı ve görev süresinin kısalığına gerekçe olarak bu görevi ifa eden personelin beklenen ihtiyacı karşılamaması gösterilmek suretiyle birbiriyle çelişen bu durum ile ilgili sağlıklı bir açıklama da bulunmaması da dikkat çekicidir.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNDAN

BULGU 16: Özel Kalem Müdürlüğüne Yapılan Atamaların Mevzuatın Düzenleniş Amacına Aykırı Olması

Açıktan yapılan atamalar ve ortalama görevde kalma süresinin kısalığı dikkate alındığında Özel Kalem Müdürlüğüne yapılan atamaların, mevzuata aykırı olarak memuriyete sınavsız girmenin bir yöntemi olarak kullanıldığı görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59’uncu maddesinde aralarında özel kalem müdürlüğünün de olduğu istisnai memurluklar unvan itibariyle sayılarak belirlenmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca sayılan kadrolara, mezkûr Kanun’un atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanması imkân dâhilindedir.

Ayrıca maddenin devamında; söz konusu memurların bulundukları bu kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmada herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Yine aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde istisnai memurluklara atanmada Kanun’un 48’inci maddesinde yer alan genel şartların aranacağı, 61’inci maddesinde ise bu kadroya atananlar hakkında bu Kanun’un atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan bütün hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Özetle istisnai memuriyet kapsamında sayılan özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalarda sadece Kanun’un belirtilen hükümlerine ilişkin muafiyet tanınmış olup bu şekilde yapılan atamalar diğer memurluklara atanmada kazanılmış hak sağlamayacaktır.

Nitekim İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 03.06.2009 tarih ve B.05.0.MAH.0.08.01.00/900-14626 sayılı Genelgesi’nde de istisnai memuriyet kadrolarına atanacakların, öncelikle çalışan memurlar arasından seçilmesinin esas olduğu ve açıktan yapılacak atamalar için Bakanlıktan izin alınması gerektiği ifade edilmiştir. Genelge’de ayrıca anılan Kanun’da tanınan yetkinin memuriyete sınavsız giriş yöntemi gibi kullanımına hukuken imkân bulunmadığı bu sebeple de belediye başkanlarının bir seçim dönemi boyunca çalışabilecekleri ehliyet ve liyakat sahibi kişilerin özel kalem müdürü olarak seçilmesi gerektiğinin altı çizilmiştir.

Sayıştay Genel Kurulunun 04.04.2005 tarih ve 5119/1 Karar No.lu Kararı’nda da; istisnai memuriyet kadrosuna atananların, atamadan bir süre sonra sınavla girilebilecek memur kadrolarına atandıklarının tespit edilmesi üzerine, 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinin uygulama ve sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, İçişleri Bakanlığı Genelgesi ve Sayıştay Genel Kurul Kararı’ndan anlaşılacağı üzere özel kalem müdürlüğüne yapılacak atamalar, belirli sınırlamalara tabi olup sınırsız bir yetki içermediğinden bunların memuriyete sınavsız geçişte bir araç olarak kullanılması uygun değildir.

Ancak Eyüpsultan Belediyesince 2012-2018 yılları arasında özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalar incelendiğinde, yedi personelin tamamının açıktan atandığı ve çoğunlukla 1,5 ay olmak üzere 1 ila 8 ay arasında görev yaptıktan sonra memur kadrolarına veya naklen başka kurumlara atandığı tespit edilmiştir.

Tablo 10: Özel Kalem Müdürlüğünden Memur Kadrolarına Yapılan Atamalar

Atanma ŞekliMüdürlüğe Atandığı TarihMüdürlükten Ayrıldığı TarihMüdürlük Sonrası Atandığı KadroNakil Gittiği Kurum
Açıktan  09.12.201221.08.2013Bilgisayar
İşletmeni
Açıktan  22.07.201402.09.2014Memurİçişleri
Bakanlığı
Açıktan  16.03.201506.05.2015Memur
Açıktan  20.05.201501.09.2015MemurTavşanlı
Belediyesi
Açıktan  08.03.201715.04.2017EkonomistTMM
Geçici Görevli
Açıktan  28.03.201823.05.2018MemurTMM
Geçici Görevli
Açıktan  20.04.201730.06.2017EkonomistSakarya
Büyükşehir Belediyesi

Sonuç olarak bu kadroya yapılan atamaların memuriyete sınavsız girişte araç olarak kullanılmamasının ve belediye başkanlarının bir seçim dönemi boyunca çalışabilecekleri ehliyet ve liyakat sahibi kişilerin özel kalem müdürü olarak seçilmesinin, kamu görevine girmede eşitlik ve liyakat ilkelerinin tesis edilmesi için önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi cevabında;özetle, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 2009/50 sayılı Genelgesi’nin Özel Kalem Müdürü istihdamında uyulacak esas ve usulleri içeren hükümlerine yer verilmiştir. Bununla birlikte bahse konu müdürlük kadrosuna yapılan açıktan atamalarda belediyecilik tecrübesi ile birlikte ehliyet ve liyakat sahibi olma, en az lise dengi ve üzeri yükseköğrenim tahsili görmüş olma gibi kriterler gözetilerek eşitlik ilkesinin gözetilmiş olduğu, 2012-2018 yılları arasında yapılan atamalarda mezkûr Genelge’ye uygun hareket edildiği ve söz konusu Genelge’de bir çalışma dönemi içerisinde kaç adet Özel Kalem Müdürü açıktan ataması izni alınacağına dair ibare bulunmadığı, ayrıca Özel Kalem Müdürlerinin beklenen ihtiyacı karşılayamaması üzerine Belediye Başkanının yazılı talimatına binaen yeni atamaların yapıldığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarakİdare tarafından verilen cevapta, özel kalem müdürlüğü kadrosuna yapılan açıktan atamalarda en az lise dengi ve üzeri yükseköğrenim tahsili görmüş kişiler tercih edilerek liyakat ilkesinin gözetildiği, 2012-2018 yılları arasında yapılan atamalarda İçişleri Bakanlığının mezkûr Genelge’si hükümlerine uygun hareket edildiği ve söz konusu Genelge’nin bir çalışma dönemi içerisinde istihdam edilebilecek özel kalem müdürü sayısına ilişkin bir düzenleme içermediği, bu görevi ifa eden mevcut personelin beklenen ihtiyacı karşılayamaması üzerine yeni atamaların yapıldığı ifade edilmiştir.

Ancak bulguda eleştiri konusu edilen husus Özel Kalem Müdürlüğüne ataması yapılan personelin niteliği ve atanma usulünden ziyade bu kadroya yapılan açıktan atamaların sıklığı ile kadroda geçirilen sürenin kısalığı göz önünde bulundurularak bu istisnai kadronun memuriyete sınavsız girişin bir yöntemi olarak kullanılmasıdır. Ayrıca İdare tarafından verilen cevapta anılan kadroya yapılan açıktan atamalarda bir yandan liyakat ilkesinin gözetildiği vurgusu yapılırken bir yandan da atama sayısının sıklığı ve görev süresinin kısalığına gerekçe olarak bu görevi ifa eden personelin beklenen ihtiyacı karşılamaması gösterilmek suretiyle birbiriyle çelişen ifadelere yer verilmiştir. Bu itibarla, asıl eleştiri konusu hususa ilişkin İdare tarafından makul bir gerekçe sunulamadığından söz konusu kadronun, mevzuatın düzenleniş amacına aykırı olarak, memuriyete sınavsız giriş yöntemi olarak kullanıldığı yönündeki değerlendirmemiz devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir