Öztrak: Yaşadıklarımız sıradan olaylar değil; demokrasiye darbedir, terördür

CHP MYK toplantısı ardından gündemi değerlendiren Parti Sözcüsü Faik Öztrak, son günlerde gerçekleşen siyasi saldırılara değinerek, “Bu yaşadıklarımız, sıradan olaylar değildir. Demokrasiye darbedir, terördür” dedi. Öztrak, aşılama sürecine ilişkin de iktidara eleştiriler ve sorular yöneltti.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu ve KRT TV programcısı Afşin Hatipoğlu’na yapılan saldırılara ilişkin, “Bu yaşadıklarımız, sıradan olaylar değildir. Demokrasiye darbedir, terördür” dedi.

Türkiye’nin salgın ve aşı sürecini yönetemediğini söyleyen Öztrak, “Ocak ayının ortasını geçtik. Yaklaşık 40 milyon doz aşının şu ana kadar gelmiş olması gerekirken gelen 3 milyon doz. Şahsım hükümetinin başı ayrı rakamlar üflüyor, bakanı ayrı rakamlar üflüyor” ifadelerini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden “Faiz sebep, enflasyon neticedir” görüşünü savunmasını hatırlatan Öztrak, “Madem öyleydi… Damadın kellesini neden aldın? Şimdi de kellesini alma sırası, yeni ekonomi yönetimine mi geldi?” diye sordu.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın, seçim turları için ‘mecburen atılan adımlar’ demesini değerlendiren CHP Sözcüsü, “Yüzde 50 artı 1’i tutturmak için adımlar atılmaya başlandıysa seçimin eli kulağında demektir. Diğer taraftan hükümet ve ortağının koltuklarını koruyabilmek için seçim sistemiyle oynamaya başlamaları da korkunun dağları deldiğinin göstermektedir” dedi.

‘DEMOKRASİYE DARBEDİR, TERÖRDÜR’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Devletin, vatandaşların yaşamını koruyamadığını söyleyen Öztrak, “Mafya artıkları ve çetelerin”, siyasetçilere, gazetecilere olmadık tehditler savurduğunu, kalleş saldırılar düzenlediğini ifade etti. Öztrak, “Hükümet ise bu terör saldırılarını seyrediyor. Ufak ortağı ise mafya bozuntularına sahip çıkıyor. Bıyık altından sırıtarak olan bitenden keyif alıyor” dedi.

Geçen cuma ‘uzaktan kumandalı çeteler’in, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve basın mensupları Orhan Uğuroğlu ile Afşin Hatipoğlu’na kalleşçe saldırdığını belirten Öztrak, aynı gün içinde gerçekleştirilen ve organize olduğu açıkça belli olan bu saldırıların amacının demokrasinin, basın özgürlüğünün ve siyasetin özgürce yapılmasının önünü kesmek olduğunu söyledi.

“Bu yaşadıklarımız, sıradan olaylar değildir. Demokrasiye darbedir, terördür” diyen Öztrak, saldırıları lanetlediklerini kaydetti. Öztrak, hükümetin, failleri bir an önce yakalayarak yargıya teslim etmesini, yargının da hızla gereğini yapmasını beklediklerini belirtti.

Öztrak, “Bu saldırıları cesaretlendiren, saray ortaklarının kirli siyasi dilidir. Saldırganlara ve tehdit savuranlara gösterilen hoşgörüdür. Hatta bunlardan esirgenmeyen himayedir. Bu ülkenin ana muhalefet partisi lideri tehdit edilince, sinsice el ovuşturup, sessiz kalanlar, Cumhurbaşkanı zırhına sığınan AK Parti Genel Başkanına ‘sözde’ denince bir bardak suda fırtına kopardılar” diye konuştu.

“Sayın Genel Başkanımıza, Çubuk’ta düzenlenen linç girişiminden sonra ne yapıldı? Bir mafya bozuntusunun tehditlerine karşı yargı ne yaptı? Siyaset kurumu ne yapıyor?” sorularını yönelten Öztrak, “Beylerden tehditlere karşı bir ortak tavır almalarını bıraktık, sarayın küçük ortağı, tehditler savuran mafya artığını sahipleniyor. İşte bugün mafya artıkları ve çeteler, Başkentte terör estiriyorsa bu kadar pervasızca sahneye çıkabiliyorsa bunun arkasında sarayın, bu olaylar karşısındaki mefluç tavrı, yurttaşların güvenliğini sağlama konusundaki yetersizliği vardır” dedi.

Bu ‘organize terör saldırıları’nın en kısa sürede tüm yönleriyle aydınlatılmasını isteyen Öztrak, “Terörden medet umanları çok açıkça uyarıyoruz. Dikişleri tutmayan bu ucube rejim elbisesini, memleketimizin üzerine uymayan bu deli gömleğini, silahla, sopayla, tehditle, şantajla, Türkiye’nin üzerine uyduracağınızı sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Bu çabanız beyhudedir” dedi.

“BU YARIŞTA MAALESEF ÇOK GERİDE KALDIK”

Salgın ve aşı sürecinin çok kötü yönetildiğini söyleyen Öztrak, “Aşıda bütün dünya zamana karşı yarışıyor. Bazı ülkeler nüfusunun yüzde 20’sini aşıladı bile. Ama biz, bu yarışta maalesef çok geride kaldık.” diye konuştu.

Aşıların 11 Aralık’ta geleceğinin söylendiğini, aşılamanın ancak 13 Ocak’ta başlayabildiğini aktaran Öztrak, 11 Aralık’tan bu güne 8 bin 20 kişinin hayatını kaybettiğini, bunun korkunç bir tablo olduğunu kaydetti.

Tüm dünya hükümetlerinin aşılamadaki yarışı görerek, vatandaşlarına pek çok farklı kaynaktan aşı tedarik ettiğini, hükümetin ise sadece Çin’den 3 milyon doz aşı getirdiğini söyledi.

Gelen aşının 1,5 milyon kişiye yetecek kadar olduğunu dile getiren Öztrak, yeterince aşı bağlantısı ve aşı çeşitlendirmesinin yapılmadığını vurguladı.

Öztrak, “Neden yapılamamış? Para mı yoktu? Planlama mı yapılmadı? Gelen aşılar için kaç para verildi? Neden bu kadar bekletildi? Kim için hangi yandaş için bu aşılar bekletildi? Bunları bilmiyoruz. Ama ortada bir beceriksizlik, bir yandaş kayırma çabası olduğu açık” dedi.

Alman aşısının gelip gelmeyeceği konusunda hükümetin kafasının karışık olduğunu söyleyen Öztrak, “Salgına karşı toplumsal bağışıklık kazanmamız için nüfusun en az yüzde 60’ının aşılanması gerekiyor. Yani, 4,5 milyon Suriyeli ile beraber en az 105 milyon doz aşıya ihtiyaç var. Peki, gelen ne kadar? Sadece 3 milyon doz. Geriye kalan 102 milyon doz aşı ne zaman gelecek? Onu kimse bilmiyor ama hükümet de bilmiyor” şeklinde konuştu.

SAĞLIK BAKANI’NIN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Öztrak şöyle devam etti:

“Oysa Sağlık Bakanı geçtiğimiz aralık ayının başında, ‘aralık ayında 10 milyon, ama muhtemelen 20 milyon temin etmiş olacağız. Ocak ayında 20 milyon, şubat ayında ise 10 milyon doz aşı temin etmiş olacağız’ diyordu. Ocak ayının ortasını geçtik. Yaklaşık 40 milyon doz aşının şu ana kadar gelmiş olması gerekirken gelen 3 milyon doz. Şahsım hükümetinin başı ayrı rakamlar üflüyor, bakanı ayrı rakamlar üflüyor.

Bir aşılama takvimi hala ortada yok. Peki, ne var? Özendirici kampanyalar var. Olmayan aşının tanıtım kampanyası mı olur? Millet aşıdan kaçmıyor ki, tam tersine aşıyı bekliyor. Siz getirin yeter. Devletin görevi aşıda özendirici kampanya yapmak değildir. Devletin görevi vatandaşına en kısa sürede aşı yapmaktır. Bu ülkede hükümet yalakası şarkıcıların, türkücülerin aşıda ne önceliği var? Bu ülkede genç AK Parti MKYK üyelerinin ne önceliği var? Genç AK Partili Belediye Meclis üyelerinin ne önceliği var? Daha pek çok doktora, sağlık çalışanına, güvenlik görevlisine aşı yapılmadan bunlara aşı neden yapıldı? Bari aşıda kayırmacılık yapmayın. Sayın Genel Başkanımız, ‘vatandaş Kemal Kılıçdaroğlu’ olarak, mutlaka aşı olacağını ifade etti ama önceliğin sağlık çalışanlarının aşılanması olduğunu da söyledi. Genel Başkanımızın ve partimizin düşüncesi, eldeki sınırlı sayıdaki aşının önce sağlık çalışanları için kullanılmasıdır.”

Öztrak’ın diğer açıklamalarından satır başları şöyle:

KUYRUKLAR SARAYDAN GÖRÜNMÜYOR MU?

“Anadolu’nun kalbi Kayseri’de sadece son bir ayda 7 vatandaşımız canına kıydı. O Kayseri ki, Türkiye’nin zengin üretim merkezlerinden biriydi… Ama şimdi Kayserililer ucuz karnabahar ve elma için şu karda kışta ucu görünmeyen kuyruklarda beklemeye başladı. Bu ülkede insanlarımız, ekmeğinden 1 lira artırmak için Halk Ekmek kuyruklarında… 40 yıl öncesinin yağ, tüp kuyruklarını, yıllarca dillerinden düşürmediler. Şimdi; iş kuyrukları, ekmek kuyrukları, yardım kuyrukları, utanmadan ‘varlık kuyruğu’ dedikleri, soğan, patates kuyrukları, ucuz meyve ve sebze kuyrukları ve hatta gasilhane kuyrukları ortadayken, ağızlarını bıçak açmıyor. Ne oldu Sayın Erdoğan? Bunda Hükümetinizin sorumluluğu yok mu? Yoksa bu kuyruklar Sarayınızdan görünmüyor mu?”

İNSANLAR CANIYLA İHTARNAME ÇEKİYOR

“Cumhuriyet tarihimizin en ağır buhranlarından birini yaşıyoruz. Ekonomimiz entübe. Çiftçilerimiz entübe. Emekçilerimiz entübe. Esnaflarımız entübe. Esnaflarımız cinnet getirme noktasında. Bundan 20 yıl önce başbakanlığın önünde kasa atan esnaf, şimdi Ankara kalesinin duvarlarından kaldırıp kendini atıyor. Bu ülkenin insanları, Saraya canıyla ihtarname çekiyor.”

DAMADIN KELLESİNİ NEDEN ALDIN?

“Kayınpeder, damat bir olup, Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını buharlaştırdılar. Şimdi Damat ortada yok. ‘Allah sonumuzu hayır eylesin’ dedi. Kaçıp gitti. Bu 128 milyar dolar; esnafa, çiftçiye, işçiye, emekliye gitmedi. Peki, bu para nereye gitti? Cevap yok… ‘Faiz sebep, enflasyon neticedir’ deyip, uğruna 128 milyar doları gözlerini kırpmadan harcadılar. İki Merkez Bankası Başkanını yaktılar. Para bitti, damat gitti, İki ayda TCMB faizlerini 7 puana yakın artırdılar. Şu anda TCMB’nin politika faizi yüzde 17. Dünya üzerinde, en yüksek politika faizine sahip 10. ekonomiyiz. Önümüzdekiler Venezüella, Arjantin, Zimbabve, Yemen, Liberya gibi ülkeler. Yüksek faizde şampiyonlar ligindeyiz. Peki, bunun sorumlusu kim? ‘Ekonominin başında ben varım, ben’ diyen Erdoğan. Şimdi aynı Erdoğan, yeniden ‘yüksek faiz sebep, yüksek enflasyon neticedir’ demeye, Bankaları haşlamaya başladı. Madem öyleydi… Damadın kellesini neden aldın? Şimdi de kellesini alma sırası, yeni ekonomi yönetimine mi geldi?”

ŞENTOP’UN “CUMHURBAŞKANI TARAFLIDIR” SÖZÜ

Öztrak, basın mensuplarının sorularına da yanıt verdi.

Öztrak, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un “Cumhurbaşkanı taraflıdır, siyasi parti üyesidir. Siyasi parti genel başkanı olabilir, olmayabilir, bir mecburiyet yok ama bir siyasi parti üyesiyse, bir siyasi partinin genel başkanıysa, yetkilisiyse şüphesiz taraflı birisidir. Anayasa buna engel değil. Oradaki tarafsızlıkla ilgili yemin, hukuki işlem anlamında bir tarafsızlıktır” sözlerini de değerlendirdi. Öztrak, “Bu açıklama, aslında Cumhurbaşkanı’nın artık cumhurun başkanı olmadığını ortaya koyan açıklama. Cumhurbaşkanı makamı artık tüm vatandaşlarımızı kucaklamıyor. Aslında bugün ülkemizin içine düştüğü devlet krizinin en önemli sebebi bu. Yaşadığımız buhranın da en önemli gerekçelerinden biri bu. Cumhurbaşkanının tarafsız olmamasının yarattığı sakıncalar 70 küsur yıl öncesinde anlaşılmıştı. Bu ucube sisteme geçmek, tarihin akışını değiştirmeye çalışmaktır. Hukuk devleti olmadığı için, demokrasi olmadığı için, milletin can ve mal güvenliği kalmadığı için milletin cebi boşalır. Akıl ve sağ duyunun galip geleceğine inanıyoruz” yanıtı verdi.

SEÇİME GİDİLMESİ İHTİYACI ORTADADIR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in erken seçim beklediğini açıklaması hakkında Öztrak, “Sayın Akşener’in tespiti bizim de tespitimizdir. Şahsım rejimi, ülkeyi yönetme kabiliyetini kaybetmiştir. Bir an önce seçime gidilmesi ihtiyacı ortadadır. En kısa sürede seçim olacakmış gibi hazırlanmaktayız” dedi.

DOĞAMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇİLMEZ

Parti yönetimini eleştiren CHP’li iki milletvekilinin mektuplarının ulaşıp ulaşmadığı ve Muharrem İnce’nin partisine geçiş olacağı iddialarına Öztrak, “Genel Merkezi’mizin milletvekilleriyle mektuplaşarak haberleşme gibi bir geleneği yok. Arkadaşlarımızın sorunları hangi zeminlerde Genel Merkez hangi sorunları grup başkanvekilleriyle paylaşacağı belli. O nedenle sorunuzun son kısmı olarak şunu ifade edeyim. ‘Doğmamış çocuğa don biçmenin yararı yok’” dedi.

SEÇİMİN ELİ KULAĞINDA DEMEKTİR

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın, seçim turları için ‘mecburen atılan adımlar’ demesi “ Yüzde 50 artı 1’i tutturmak için adımlar atılmaya başlandıysa seçimin eli kulağında demektir. Diğer taraftan hükümet ve ortağının koltuklarını koruyabilmek için seçim sistemiyle oynamaya başlamaları da korkunun dağları deldiğinin göstermektedir” diye yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘bize güvendiler, bundan sonra da güvensinler’ demesi için Öztrak, “Sadece şunu hatırlayalım: 2013 yılında bu ülkenin milli geliri 1 trilyon dolara yaklaşmıştı, bu yıl 700 milyar dolar civarında olacak. Milletimizin de ihracatçıların da bunu gayet iyi takdir ettiklerini düşünüyorum” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir