Akşener’den ‘CHP’den istediğiniz desteği alabiliyor musunuz?’ sorusuna yanıt

Example HTML page

“Partneriniz olan CHP’den istediğiniz desteği alabiliyor musunuz?” sorusuna İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Bizim ittifakımız rasyonel ittifak, Cumhur İttifakı psikolojik duygusal yönü olan bir ittifak. Orayı tanımladığınızda bizimkini anlamak zorlaşıyor” diyerek yanıt verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk’te Teke Tek programında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı.

Meral Akşener, “Partneriniz olan CHP’den istediğiniz desteği alabiliyor musunuz?” sorusuna, “Bizim ittifakımız rasyonel ittifak, Cumhur İttifakı psikolojik duygusal yönü olan bir ittifak. Orayı tanımladığınızda bizimkini anlamak zorlaşıyor. Birbirimize parmak sallamadan ittifak. Proje bazlı bir ittifak modeli olduk” dedi.

Ümit Özdağ hakkında konuşan Akşener, ” Bu arkadaşımız benden grup başkanlığı talep etmiştir. Ben de kendisine ‘hayır’ demedim” ifadelerini kullandı.

Akşener ayrıca, “Biz diğer siyasi partilerle de herhangi bir anayasa hazırlama işinde bulunmadık. Sistemin tasarlanması gerektiğine inanıyoruz. İyileştirilmiş, güçlendirilmiş sistemde önce bir tasarımı yapıyoruz” diye konuştu.

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Altaylı: Yılbaşından bu yana Anadolu’yu geziyorsunuz. Bayağı bağırıp çağırıyorsunuz. Şu anda aslında Meclis’te sayısal olarak olmasa bile dışarıda ana muhalefet gibi görünüyorsunuz. Partneriniz olan CHP’den istediğiniz desteği alabiliyor musunuz?

Akşener: Bizim ittifakımız rasyonel ittifak, Cumhur İttifakı psikolojik duygusal yönü olan bir ittifak. Orayı tanımladığınızda bizimkini anlamak zorlaşıyor. Birbirimize parmak sallamadan ittifak. Proje bazlı bir ittifak modeli olduk.31 Mart bizim teklifimizdi sadece iki parti olarak girdik başarı sağlandı. Millet İttifakı’nın desteklediği adaylar ama CHP’nin de belediye başkanları. Bu dengeyi çok düzgün tutarak götürüyoruz. Hissin, duygunun önde olmadığı, küserim ha diyenin olmadığı…

“DİĞER PARTİLERLE ANAYASA HAZIRLAMA İŞİNDE BULUNMADIK”

Altaylı: Bu güçlendirilmiş parlamenter sistemi kulağa hoş geliyor. Ama ben bunun daha ne olduğunu kimseden duymadım. Parlamentonun üzerinde yazılı kurallarda yoktu ama var gibiydi.

Akşener: Biz diğer siyasi partilerle de herhangi bir anayasa hazırlama işinde bulunmadık. Sistemin tasarlanması gerektiğine inanıyoruz. İyileştirilmiş, güçlendirilmiş sistemde önce bir tasarımı yapıyoruz. 21 Anayasası var, ‘Beyler Cumhuriyeti ilan ediyoruz’ diyor Atatürk, ondan sonra 24 Anayasası yapılıyor. Hukukçulardan ziyade siyaset bilimciler ve sosyal bilimciler çalıştı. Sayın Davutoğlu ve partisi bir çalışma yaptılar. Orada hukuk üzerinden bir çalışma yapılmış. Yan yana getirilerek ortak belki çalışma biçimi oluşturabiliriz. Serap Yazıcı hanımefendinin başında bulunduğu bir yapı. Hakikaten güzel bir çalışma.

Altaylı: Bu çalışmaları niye toplumla paylaşmıyorsunuz?

Akşener: En kısa sürede paylaşacağız. Şimdi gelinen noktada anket şirketlerinin yaptığı çalışmalarda 57-62’lere çıkan demokrasiye dönüşe dair talep var. Bu iş referandumla oldu, iktidar partisi şimdi getirsin Meclis’e hep beraber çıkaralım. Referanduma gidebiliriz. Madem bu kadar iyi, biz de kötü olduğunu söylüyoruz. Referanduma gidilebilir. Vatandaşın bir kişinin iki dudağı arasındaki sistemden bıktığını görüyorum. Önüne gelenin önüne gelene hakaret ettiği. Bir arkadaşımız özel sektörde işe girmiş. Vay efendim sen AK Parti ilçe başkanından niye izin almadın diye işten atılmış. İl başkanı devreye girmiş sonra. Adalet diye bir kavramı zihniyet olarak koymak zorundayız. Bazı kanunlar var ama uygulanmasına yönelik zihniyet değişimine ihtiyacımız var. O tasarımı en kısa sürede paylaşalım, doğru söylüyorsunuz. Yargının başının siyasetçiye parmak sallamadığı, siyasetin başının da yargının başındakilerine, hakimleri tarassut altına almadığı, yasamanın denge unsuru olduğu, iki tarafın birbirine sopa sallamadığı bir sistem. Yorulduk. Siyasetçi de yoruldu, seçmen de yoruldu. Makulde buluşmak zorundayız.

Gagalayarak gezmeden, çözüm önerileri sunarak, düşmanlaştırmadan sistem oluşturmaya çalışıyoruz. Bize ‘Tayyip Bey’e göz kırpıyoruz, AK Parti’ye yancılık yapıyoruz’ diye şeyler söyleniyor. Siyaset uzun zamandır birbirine çok hakaret ediyor. Sayın Bahçeli ile sayın Erdoğan’ın birbirine o kadar ağır şeyler söyledikten sonra yan yana gelişi seçmende, bu millette bir travma yaşattı. Cumhurbaşkanlığı sistemi meselesinde bile konuşulanlar felaket. İnsanlar travma geçirdi. Herkesin yer değiştirebileceğine inanır oldular. Biz hem parti olarak hem genel başkan olarak ben hiçbir siyasetçiye şahsı, ailesi, kimliği, kişiliği üzerinden bir kelime etmemeye özen gösteriyorum. Eylem, davranış, tutumları üzerinden eleştiri getiriyoruz.

ÜMİT ÖZDAĞ AÇIKLAMASI

Altaylı: Halk tarafından bu tür şeyler parti içi zaaf olarak algalınıyor. Peki Ümit Özdağ niye sinirlendi? Niçin birdenbire partiye zarar verecek çıkış yaptı?

Akşener:  Bilmiyorum. Bu arkadaşımız benden grup başkanlığı talep etmiştir. Ben de kendisine ‘hayır’ demedim. Ben GİK listesinin 1. sırasına Orhan Çakırlar’ı koydum, Ümit Özdağ grup başkanı olsun diye. Sonra el yazısı listenin içinde sayın Özdağ’ın isimleri vardı. GİK listesindeki olmadıklarını biliyorlardı. Sayın Özdağ tek tek görüştüğümüz arkadaşlarımızın arasına katıldı. Sonuçta ne olduğunu bilemediğim sistemin içinde bir gün baktım ki televizyon kanalında veryansın ediyor arkadaşımız.

Altaylı: İsmail Koncuk niye istifa etti?

Akşener:  Bunlar çok üzücü şeyler. Ben ilçe başkanı, belediye başkanı, üst delegeye kadar hangi arkadaşımız partimizden ayrılırsa çok üzülürüm. Çünkü o partileri var eden insanlardır. İstifa eden hiçbir arkadaşımızın hakkında incitici bir şey söylemedim, iradelerine saygı duydum. Ama istifa gerekçelerini olumlu bulduğunu söyleyemem. Onu söylemeyeyim, kalsın.

​BÜLENT ARINÇ AÇIKLAMASI

Altaylı: Bülent Arınç’ın yaptığı çıkışlar ve gelişmeler. Demirtaş’ın serbest kalsın dediği kitabını konuştu, Kavala için aynı şeyi söyledi. Cumhurbaşkanı rencide oldum dedi o da rencide oldum dedi.

Akşener: Adalet Bakanı’nın hukuk ve adaletle ilgili reform yapılacağını söyledi uzunca bir açıklaması var. Onun üzerine sayın Erdoğan bu dile destek verdi ve arkasından ekonomiye dahil reformların yapılacağını söyledi. Böyle deyince doğal olarak bir makas değişikliği oluyor mu diye baktık. Alaattin Çakıcı, sayın Kılıçdaroğlu’nu tehdit etti, hakaret etti. Orada sus pus olundu. Yönetici kitlesi durdu. Arkasından sayın Bahçeli, Çakıcı’nın dava arkadaşı olduğunu söyledi. Bunun üzerine CHP müracaat etti Çakıcı için suç duyurusunda bulundu ve soruşturma açıldı. Kimimiz dövüldü, kimimiz sövüldü. Yıllardır siyasetçiler bu tür şeylerle karşılaşılır. Ama ilk defa bir siyasetçiye yapılan hakarette bir başka siyasetçi onun yanında durdu. Bu tehdit Abdulhamit Gül üzerinden ‘yapamazsın kardeşim reformu’ demektir. Arkasından Arınç çıktı, “AK Parti’nin kuruluş aşamasında önemli 7 kişiden biriyim” dedi. Sayın Arınç, sayın İhsan Arslan, Abüllatif Bey, Abdullah Bey, hepsini sayarım. Bu arkadaşların hiçbiri sayın Erdoğan’ın bilgisi olmadan kendi kafalarına göre davranamazlar.

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir