Klavyem Özgür, Ellerim Kelepçeli!

Klavyem Özgür, Ellerim Kelepçeli!

gürsel karaca

 

Demokrasi ve özgürlükler denilince aklınıza ne gelir? Temel insan hakları, düşünceyi ifade özgürlüğü, örgütlü toplum…Başbakan Erdoğan’ın dün kamuoyuna açıkladığı demokrasi paketinden ne çıktı?

İçeriği devlet sırrı gibi saklanan buna rağmen adı “Demokratikleşme” olan paket nihayet Başbakan tarafından açıklandı. Erdoğan yaklaşık 40 dakika süren ve ünlü “balkon konuşmalarını” hatırlatan açıklamada paketin önemi ve değeri üstüne 30 dakika -edebi bir üsluba özen gösterilmiş- övgüler düzdü; paketin içeriğinin anlatımı ise galiba 7-8 dakika sürdü.

Sanırım “dağ fare doğurdu” desek yeridir. Ayrıca Başbakan'ın öğündüğü kadar da muazzam bir demokratik adım, “devrim” terimi ile nitelenebilecek bir değişim olmadığı açık. Pakette “Neler var” sorusunu cevaplamak yerine “Neler yok” hatta “Ne yok” sorusu daha anlamlı.

Bu paket belki son AKP kongresinde açıklanan “2023 hedefleri” bağlamında bir adımdır ki Başbakan bu noktayı defalarca vurguladı, “Bu son adım değildir” dedi, arkasının geleceğini altını çizdi. Ancak “Demokratikleşme paketi” deyiminin günlük siyaset diline girmesi ilk adımı PKK’nın teröristleri sınır dışına çekmesi ile başlayan “Barış Süreci”nde oldu. Sürecin son adımı olarak algılandı ve anlatıldı.

Bu açıdan bakarsak demokratikleşme paketi öncelikle Kürt siyasal hareketinin beklentisiydi ve Kürt sorunun çözümünde AKP'nin tutumunu belirleyecek bir adımdı. Özel okullarda ve üniversitelerde Kürtçe eğitimin, şu ünlü Q, W, X harflerinin kullanımının suç olmaktan çıkmasının ve belde adlarının mutlaka Türkçe olmasını sağlayan yasanın kaldırılmasının dışında pakette çok temel ve barış sürecinin geleceğini belirleyecek önemde herhangi bir adım ya da yönelim yok gibi. En azından bu paket sayesinde birer “siyasal rehineye” dönüşen KCK tutuklularına özgürlük yolu açılmamıştı.

Peki, düşünceyi ifade özgürlüğü ne olacak? Parasız eğitim istedikleri için zindanlara atılan üniversiteli gençler? Yasadışı dinlemelerle, bilgisayar kurgulu tezgâhlarla yargılanan ağır hapis cezası alan bilim insanları, gazeteciler, aydınlar? Hükümete ve “yetmez ama evet”çilere göre demokrasi paketi, Türkiye için bir dönüm noktası…

Polis, asker, yargıç ve savcılar dışındaki kadın memurlara, öğretmenlere “türban yasağı” kaldırılıyor. Eh bir süre sonra, kara çarşaf, peçe, fes, sarık serbest bırakılır, demokrasimiz gelişir.

Başbakan paketi açıklarken şöyle dedi: Bu paket milletin yüzünü güldürür, darbecilerin ise uykularını kaçırır…” Erdoğan, muhaliflere açıktan gözdağı veriyor…Gezi eylemlerinde de bu dili kullananları görmüştük: “Eylemlerde Ergenekon ve darbeciler var!” Darbeleri sonlandırmak, sivil ve askeri vesayeti ortadan kaldırmaktan geçer. Örgütlü demokratik bir toplum yaratılarak gerçekleştirilir bu! AKP iktidarı muhaliflerin eleştirilerini “darbeci” olarak nitelendirirse, gözdağı verirse sivil otoriter bir rejim ortaya çıkar.

Farklı dillerde ve lehçelerde eğitim…Kürtçeyi de kapsayan bu eğitim salt özel okullarda olacak. Yüzde 3 ve üzerinde oy alan partilere Hazine yardımı yapılacak…Bir de seçim sistemi konusunda üç seçenek sundu Erdoğan, her biri birbirinden kötü…12 Eylül darbesinin getirdiği bugünkü yüzde 10 barajlı sistem…Barajsız dar bölge ve 5 milletvekili çıkarılacak biçimde düzenlenecek yüzde 5 barajlı Daraltılmış Bölge sistemi…Hükümet,1965 seçimlerinde uygulanan ve TİP’in Meclis’e girmesini gerçekleştiren Milli Bakiye sistemine neden geçmek istemiyor?Türkiye koşulları için en demokratik seçim sistemi olduğu için. Üç seçenek de AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor! Yetmez ama evetçiler hoşnut!

Alevilerin haklı talepleriyle ilgili hiçbir şey yok pakette…Göz boyama var! Okul adı değiştirmek, kurban derisi toplamak, W, Q, X yasağını kaldırmak demokrasi ve özgürlük mü oluyor? Niçin Terörle Mücadele Yasası’na ilişkin tek satır yok demokrasi paketinin içinde?  Darbelerle mücadele denilerek çok canlar yakıldı, bir katille ülkenin Genelkurmay Başkanı aynı davada yargılandı. Faili meçhul cinayetler, asit kuyuları, kayıp insanlar…Hangi darbeden doğru dürüst hesap soruldu bugüne dek Türkiye’de?

Nerede basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü? Söyleyin bana kaç gazeteci, aydın, bilim insanı tutuklu, tutuksuz yargılanıyor ya da hüküm giydi?..

Klavyem özgür, ellerim kelepçeli…

Düşünüyorum öyleyse vurun beni!

zp8497586rq