CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı; ”Haliç’i öldürüyordunuz, biz kurtardık”

İBB Meclisi’nde, Marmara Denizi’nin tehdit eden müsilaj sorunu ile birlikte tekrar gündeme gelen ve eleştiri konusu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “temel atmama töreni” düzenlediği Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi tartışıldı. CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, İSKİ bu tesisi yapsaydı, bugün Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj felaketinin bir benzerinin alg patlaması olarak Haliç’te yaşanacağına dikkat çekerek “ Bu tesisle Haliç’i öldürüyordunuz biz kurtardık” dedi.

Haber Etkin/ Haber Merkezi

İBB Meclisi’nin haziran ayı oturumları 1. Meclis Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde başladı.

“100 MİLYON DEĞER BİÇİLDİ, 500 MİLYONA ÇIKTI”

Oturumda, CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, yeni İBB yönetimi tarafından iptal edilerek “temel atmama” töreni düzenlenen ve sık sık eleştiri konusu olan Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin ihale ve projelendirme sürecini anlattı.

Balyalı, tesisin ilk olarak 2017’de İSKİ’nin revize yatırım programına alındığını ve 100 milyon liralık bedel biçildiğini söyledi. Aynı yıl tesisin nasıl yapılacağı konusunda mevcut bilgi yeterli olmadığı için teknik danışmanlık almak üzere ihaleye çıkıldığını ve sonunda proje bedelinin 500 milyon liraya çıktığını belirtti.

1.5 YIL TARTIŞILDI, 2019’DA İHALESİ İPTAL EDİLDİ

Balyalı “Yaklaşık 1,5 yıl süren teknik görüşmeler, detaylı zemin araştırmaları ve hazırlatılan bilimsel rapor sonrasında iksa, zemin ıslahı, çamur bertarafı ve koku giderim sistemi gibi işlerin ihaleye ilave edilmesi gerektiği sonucuna varılmış. Zemin altına gömülü yapılması planlanmış. Zemin koşulları kötü; inşaat maliyeti yükseliyor; arazi büyüklüğü 235 bin metrekareden 130 bin metrekareye düşürülünce de daha derin kazı ve daha çok kazı zorunluluğu ortaya çıkmış; teknik çözüm zorlaşmış, maliyet çok artmış. Teknik çalışmalar sonucu ortaya konulan ilave işler ile proje tutarının 2018 yılı yatırım programında belirtilen bedelin yaklaşık 2.6 katı olduğu belirlenmiştir. 24 Eylül 2019’da İSKİ projeli iptal ediyor hayırlı olmuş” dedi.

“HALİÇ’İ ÖLDÜRECEKTİNİZ BİZ KURTARDIK”

Balyalı, Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında Haliç’i nasıl kurtardıklarının anlattığını hatırlatarak şunları söyledi:

*Söyledikleri işin tekniği açısından çok doğru şeyler. O zaman hemen burada bir sormamız gerekiyor. Bu kadar ciddi yatırımlar yapıp, Haliç’i yeniden yaratıp, yeniden Altın Boynuz haline getirdiğinizi iddia ettikten sonra, neden oraya eskiden yaptığınız işlerin tam aksine Haliç’e atıksu bırakılmasına sebep olacak bir atıksu arıtma tesisini savunuyorsunuz?

* Arıtılmış dahi olsa içinde en az 2 ton katı madde, 4 ton azot, en az 400 kilogram fosfor, en az 18 ton organik madde olan atıksuları her gün Haliç’e verecektiniz. 4 ton azot, 500 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek.

*Bu 400 kilogram fosfor,  225 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek. 18 ton organik madde  200 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek. 2 ton katı madde, her yıl 730 ton katı maddenin Haliç tabanında birikmesi demek. Yani siz bu tesisle Haliç’i öldürüyordunuz biz kurtardık.

“HALİÇ ESKİ HALİNE GELECEKTİ”

Balyalı, İSKİ bu tesisi yapsaydı, bugün Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj felaketinin bir benzerini alg patlaması olarak Haliç’te yaşanacağına dikkat çekerek “Haliç gene eski haline gelecekti. Biz her açıdan yanlış olan ve yaklaşık maliyeti 2 milyar TL’ye ulaşabilecek bu projeyi yapmak yerine gerçekten acil ihtiyaç olan başka projeleri yapmayı tercih ettik. İstanbul’a çok büyük bir iyilik yaptık” dedi.

*Söyledikleri işin tekniği açısından çok doğru şeyler. O zaman hemen burada bir sormamız gerekiyor. Bu kadar ciddi yatırımlar yapıp, Haliç’i yeniden yaratıp, yeniden Altın Boynuz haline getirdiğinizi iddia ettikten sonra, neden oraya eskiden yaptığınız işlerin tam aksine Haliç’e atıksu bırakılmasına sebep olacak bir atıksu arıtma tesisini savunuyorsunuz?

* Arıtılmış dahi olsa içinde en az 2 ton katı madde, 4 ton azot, en az 400 kilogram fosfor, en az 18 ton organik madde olan atıksuları her gün Haliç’e verecektiniz. 4 ton azot, 500 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek.

*Bu 400 kilogram fosfor,  225 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek. 18 ton organik madde  200 bin kişinin atıksularının arıtma uygulamaksızın boşaltılması demek. 2 ton katı madde, her yıl 730 ton katı maddenin Haliç tabanında birikmesi demek. Yani siz bu tesisle Haliç’i öldürüyordunuz biz kurtardık.

“HALİÇ ESKİ HALİNE GELECEKTİ”

Balyalı, İSKİ bu tesisi yapsaydı, bugün Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj felaketinin bir benzerini alg patlaması olarak Haliç’te yaşanacağına dikkat çekerek “Haliç gene eski haline gelecekti. Biz her açıdan yanlış olan ve yaklaşık maliyeti 2 milyar TL’ye ulaşabilecek bu projeyi yapmak yerine gerçekten acil ihtiyaç olan başka projeleri yapmayı tercih ettik. İstanbul’a çok büyük bir iyilik yaptık” dedi

Balyalı, 25 yıllık AKP yönetiminde Marmara Denizi için hayati önemde olan ileri biyolojik arıtma tesisleri dönüşümü için yeterli adımlar atmadığını belirtti. Müsilaj konusunda İstanbul’a gösterilen ilginin Ergene’nin atık sularının Marmara Denizi’ne boşaltılmasına da gösterilmesini istedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir