BU GÜN 6 MAYIS; TAM BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ DAHDA BİR ÖNEM KAZANMIŞ DURUMDA

NEREDE KALMIŞTIK / RAMAZAN YİĞİT

Altmışlı yıllarda Türkiye’de gelişen devrimci mücadele başta Latin Amerika olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi emperyalizme karşı mücadeleyi ve bağımsızlığı temel alarak gelişti.

Onlar Türkiye devrim tarihine yaşamları ve ölümleriyle; mücadeleleri ve o mücadelenin dersleriyle ve darağaçlarından işaret ettikleri zafere götürecek yol feneriyle bayrak oldular.

68 Hareketi ve ‘71 devrimci eylemciliği; yenilgi ve darağaçları, birbiri için ölüme gidecek denli yoldaşça bağlılık, cesaret ve boyuneğmezlik üzerine çok söz söylenmiş çok makale ve kitap yazılmıştır. Gençlik kitlelerinin, sömürü, baskı ve eşitsizliğe karşı kitlesel mücadelelerin sadece içinde ve en önünde yürümüyorlardı, bu mücadelenin gelişmesi ve örgütlenmesinin militanlarıydılar.

12 Mart döneminde Denizlerin asılması ve Mahirlerle birlikte diğer arkadaşlarımızın öldürülmeleri Türkiye tarihi açından özellikle devleti gericileştirmesi ve faşistleştirmesi bakımından çok önemli bir dönüm noktası oldu.

Sol içinde her ne kadar ‘sosyalist devrim, demokratik devrim’ şeklinde görüş ayrılıkları olsa da solun genelinde emperyalizme karşı mücadele ve bağımsızlık meselesi kapitalizme karşı mücadeleyle birlikte birinci derecede önemli bir mesele olarak görülüyordu. O dönem sol yapılar içinde yaşanan ayrılıklar daha çok mücadele ve örgütlenme anlayışlarından kaynaklanmıştı.

O tarihlerden bu yana yaşadığımız her şey Denizlerin ve Mahirlerin mücadelesinin ne kadar haklı olduğunu ve devrimcilerin, Sol’un duruşunun ne kadar sağlam, haklı bir temele dayandığını göstermiştir.

Geçilen dönemlerde küreselleşme ile birlikte ortaya sürülen liberal teorilerle solda kafa karışıklıkları yaratıldı. ‘Küreselleşme çağında emperyalizm mi olurmuş, devrim mi olurmuş’ diye diye, anayasal sistemin düpedüz emperyalizmin istekleri doğrultusundaki bir rejime dönüştürülmesini destekleyen liberal budalalık ve ihanetler gördük. Emperyalizm küreselleşmeyle birlikte daha da derinleşerek ve bizim gibi üçüncü ülkeler açısından içsel bir nitelik kazanarak bugün de mücadelenin önündeki hedeflerden biri olarak durmaktadır. Emperyalizmin soğuk savaş politikalarına teslim olmuş bir devlet eliyle, bile isteye, sözde komünizmi önleme adına, sağın her çeşidini örgütleyip besleyerek, solu ezip yok ederek, 12 Mart’lardan 12 Eylül’lerden geçerek bugünlere getirildi.

Bu yüzden, Mahirlerin ve Denizlerin uğruna hayatlarını verdikleri emperyalizme karşı tam bağımsızlık davası, o zaman olduğu kadar bu gün de güncel bir görev olarak karşımızda duruyor.

Bu gün 6 Mayıs Mahirlerin ve Denizlerin Devrimci dayanışma ruhuyla tam bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik mücadelemiz içinde kaybettiğimiz tüm yoldaşlarımızı sevgiyle saygıyla anıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir