Basın meslek örgütleri temsilcileri; Gazetecilik damarı kurutulamaz

Example HTML page

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde ülkedeki kara tablo iktidarın mevcut baskılarını gözler önüne sererken meslek örgütleri temsilcileri, “Gazetecilik damarı kurutulamaz’’ dedi

Ülkedeki gazeteciler 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne yargılamalar, baskılar, hapis tehditleri, saldırılarla girdi. 85 gazetecinin hapiste tutulduğu Türkiye, Avrupa Konseyi’nin raporuna göre dünyada en çok gazeteci mahkûm eden ülke.

Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 154’üncü sırada yer alan Türkiye’de 11 bin 157 gazeteci ise işsiz. Basın İlan Kurumu muhalif gazetelere uyguladığı ilan ambargosunu sürdürüyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu da bu yıl 5 programa 93 kez para cezası verdi, bu cezaların toplamı ise 5 milyon 618 bin 440 TL.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 1 yıldan uzun süre geçmesine rağmen birçok gazeteciye ‘incelemede’ olduğu gerekçesiyle basın kartı vermedi. Basın kartı sayısı son bir yılda 770 düştü.

Öte yandan iktidar koronavirüs salgınını bahane ederek baskıyı artırken bu süreçte 12 gazeteci gözaltına alındı.

BirGün gazetesinden DİLAN ESEN‘in haberine Göre Basın meslek örgütleri temsilcileri şu ifadelere yer verdiler;

ÖLÜM RİSKİ VAR

Basın meslek örgütleri temsilcileri ülkede basın özgürlüğünün durumunu BirGün’e değerlendirdi. Haberin Var Mı İnisiyatifi’nden Elif Ilgaz, koronavirüs salgınının cezaevlerine girmesiyle birlikte gazetecilerin hastalık ve ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu hatırlattı.

Saldırganların, suç çetelerinin ve hırsızların infaz düzenlemesiyle serbest bırakıldığını vurgulayan Ilgaz, şöyle dedi: “İktidar gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek, gözdağı vermek ve cezalandırmak için gazetecileri bu infaz düzenlemesi kapsamı dışında bıraktı. Medyanın tamamına yakını iktidarın elinde. Basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır ancak ülkemizde demokrasiden bahsetmek mümkün değil.’’

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş de şu ifadeleri kullandı: “Basın İlan Kurumu ve RTÜK iktidarı korumak ve iktidarın istediği şekilde kamuoyunu şekillendirmek istiyor. Tüm bu baskılar bu ülkedeki gazetecilik damarını kurutmak amacıyla yapılıyor. Biz her yıl giderek ağırlaşan koşulları yaşıyoruz ama çok da umutluyuz. Bu ülkede kimsenin günü gazetecilik damarını kurutamayacak.’’

AYAKLAR ALTINA ALDILAR

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ise ülkede basın özgürlüğü tamamen ayaklar altında olduğuna dikkat çekti. Tablonun vahim bir durumda olduğunu söyleyen Eren, “Hem iktidar hem de iktidar medyasının baskısı var. RTÜK aracılığıyla televizyonlara, Basın İlan Kurumu aracılığıyla gazetelere baskı uygulanıyor’’ dedi.

***


AKP TEK SES İSTİYOR

CHP Bilim Platformu’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, Türkiye’nin bütün özgürlük alanlarında olduğu gibi basın özgürlüğü alanında da gerilediğini söyledi. ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçunun medya üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığını aktaran Açıkel, “Medyanın yüzde 95’ine yakınını, kontrol altında tutan AKP’nin adım adım inşa ettiği medya düzeninde tek boyut, tek ses, tek renk prensibi hâkim kılınmaya çalışılmakta ve iktidar görüşü dışında hiçbir görüşün toplumsallaşmasına izin verilmemektedir.”

Example HTML page

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir