Anayasa Değişikliğine Hukukçu gözüyle Bakış ; Av.Tülay Ateş (8)

anayasa-degisikligine-hukukcu-gozuyle-bakis-av-tulay-ates-8
Anayasa Değişikliğine Neden Hayır Diyorum (8)
16 Nisan da yapılacak, partili cumhurbaşkanlığı sistemi Anayasa değişikliği için referandumda neden hayır dememiz gerektiğini, uzun yıllardır insanca bir yaşam için yılmadan mücadele eden ve Demokrasiyi içselleştirmiş yürekli bir hukukçu, birlikte yol yürüdüğüm can dostuma sordum. Av Tülay Ateş sade ,anlaşılır biçimde neden hayır dememiz gerektiğini yorumladı.
Yapılacak olan değişiklik maddeler halinde gazetemiz Haber Etkin de yayımlanacaktır..
Toplumun aydınlanmasına ışık tutacak bu değerli çalışmalarından dolayı Av.Tülay Ateşe Haber Etkin ailesi adına sonsuz teşekkür ederim

Değerli Ramazan;
Anayasa değişiklik maddelerine neden hayır dediğimi değişiklik maddelerini tek tek inceleyerek yaptığım yazı serimizin bu bölümünde değişikliğin 8.maddesi hakkında görüşlerimi yazacağım.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin sekizinci maddesi ile şimdiki anayasanın Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini belirleyen 104. maddesi değiştirilmektedir.

ŞİMDİKİ ŞEKLİ

“Uzun olduğu için detaylı incelemek isteyenler aşağıdaki linki tıklayarak Anayasa’nın 104. maddesini okuyabilirler.

https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa82.htm” (Ramazan YİĞİT)

DEĞİŞTİRİLMİŞ ŞEKLİ

MADDE 104- Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.

Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar.

Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.

Kanunları yayımlar.

Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.

Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.

Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.

Milletlerarası antlaşmaları onaylar ve yayımlar.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.

Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”

Anayasa değişiklikleri ile iddia edildiği gibi sadece sistem değil rejim değiştirilmektedir. Cumhurbaşkanının bu maddede görev ve yetkileri sadece genel olarak belirlenmiştir. Değişikliğin diğer maddelerinde de CB tek adam yapacak geniş yetkiler vardır. “Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj vermek, milli güvenlik politikalarını belirlemek ve gerekli tedbirleri almak, yürütme yetkisine ilişkin konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarmak, cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları ve üst kademe kamu yöneticilerini atamak, olağanüstü hal ilan etmek ve olağanüstü hal kararnamesi çıkarmak, Anayasa Mahkemesine ve Hakimler ve Savcılar Kuruluna üye seçmek, YÖK üyelerini seçmek buna örnek olarak verilebilir.”Teklif, ayrıca çeşitli maddelerde yaptığı değişikliklerle bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilâtlarının kurulması, Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri, kamu tüzel kişiliğinin kurulmasının, üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmesini öngörerek çok geniş bir alanda cumhurbaşkanına yasama niteliğinde düzenleme yapma yetkisi veriyor.”(Prof Selin Esen)

104.madde değişikliği ile cumhurbaşkanı kararname ile yapacağı işlerden “kamu yöneticilerinin atanması ve görevlerine son verilmesinde hiçbir objektif ve yasal ölçü konmamıştır.”.

Yine Kararnameler ile ; temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle, siyasi haklar ve ödevlerin düzenlenmeyeceği ifade edilmiş ise de- değişikliğin 12.maddesinde olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılacak kararnamelerde bu sınırlamanın olmayacağı belirtilmiştir. Yani CB önce ülkede olağanüstü hal ilan edip sonrada kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan kararnameler çıkarabilir. ( Şu an ki Olağanüstü hal uygulamaları gelecekte ki uygulamaların nasıl olacağı konusunda hepimize ışık tutmaktadır.)

Yine “sınırlama dışında bırakılan sosyal ve ekonomik haklar göz önüne alındığında kararname ile eğitim ve öğrenimin, çalışma ve sözleşme hükümlerinin, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavtın, sağlık, çevre ve konut, sosyal güvenlik haklarının, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması konularının düzenlenebileceği görülüyor.” (Atilla Kart)

Değişikliğin tüm maddeleri incelendiğinde Cumhurbaşkanı yetkilerinin olağanüstü artırıldığı ,”Ucu açık’ nitelikte olan bu konulardaki yetkilerle cumhurbaşkanının yeni fiili durumlar yaratacağı” malumumuzdur. Halk bir Cumhurbaşkanı seçecek ve bütün iradesini tek kişiye teslim edecektir .

“Genel olarak, anayasa değişikliği teklifinin cumhurbaşkanına geniş ve kanunla daha da genişletilmesi mümkün yetkiler verdiği görülüyor. Bu durum, yasama ve yargı organları karşısında cumhurbaşkanının aşırı güçlenmesini sağlayan ve cumhurbaşkanını diğer iki organın çok sınırlı denetimine bağlayarak güçler ayrılığı ilkesini zayıflatan bir sonuç yaratıyor.”

Yönetimde çift başlılık kalkıyor diyerek Başbakan ve Cumhurbaşkanının bütün yetkilerini tek kişide toplayan bu değişikliği isteyenler 15 yıl boyunca ne gibi bir çift başlılık olduğunu veya hükümetin ne isteyip de cumhurbaşkanı tarafından engellendiğini izah etmelidirler.

Evetçilerin yönetimde istikrar sağlamıyor dedikleri parlamenter sistemden,Türkiye’ye özgü başkanlık sistemi dedikleri (Başkanlık sistemini demokratik hale getiren denetleme-denge sistemlerini, güçler ayrılığını kaldırdığınızda Türk tipi başkanlık sistemi oluyor) bu sisteme 8.maddeden dolayı da HAYIR diyorum.
Haber Etkin/Ramazan Yiğit

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir